11
5
2
1
0
Appollo görevleriyle iki defa Ay'a gitmiş astronotun deneyimleri hakkında söyledikleri tüylerinizi diken diken edecek.

Biricik uydumuz Ay’a yolculuk yapmak için geliştirilen teknolojiler her zaman daha uzağa gidebilmek için kaynak oluşturuyor. Milyonlarca yıldır yörüngemizdeki yolculuğuna devam eden Ay ile gezegenimiz o kadar uyumlu ki; onun gibi bir uydumuz olmasaydı, sürekli değişen manyetik alan sonucunda insanlık için ölümcül felaketlerle yüzleşmek zorunda kalabilirdik. Geceleri gökyüzünü süsleyen uydumuzu bir daha gördüğünüzde ona teşekkür etmeyi unutmayın.

Ellon Musk ve şirketi SpaceX, Amazon’nun alt kuruluşu Blue Origin gibi öncü şirketler Ay’a daha güvenli ve keşif dolu yolculukların kapılarını aralayan teknolojiler için çalışıyor. Hatta NASA 2021 yılına kadar Ay’a insan göndermesi için hükümet tarafından büyük baskı altında kalıyor.

Uydumuza tam iki farklı Apollo görevinde gidip Dünya’ya dönmeyi başarmış usta astronot Jim Lovell’in yolculukları sırasında edindiği deneyimlerini açıkladığı bu müthiş röportaj, tüm bu çalışmalara ilham kaynağı oluyor. Yeryüzünden ayrılıp dört kez uzaya çıkmış, bunların ikisinde Ay'ın yörüngesine girmeyi başarmış Lovell'i aynı zamanda kendisi dahil tüm ailesiyle birlikte rol aldığı Apollo 13 filminde görmek mümkün. Aynı zamanda kensini 1995 yapımı filmde usta aktör Tom Hanks canlandırmıştı. İnsanlığın Ay’a ulaştığı ilk proje olan Apollo 8’de ilk görevine çıkan astronot, neredeyse felaketle sonuçlanacakken başarıyla tamamlanan Apollo 13 görevinde de ekibin bir parçası olmayı başarmıştı.

21 Aralık 1968'de Satürn V roketiyle fırlatılan Apollo 8’in yollandığı dönemdeki tarihi olaylara dikkat çeken Lovell “Vietnam savaşı vardı ve özellikle gençler için yaşanılması zor bir dönemdi. Ayaklanmalar, önemli insanlara suikast girişimleriyle Dünya çalkalanıyordu.” şeklinde başlıyor röportaja.

NASA 1961'de daha ileri bir tarihte suikasta kurban gidecek ABD Başkanı John F. Kennedy’nin emriyle sonraki 10 yıl içerisinde bir Ay görevi gerçekleştirmek için çalışmaya devam ettiğini açıkladı. Lovell sözlerine şöyle devam ediyor: "Ve bu oldu, 1968'deki görev duyulur duyulmaz, ülkemizde ve dünyada hemen hemen her insan tarafından olumlu karşılanan bir şey gerçekleştirdiğimizi anladık"

Bununla birlikte Lovell görevi ilk aldıklarında, aynı mürettebattan çalışma arkadaşları Frank Borman ve Bill Anders ile yakında sadece bir uzay uçuşu kadar basit bir göreve çıkacaklarını düşündüklerini belirtti.

"Dünya’yı yani evinizi 386.242 km uzaktan izlemek ve oraya başarılı bir şekilde geri gitmeniz gerektiğini hatırlamak zorundasınız. Güneş ile Ay arasında üç boyutlu olarak gördüğünüz Dünya'yı farklı bir bakış açısıyla değerlendiriyor: sizi taşıyan vücudun kadar küçük ve ne kadar önemli olduğunu anlamaya başlıyorsunuz"

"Başparmağımı pencereye kadar uzattığımda Dünya’yı tamamen gizleyebiliyordum. Koskoca Dünya’yı üzerinde yaşayan 6 milyar insan ile birlikte baş parmağınızın arkasında saklamak…”

Lovell bu anı yaşadığında, yaptıkları yolculuğun aslında dikilen bir tohum olduğunu ve evine geri döndüğünde insanlığın geleceği için çimleneceğini düşündüğünü söylüyor. Astronot Lovell’in bu sözleri insanlığın kendini bulduğu nadir fakar olağanüstü durumu ifade ediyor: Görünüşte sınırsız bir boşlukta sürüklenen bir kaya üzerinde rahatça yüzüyoruz. 

"Evrendeki varlığınızı gerçekten düşünmek zorundasınız. Aslında doğduğunuzda cennete gidersiniz"

Kaynak : http://www.sciencealert.com/apollo-astronaut-you-go-to-heaven-when-you-are-born/
11
5
2
1
0
Emoji İle Tepki Ver
11
5
2
1
0