2
1
0
0
0
Teknoloji ile doğru orantılı olarak ilerleyen bilimde, 2015 yılı boyunca neler yaşanmış, birlikte göz atıyoruz.
Yeni yıla sayılı günler kala, şöyle bir dönüp de 2015'e baktığımızda ''teknoloji şafağı''nın yaşandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabii bu durum, yani teknolojinin bu denli ilerleyişi, insanoğluna hemen hemen her şeyde önemli imkanlar sunmakta.

Bu bağlamda teknolojinin getirilerinden en güzel şekilde yararlanan ''şeylerden'' biri de bilim. Özellikle insan sağlığına yönelik çalışmalarda teknolojinin sunduğu imkanlar, bilim konusunda son derece başarılı işlere imza atmamızı da sağladı. 



İşte o işlerden yıl içinde ön plana çıkanları:
 

 Grönland Balinası'nın Gen Haritası Çıkarıldı


''En uzun süre yaşayan memeli'' ünvanının sahibi olan Grönland Balinası'nın gen haritası, bilim adamları tarafından başarılı bir şekilde çıkarıldı. Bu olay şu anlamı taşıyor; kansere dirençli olan, DNA'larını yenileyen ve bu sayede yaşam sürecini uzatabilen Grönland Balinası'nın bu şeyleri nasıl başardığını artık biliyoruz. Şimdi tek yapmamız gereken, bunları bizlerin de yapabilmesini sağlamak.

 

 Hayali Yemek Hapları


Bu hapları aslında pek çok bilim kurgu filminde görmüşsünüzdür. Küçük, şekere benzeyen yapıda olan bu haplardan bir tane yediğinizde, o hap size bir yemek öğünü boyunca yeter. İşte o haplar, artık ''bilim-kurgu'' olmaktan çıktı. Fexaramine denilen haplar sayesinde hem vücut gerekli besin ihtiyacını sağlıyor, hem de kolesterol ve kan şekeri seviyeleri kontrol altında tutuluyor. Bu haplar sayesinde obezite, diyabet gibi hastalıklar son bulabilir.

 

 Mars'ta Su Bulunması


Yapılan araştırmalar sonucunda, uzun zaman önce Mars'ın kuzey yarımküresinde Artik Okyanusu'ndan daha büyük bir okyanus olduğu keşfedilmişti. Bu keşiften sonra uzaylıların olabileceğine dair varsayımlar, çok daha kuvvetli bir şekilde konuşulmaya başlandı. Bir diyen konuşulan şey ise, Mars'ın bir zamanlar gerçekten de Dünya gibi, yaşanabilir bir gezegen olduğuydu. Sonrasında NASA, Mars'ta likit şekilde su bularak insanlık tarihi adına önemli bir keşfe daha imza attı.

 

 Korku ya da Endişe Duygusu Olmayan, Son Derece Zeki Laboratuar Fareleri


Genleri ile oynanan fareler, bu işlem sonrasında korku duyma ya da bir durumda endişelenme gibi duygularından neredeyse arınmışlar. Üstelik bu farelerin öğrenme süreleri ve bilgiyi akılda tutmaları da inanılmaz şekilde artmış. Farelerde başarılı olan bu genetik modifikasyon işlemi, Alzheimer ya da şizofreni gibi hastalıkların tedavisi için umut sağlamakta.

 

 Felçli Adamın Yeniden Yürümesi


Beyinin sahip olduğu sistem, bir bilgisayarın arayüzü gibi düşünülebilir. İşte olaya bu şekilde yaklaşan araştırmacılar, omuriliğinin zedelenmesi sonucu felç kalan bir kişiyi tekrar yürütmeyi başardılar. Peki nasıl? Araştırmacılar, 26 yaşındaki genç adamın beyin dalgalarını yeniden yönlendirerek dizlerine ulaşmasını bir şekilde sağlamış. Bu olayı mümkün kılan şey ise, bedenin felç kalmasına rağmen beynin hala hareketi sağlayan dalgaları üretebiliyor oluşu. Yani üretilen dalgayı doğru yere ulaştırmayı başarmak, felç durumunu da ortadan kaldırıyor denebilir.

 

 Tıbbi Eğitimde Sanal Gerçekliğin Şafağı


Sanal gerçeklik gözlükleri yükselişlerini oyun sektöründe yapmakta ancak, diğer sektörlerde de inanılmaz derecede kullanışlı olabiliyorlar. Örneğin tıp. Şu an dünyanın önde gelen kardiyologları, cerrahları, eğitim programlarında yavaş yavaş sanal gerçeklik gözlüklerini kullanmaya başladı. Sanal gerçeklik gözlükleri sadece öğrencilerin tıbbi müdahaleyi tam teşekküllü izlemesi için değil, aynı zamanda geliştirilen simülatörlerle pratik yapması için de son derece önemli ve eğitici bir adım.

 

 Füzyon Reaktörleri Ekonomik Hale Geliyor


Araştırmacılar, elektrik üretme konusunda füzyon reaktörlerinin, nükleer enerjiye oranla çok daha ucuz olduğunu açıkladı. Hatta araştırmacılar, bu konuda gerekli kişi, kurum ve kuruluşları da uyararak nükleer santraller yerine füzyon reaktörlerini işin içine katmalarını tavsiye ettiler. Eğer bir an önce harekete geçilerek nükleer santrallar yerine füzyon reaktöründen güç alan santraller yapılırsa, önümüzdeki 50 yıl içinde elektrik üretimi inanılmaz ucuz hale gelebilir.

 

 Zihin Kontrolünün Keşfi


Araştırmacılar, çeşitli kimyasalları kullanarak beyinde bulunan nöronları etkilemeyi başardı. Yapılan deneyde, denek olarak seçilen fare bu kimyasallar sayesinde açlık hissini değiştirebiliyor, ya da davranışlarında farklı tutumlar sergileyebiliyor. Bu olayın bizler açısından önemi ise, ileride insan beynine verilen komutlar sayesinde hastalıklara karşı bağışıklığın ve tedavinin sağlanması.

 

 Plüton'un Yeniden Keşfi


Bir ara gezegenlikten bile çıkarılan Plüton, 2006 yılında NASA'nın ilgisini çekmiş ve o sene New Horizon 9 fırlatılmıştı. İşte o New Horizon 9, bu sene 14 Temmuz'da Plüton'a en yakın mesafeye ulaşarak cüce gezegen hakkında bize muazzam bilgiler, detaylar sunmayı başardı. Bir zamanlar Güneş Sistemi'nin istenmeyeni olan Plüton, 2015 yılında ''süper star'' olarak karşımıza çıkmıştı.

 

 Solucan Delikleri'nin (Wormhole) Gerçekliği Kanıtlandı


Yine bilim-kurgu filmlerinde sık sık karşılaştığımız ve sizi uzayın bir yerinden başka bir yerine ''kısa yoldan'' götürebilme potansiyeline sahip solucan delikleri, bu zamana kadar hep soru işaretiydi. Ancak bilim adamları, manyetik alanı bir yerden başka bir yere taşıyabilen solucan delikleri oluşturmayı başardılar. Böylece uzayın en merak edilen şeylerinden biri daha bilim-kurgu olmaktan çıktı.

 

 Milli Bonus 1


Türkiye, inanılmaz işlere imza atıldığı ve atılmaya da devam edileceği, insanoğlu için oldukça önemli olan CERN'ün yeni ortak üyesi oldu. 110 Türk bilim adamının kayıtlı olduğu çalışmalarda Türkiye de artık aktif bir şekilde rol alacak.

 

 Milli Bonus 2


Hücrelerin hasar gören DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları ile adından söz ettiren Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanarak tüm Türk Milleti'nin göğsünü kabartmayı başardı, bayrakları astırdı.

 

 Evrensel Bonus


NASA'nın uzay teleskobu Kepler, 400 ışık yılı uzaklıkta yaşam koşulları ve içinde bulunduğu, Güneş sistemine benzer sistem ile Dünya'ya inanılmaz derecede benzeyen yeni bir gezegen keşfetti. Kepler-452b ismi verilen gezegen, şu ana kadar yaşam koşulları bağlamında Dünya'ya en fazla benzeyen gezegen konumunda.


Kaynak: Independent
2
1
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
2
1
0
0
0