55
14
13
7
4
Anlamlarını sürekli karıştırdığımız; yanlış yerde ve yanlış biçimde kullandığımız pek çok kelime var ne yazık ki.

Çoğu Arapça kökenli olan ve mana yakınlıklarından ziyade, ses benzerlikleri yüzünden birbirine karıştırılan kelimeler bunlar...

Mahsur - Mahzur

Herhangi bir yerde mahsur kalmışsınızdır ve oradan çıkamıyorsunuzdur. Etrafınız sarılmış gibi, kuşatılmış durumda olmak gibi. Z ve S harfi arasında kaldığınızda, 'sur' hecesini anımsayın.
 
Mahzur ise sakınca, engel anlamına gelir. Mahzur doğuran şeylerden kaçının. Mahzur görmek ve mazur görmek farklı şeylerdir. Mahzur zararlı olabilir.
 

Mazur - Maruz

Mazur, mazereti bulunan demektir. Nitekim mazeret kelimesi ile aynı ünsüzlere sahiptir. Mazur görülür, mazur kalınır fakat güneş ışınlarına mazur olunmaz.
 
Maruz ise, arz kelimesiyle kökteştir. Yine maruzun çoğulu olan maruzat da, sunuş demektir. Bir maruzatınız olabilir örneğin. Gölgelik yeri seven bitkilerinizi güneşe maruz bırakmayın.
 

Mahsun - Mahzun

Yeni Türkçe sözlüklerde mahsun kelimesini bulamasanız da, esasında böyle bir kelime mevcuttur. Sıkı güvenlik altına alınmış alanlar için kullanılır.
 
Hüzünlü bakanlara mahzun diyebilirsiniz. Mahzun kelimesinin içinde hüzün gizlidir. Ne kimseyi mahzun edin, ne de mahzun olun. Sonra mahzun mahzun etrafınıza bakınırsınız. Ama mahsun bakılmaz.
 

Mevhum - Mefhum

“O senin hüsnükuruntun” dediğinizde, mevhum bir şeyden söz ediyorsunuzdur. Evham yapılan şeyin kökünde mevhum bir vaziyet yatar yani.
 
Mefhum ise, kavram anlamına gelir. Arapça anlamak manasına gelen fehim sözcüğünden gelir. Felsefede çok kullanılır.
 

Mütevazı - Mütevazi

Mütevazı insanlar aynı zamanda alçakgönüllü olur. Zira onlar çoğu değil, azı tercih ederler. Yani gösterişi sevmezler. Mütevazı, sade manasında da kullanılır.
 
Mütevazi ise paralel, koşut demektir. Gerçi pek kullanılmaz, koşut bile çok az kullanılıyor ya! Fakat sürekli mütevazı ile karıştırıldığından, çok sık işitirsiniz.

55
14
13
7
4
Emoji İle Tepki Ver
55
14
13
7
4