15
1
0
0
0
Birçok gök cismi gezegenimiz üzerinde çeşitli etkilere sahip ve bunlardan biri de ısı ve ışık kaynağımız olan Güneş.

Güneş, Dünya için çok önemli ve kusursuz bir kaynak gibi görünse de aslında bir yıldız ve bazı zayıflıkları var. Tüm gök cisimlerinde olduğu gibi Güneş'te de sürekli değişimler yaşanıyor ve bu değişimlerin pek çoğu bizi etkiliyor. Güneş rüzgarları dediğimiz bu olay da aslında bahsedilen değişimlerden biri. Güneş durmadan kütle ve enerji kaybediyor, fotonlara dönüştürerek kaybettiği kütlenin dışında, iyonize gaz olarak kaybettiği kütleye “Güneş Rüzgarı” deniyor.

Güneş rüzgarlarının hızının aslında saniyede 800 kilometreden fazla olduğu düşünülüyor ancak dünyaya ulaşana kadar rüzgarın hızı 400 kilometreye kadar düşer. Rüzgarların dünyada hissedilen şiddeti, güneşin dönüşüne ve dünyanın güneş etrafındaki yörüngesel hareketine bağlıdır.

Bu sebeple bahsedilen 400 km'lik hızın hissedilen değeri oldukça değişkendir. Değişim yalnızca bu koşula bağlı değildir. Dünyada kutuplar ile ekvator arasında da bazı farklılıklar meydana gelebilir. Örneğin ekvatorda bu rüzgarın şiddeti saniyede 300 km'dir yani azımsanamayacak bir fark mevcuttur.Kutuplarda hissedilen ve daha şiddetli olan rüzgarların sıcaklığı 800.000 dereceye kadar çıkabilir, ekvator bölgesinde ise sıcaklıklar çok daha yüksektir (1.6 milyon derece). 

Peki bu rüzgarların dünyamıza etkisi tam olarak nedir?

Güneş rüzgarı, beraberinde manyetik bulutlar ve yüklü parçacıklar da getirirler. Böyle parçacılarla yüklü bir rüzgar, herhangi bir gezegenin atmosferine girdiği takdirde oldukça büyük etkileri olur ve bu durum yaşam için de büyük bir tehdittir.

Neyse ki gezegenimizin manyetik alanı bir tür kalkan görevi görerek bizi bu korkunç etkilerden koruyabiliyor ve çarpan parçacıkların ve manyetik bulut yığınlarının gezegenimiz etrafında kalkan boyunca dolaşmasını ve sonrasında ise etkisini kaybetmesini sağlayabiliyor.

Atmosferimize sızması durumunda muhtemelen hepimizi öldürebilecek bir kaosa sebep olacak olan güneş rüzgarları, bunun yerine bize şahane bir manzara sağlıyor; kuzey ışıkları. Güneş rüzgarını oluşturan iyonize parçacıkların dünya manyetik alan çizgilerinin yoğunlaştığı bölgelerden girerek, atmosferin üst katmanları ile etkileşmesi sonucunda oluşan ışımalardır, aurora olarak da adlandırdığımız kuzey ışıklarını meydana getirir. Işımaların dalgaboyu (rengi) ise bilim insanlarına rüzgarın içeriği hakkında bilgi verir.

Dünya bu etkiden kurtulsa da uydumuz ay ve Merkür gibi pek çok gezegen güneş rüzgarları yüzünden sürekli hasar görmektedir. Ayrıca uzay boşluğunda dolaşan uydular da bu rüzgarlar yüzünden zarar görme tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Güneş rüzgarlarının varlığı uzun yıllardır biliniyor ancak henüz detaylandırılması gereken pek çok konu var. NASA ve ESA gibi uzay ajansları, güneşte yaşanan bu enteresan durumun sebebini ve olası sonuçlarını araştırmaya devam ediyor. Bunu yaparken bir yandan da diğer gezegenlere etkilerini inceleyerek bazı kötü senaryolar için önlem alıyor. Konu ile ilgili son araştıma ise NASA'nın bu yaz lansmanını planladığı 'Parker Solar Probe' isimli projesi.

 

John Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı Parker Solar Probe Projesi bilim adamı Nicola Fox, projenin pek çok gizemi aydınlatacağını ve güneşe dair yeni bilgiler elde ederek bilinmeyenleri yavaş yavaş ortadan kaldıracağını düşünüyor.

Kaynak : https://www.space.com/22215-solar-wind.html
15
1
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
15
1
0
0
0