35
4
4
3
1
Birçok insan, gelişen otomobil teknolojisi sonrası, bu gelişimi "tekerlekli akıllı telefonlar geliyor" olarak lanse etti ancak bu düşünce aslında hiç de gerçeği yansıtmıyor.

2015 yılındaki ani gelişim dalgasını izleyerek yorumlayan, otomobil konusunda sığ bilgilere sahip kesimi dikkate alınca bu fikir değişebilir belki. Evet, biraz acımasız bir tabir oldu ama konumuz maalesef bundan ibaret. Aslına bakarsanız bu tür bir karşılaştırmayı yapmak için henüz çok erken hatta daha da ilginci aslında bu eşleştirmeyi yanlış yerde arıyoruz. Nitekim günden güne otomotiv sektörüne yaklaşan sektör hiç de tahmin edemeyeceğiniz noktadan geliyor: Televizyon!

Günümüz teknolojisinde, otomobil teknolojisini telefon sektörünün gelişimiyle kıyaslarsak; şahsi fikrim bu gelişim ancak 2006 yılında üretilen tam işlevli, temel işlevi dışında çok büyük ekstraları olmayan bir telefonla eş değer olabilir. Bu düşünce bir küçümseme değil; aksine tamamen otomobil sektörünün araçların temel faktörü olan sürüş keyfine ne kadar yoğunlaştığını, bunun ötesindeki ekstraların hala ana işleve tam olarak nüfuz edememiş olmasıyla alakalı. Araba denilince aklımıza gelen ilk şey, geliştirilen uygulamalar ya da otomatik park sistemi değil (ki otomatik park sistemi de kısmen sürüş keyfine dahil edilebilir) aracın sürüş işlevi ve rahatlığıdır.

Bir bakıma sektörün temel işleve yoğunlaşmasının en geçerli sebeplerinden biri tek bir sorudan geçiyor “ortalama insan kaç yılda bir araç değiştiriyor?” Bir çoğumuzun hala babadan kalma otomobilleri unutmadığı düşünülürse, bu oran oldukça düşük. İşte tam da bu sebepten birçok otomotiv firması radikal değişiklikler yapmaktan çekiniyor. Hatta ilginç bir bilgi olarak; günümüz Nokia’sı dahi kar marjı anlamında %20- %25 gibi bir oranla otomotiv sektörünün çok önünde seyrediyor. Bu yönden otomobil üreticilerine hak vermemek elde değil.

Gelelim "televizyonlar akıllı telefonlara oranla neden daha çok arabalara benziyor?" Aslında cevap basit, ikisinin de birçok eklentiye rağmen temel işlevlerinin dışına çıkamaması daha da doğrusu ürüne değerini verenin hala temel nitelikleri olması diyebiliriz.

Peki bu otomobiller hiçbir zaman akıllı telefon teknolojisine yakın radikal değişimler gösterebilecek mi? Cevap bana kalırsa 'evet,' fakat bu tahmin edeceğimizden uzun bir geleceği kapsayacak gibi görünüyor. Nitekim biz tüketiciler 8-10 yılda bir (iyimser değerlerle) araç değiştirmeye devam edeceğimiz için bu alışkanlık ortadan kalkana kadar, hiçbir otomobil üreticisinin bu riske girebileceğini sanmıyorum. Bu sebeple bu teknoloji geliştiği dönemlerde, muhtemelen bir çoğumuzun garajında araba dahi olmayacak. Belki yerine başka şeyler alacak, belki de daha farklı bir ulaşım sistemine geçilecek. Siz ne dersiniz, orta ölçekli bir gelecekte uçan arabalar mı, yoksa akıllı arabalar mı görmemiz daha olası?

Kaynak : https://thenextweb.com/contributors/2018/03/10/car-will-like-tv-smartphone/
35
4
4
3
1
Emoji İle Tepki Ver
35
4
4
3
1