36
7
1
1
1
Onlar dünyanın isimsiz kahramanları. Tüm dünyayı bir örümcek ağı gibi sararak bildiğimiz internet erişimini sağlayan okyanus altı iletişim kablolarının derinlerine indik.

2017 yılının sonlarına yaklaştığımız bu günlerde internet erişiminin nasıl sağlandığını bilmeyen insanlar olabiliyor. Artık birçoğunuzun bildiğine inandığım internetin nasıl sağlandığı konusuna, ayrıca deniz ve okyanus altlarından geçen kablolara kısaca göz atalım.

İlk olarak 1858 yılında Cyrus WestFild tarafından telgraf için Atlantik Okyanusu'nun geçilmesi ile ortaya çıkan iletişim kabloları, günümüzde tüm internet erişiminin %99’unu sağlıyor. Telefon erişimlerinin uydular tarafından sağlandığını düşünüyorsanız bu alanda yanılıyorsunuz, çünkü operatörlerde internet erişimini okyanus iletişim kabloları aracılığı ile yapıyor. Günümüzde okyanus ve denizlerin altından geçtiği bilinen 367 farklı kablo hattı var ve bu oran giderek artıyor.

Dailmaily’nin haberine göre 2014 yılında 885.189 km uzunluğunda okyanus ağı oluşturulmuş. Bu oranın günümüzde çok daha fazla arttığını söyleyebiliriz. 3 inç(7cm) kalınlığında olan ve çok büyük kısmı çelik koruma ve diğer korumalardan oluşan okyanus altındaki iletişim kabloları, günümüzdeki internet trafiğinin binlerce katını karşılayabilecek şekilde tasarlanmıştır.

(1- Polyethylene, 2- Mylar bant, 3- Çelik teller, 4- Alüminyum su bariyeri, 5- Polikarbonat, 6- Bakır ve alüminyum tüp, 7- Petrol ve jöle, 8- internet erişiminin olduğu optik kablolar)

Bazıları okyanusun 7 kilometre altına kadar girebilen bu kablolar, devasa gemiler tarafından döşeniyor ve bunun için yüz milyonlarca dolar maliyet gerekebiliyor. Genel olarak Amerika ve uluslararası şirketler tarafından tasarlanan kablolama sistemi, daha uzun yıllar boyunca internet trafiğini rahat bir şekilde karşılayabilecek. Yine de dönem dönem deniz canlıları veya gemiler tarafından zarar görebilen kablolar, ülkelerin internetinde çok önemli ölçüde soruna yol açabiliyor.

Kabloların hangi ülkelerden geçtiği ile ilgili bazı bilgiler olmasına rağmen gerçek konumları tam olarak açıklanmıyor. Özellikle terör eylemlerinde iletişimi keserek ülkeleri kaos ortamına götürmek için çok büyük anlam ifade eden kablolar, sınırlı insanların bildiği konumlarda bulunuyor ve hiçbir insan tüm kabloların yerini bilmiyor.

Tüm dünyayı saran kablolama sistemi Türkiye’yi de dört farklı noktada kesiyor. Bunlardan birisi Hollanda’dan başlayarak Avustralya, Güney Kore gibi ülkeleri dolaşarak bizim ülkemize de uğrayan SeaMeWe-3 isimli ağ. Bunun dışında Ege Denizi üzerinden geze geze gelen MedNautilus Denizaltı sistemi de ülkemizin en önemli ağlarından birisi olarak gözüküyor. Bu ağ, Yunanistan, İtalya, İsrail, Kıbrıs gibi bölgelere de uğrayarak geniş bir ağ oluşturuyor. Ülkemize ulaşan diğer ağlar Turcyos-1(Mersin-Girne) ve Turcyos-2(Samandağ-Kıbrıs) isimli iki kardeş ağ.

Tüm dünyanın okyanus altı iletişim ağını merak ediyorsanız buraya tıklayarak TeleGeography’nin haritasına ulaşabilirsiniz. Ülkemizde yaşanan ping sorunları veya hızlarını da bu kablolara bağlayabiliriz. Bu kablolar sayesinde, evinizde ağ bağlantısı oluşturur gibi tüm dünyanın bilgisayarları kablolarla bağlanabiliyor.

36
7
1
1
1
Emoji İle Tepki Ver
36
7
1
1
1