9
3
2
2
0
Biri akıllı telefon piyasasının zirve isimlerinden Apple, diğeri ise ana akım üreticiler arasına sonradan dahil olan Huawei. Her iki şirketin son çıkardıkları amiral gemisi telefonlarda, yapay zeka destekli yongalar yer alıyor. Peki bu neden önemli bir gelişme ve gerçekten ihtiyacımız var mı?

Huawei’nin Mate 10 cihazları için kullandığı Kirin 970 işlemcisi, kullandıkça gelişen çeviri uygulaması Bing Çeviri’yi çevrimdışı olarak destekliyor, yazılım internete hiç bağlanmasa bile kullandıkça daha gelişmiş çeviri hizmetleri sağlıyor. Apple’ın iPhone 8 ve iPhone X için tasarladığı A11 Bionic işlemcisi ise Face ID, Animoji ve daha kaliteli fotoğraflar için geliştirildi. Oyunun kurallarını baştan yazan yeni nesil mobil işlemciler, her ne kadar güçlü ve en iyisi olsalar da devrimsel niteliğe sahip özellikler sunmuyorlar. Tabii şimdilik.

Gelecek yıl tüm amiral gemilerin yapay zeka destekli mobil yongalarla piyasaya sürülmesi bekleniyor. Ancak bu yongaların üretimi, şirketlerin araştırma, geliştirme ve üretim giderlerini arttırıyor. Ancak mobil uygulama geliştiricilerine ve tüm teknoloji sektörüne yeni iş kapıları açmaya başlıyor.

Gelecekte böylesine güçlü ve akıllı cihazlardan ne bekleyebiliriz?

Huawei'nin yazılım biriminden sorumlu olan Genel Başkan Yardımcısı Baofeng Zhang'a göre, şu anda bulut tabanlı yapay zeka kullanan uygulamaların çoğunun yerleşik sinir yongalarından faydalanmaları gerekiyor. Yani bulut sistemindeki yazılımlar, cihazların içindeki donanımlarla uyum sağlamalı. Böylece yüksek gizlilik standartları sayesinde kişisel verilerin korunması, daha hızlı işlem performansı gibi kriterler sağlanabilir.

Zhang, üçüncü parti uygulamaların büyük çoğunluğunda artık ses ve görüntü tanıma gibi temel yapay zeka işlevlerinin yer alacağını söylüyor. Bir futbol maçına gittiğinizi ve maç esnasında 1 saati geçen sürelerle videolar çektiğiniz düşünün. Sadece arkadaşlarınızla çektiğiniz görüntülerden bir estantane oluşturmak ve araya maçın heyecanlı anlarını da sıkıştırmak zor olacaktır. Ancak yapay zeka destekli işlemciler sayesinde tüm bu işlemleri, telefona vereceğiniz bir sesli komutla yapabileceksiniz.

Elbette yukarıdaki örnek, farklı koşullara ve uygulamara da uyarlanabilir. 

Madem öyle, teknoloji şirketleri bu konuda neler yapıyorlar?

Microsoft, şu anda Bing Çeviri’nin çevrim dışı versiyonu için Huawei ile birlikte çalışıyor. Ancak şu an sesli çeviri işlemleri internet bağlantısı olmadan çalışmıyor. 

Google, yıl sonuna kadar bazı servislerle birlikte geliştiriciler için API'ler sunmaya hazırlanıyor. Bu sistemler, Apple ve Huawei’nin öncü işlemcileri üzerinde daha etkin yapay zeka performansları sağlayacaklar. Yani yazılım boyutundaki yenilikler, söz konusu işlemcilerin çok daha iyi performans sergilemelerini sağlayacak. 

Peki yapay zeka destekli bir telefona gerçekten ihtiyacımız var mı?

Açıkçası cihazların yapay zeka işlemcilerinden tam anlamıyla faydalanan uygulamalar, henüz mevcut değiller. Bu nedenle, bu işlemciler bir geçiş dönemini temsil ediyorlar. 

Zamanla ve muhtemelen bir yıl kadar kısa bir süre içerisinde cebimizdeki cihazların, diğer tüm teknolojik aygıtlardan daha işlevsel olduklarını göreceğiz. Birer mühendislik harikası olan işlemcileriyle hayatımızın daha fazla alanında yer alacak ve her şeyi daha da kolaylaştıracaklar.

Gelecek yıl ve sonraki seneler, yapay zekanın yükselişini temsil etmeyecek ve akıllı telefonlar sayesinde bizzat deneyimlememizi sağlayacak. Huawei ve Apple, bu akımın öncüleri olarak göze çarptılar. Dolayısı ile bu sürece tüketiciye sunulan ürünler bazında katılan şirketlerin sayısı arttıkça, bildiğimiz çoğu gerçek değişkenlik göstermeye başlayacak.

Kaynak : https://thenextweb.com/mobile/2017/10/17/why-should-you-care-about-the-ai-chips-in-apple-and-huaweis-new-phones/
9
3
2
2
0
Emoji İle Tepki Ver
9
3
2
2
0