26
12
4
3
1
2018 yılı, sinema sektörü için adeta görsel ve işitsel şölene dönüştü. Bu sene birbirinden iddialı filmler vizyona girerken, milyonlarca insan sinema salonlarına akın etti.

Bu sene henüz yılın yarısında olmamıza rağmen birçok türden film gösterime girdi ve hasılat rekorlarına koştu. Bilhassa büyük yapım stüdyolarının oldukça büyük bütçelerle ortaya koydukları çalışmalar, seyircilerinden tam not almayı başlardı. Şimdi dilerseniz 2018 yılına damga vuran, en çok izlenen ve gişe hasılatı elde eden filmleri sırasıyla gözden geçirelim.

Black Panter

Büyük bir oyuncu kadrosuna sahip olan ve Marvel’ın sinematik evreninde geçen film, iyi ile kötü arasında gidip gelen karakterler ile geleneklerine bağlı ve eşit davranan kralların çekişmesine sahne oluyor. Killmonger karakterini canlandıran Michael B. Jordan ile TChalla karakterini canlandıran Chadwick Boseman arasında geçen egemenlik savaşı, Wakanda Şehri’nin ve dünyanın kaderini adeta yeniden çiziyor. Vizyona girdiği tarihten bu yana seneye damgasını vuran ve en çok konuşulan filmler arasında gelen Kara Panter, görsel efektleri ve kurgusuyla izleyicileri tam manasıyla büyülüyor. Yönetmenliğini Ryan Coogler’ın üstlendiği bu görsel şölen, en geniş bütçeye sahip filmler arasında geliyor.

Yolcu

Baş rollerini Liam Neeson ve Jaume Collet-Serra’nın paylaştığı “Yolcu”, borç batağındaki bir sigorta satıcısının her gün kullandığı trende başına gelen sıra dışı bir olay ile start alıyor. Garip bir komplonun ortasında kaldığını anlayan ve diğer yolcuların hayatını kurtarmaya çalışan kahramanımız, seyircilere tam anlamıyla bir korku gerilim seansı yaşatıyor.

Ayin

Bilhassa Toni Collette’nin sergilediği usta oyunculuk ile seyircileri filmin içerisine hapseden “Ayin”, her konuda mükemmel bir işçiliğe sahip. Yaratıcı kamera açıları, olayların ustaca hazırlanmış ilerleme hızları ve Ari Aster’in mükemmel ötesi yönetmenliği ile harmanlanan film, iyi bir psikolojik gerilim örneği sergiliyor. İçerisinde ailevi bir trajedi barındıran ve bazı kirli sırların gittikçe ortaya çıkmasıyla birçok soru işaretini beraberinde getiren filmin kadrosunda, Toni Collette, Gabriel Byrne, Alex Wolff ve Milly Shapiro gibi isimler yer alıyor.

İnanılmaz Aile 2

Animasyon filmlerinin sadece çocuklar için yapıldığını zannedenler, hiç şüphesiz ki bu konuda büyük bir yanılgı içerisindeler. Zira öyle animasyon filmler var ki milyonluk bütçeli filmler bile yarışta çok geride kalıyor. İyi animasyon denilince aklan gelen yapımlardan arasında hiç şüphesiz ki “İnanılmaz Aile 2” filmi de kendisine rahatlıkla yer bulabiliyor. İlk olarak 2004 yılında karşımıza çıkan ve uzunca bir süre devamını beklediğimiz film, nihayet bu sene vizyona girdi. Yeni animasyon filmde, bir taraftan Screenlaver adlı bir kötü karaktere karşı savaşan kahramanlarımız, diğer taraftan Jack Jack’in keşfetmeye çalıştığı yeni güçleri ile uğraşıyor.

Sessiz Bir Yer

Yapımcılığını John Krasinski’nin üstlendiği “Sessiz Bir Yer”, isminden de anlaşılacağı üzere oldukça sessiz bir hikaye üzerinden kurgulanıyor. İki çocuklu bir ailenin diğer insanlardan uzak bir şekilde yaşadığı hayatı konu eden filmde, ailenin kendi peşlerinde olduğunu bildiği bir varlığı harekete geçirmemek amacıyla sessiz bir hayat sürmesine neden oluyor. Ancak günün birinde ailenin küçük çocuğunun oyun oynadığı sırada bir lambayı devirmesi ile son bulan bu sessizliğin ardından, durdurulması oldukça zor olan bazı olaylar gelişmeye başlıyor.

Başlat: Ready Player One

Bir genç (Type Sheridan), Ohio’nun distopik gerçekliğinden kaçarak The Oasis adı verilen bir pop kültürünün parçası olan sanal bir dünyaya adım atar. Oyunun ana teması ise bu sanal alemde gizli olan bir anahtarın bulunması ve ödül olarak gelecek olan servetin sahibi olmaktır. Ernest Cline’in “Başlat” isimli kitabından esinlenerek yaratılan ve bilim kurgu filmlerinden adını sıkça duyduğumuz Steven Spielberg’in yönetmenliğiyle hayata geçen filmin başrollerinde ise Tye Sheridan ve Olivia Cooke yer alıyor.

Upgrade

Yönetmeliğini Leigh Whannell’in yaptığı ve karşı konulmaz bir doğası olan “Upgrade”, gerçekliğiyle bizlere oldukça sürükleyici bir intikamın hikayesini anlatıyor. Filmde, uğradığı bir saldırı sonucu felç kalan bir adamın ileri düzey teknolojiler ile omurgasına yerleştirilen yapay zeka destekli mekanizma sayesinde yeniden hayata tutunması ve süper güçler kazanması anlatılıyor. Vücuduna entegre edilen bu gelişmiş teknoloji sayesinde çeşitli dövüş tekniklerini kazanan ve intikam almak için ayağa kalkan kahramanımızı bir dizi sürprizler bekliyor.

Stalin’in Ölümü

Paranoyak kişiliği nedeniyle hem dostları hem de düşmanları tarafından zaman zaman korkutucu bir çevreye bürünen Joseph Stalin, hiç kimsenin beklemediği bir şekilde bir gün odasında ölü olarak bulunur. Yaklaşık 30 yıl boyunca ülkeyi bir dikta rejimi içerisine hapseden Stalin’in hemen ardından, ülke bir kaos ortamına düşer. Elbette bu kaosu fırsata çevirmek isteyen bazı güçlerde söz konusudur. Armando Iannucci ise bu kaosu komik bir tarzla ele alıyor ve ülkede meydana gelen bazı gelişmeleri seyircisine aktarıyor.

First Reformed

Kiliselerin New York tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Filmde, bu kiliselerden birisinde papaz olan bir adamın, kilisenin üyeleri arasında gelen ve kocası intihar etmiş olan Mary ile yaşadığı bir dizi olaylar ele alınıyor. İlerleyen dakikalarda ikilinin hikayesine kiliselerin karıştığı bazı karanlık olaylarda eklenince, ortaya iyi bir yapım çıkıyor. Yönetmenliğini Paul Schrader’in üstlendiği filmde Amanda Seyfried, Michael Gaston, Ethan Hawke ve Cedric The Entertainer gibi oyuncular yer alıyor.

Köpek Adası

Yakın gelecekte, Japonya’nın Megasaki kentinin belediye başkanı, tüm köpeklerin şehirden uzaklaştırılmasını ve bir adaya gönderilmesini emrediyor. Filme hayat veren nokta ise köpeğini oldukça seven ve ondan ayrı kalmak istemeyen bir ufaklığın bu karara verdiği mücadelede gizli. Büyük Budapeşte Oteli gibi başyapıt filmleri hayatımıza kazandıran Wes Anderson’ın yapımcılığını üstlendiği film, bizleri hem hüzünlü hem de heyecanlı bir maceranın içerisine sürükleyecek.

Lean On Pete

Lean On Pete, yaşlanan bir yarış atına verilen isimdir. Charley (Charlie Plummer) ise, hayatına yön vermeye çalışan ve maddi durumu çok iyi olmayan bekar bir babanın oğludur. Yeni bir başlangıç umuduyla bir at bakıcısının yanında işe başlayan Charley’nin hikayesi, izleyenleri hem duygulandırıyor hem de neşelendiriyor. Başarısız bir yarış atı ile arkadaş olan Charley için sıkıcı ve yorucu hayat artık biraz daha renkli bir hale gelmeye başlar.

 Avengers: Infinity War

Son yılların en çok beklenen filmi, normal olarak bu listenin de vazgeçilmezi oluyor. Marvel kahramanlarını tek bir yerde toplayarak bu zamana kadar gelmiş en başarılı kötü karakterlerden biri olan Thanos'a karşı mücadele vermesini izlediğimiz film, Marvel Sinematik Evreni'nin geldiği noktayı da bizlere göstermiş oldu.

Kaynak : https://film.avclub.com/the-best-films-of-2018-so-far-1827116305
26
12
4
3
1
Emoji İle Tepki Ver
26
12
4
3
1