• Bilim Adamları Uzun Süreli Hafızanın Anahtar Molekülünü Buldu!!
0
0
0
0
0
Yapılan araştırmalar sonucunda "uzun süreli hafızanın bekçisi" olarak isimlendirilen anahtar molekül keşfedildi. Bu yeni keşif sayesinde ilerleyen senelerde istediğimiz şeyleri daha iyi hatırlayabiliriz.
Edindiğimiz yeni bilgiler beynimiz tarafından farklı şekillerde saklanır. Bu bilgilerden bazıları kısa süreli hafızaya aktarılır ve sadece yakın zamanda kullanılırlar. Kısa süreli hafızaya aktarılan bilgiler, bir noktadan sonra beyin tarafından silinir ve yeni bilgiler için yer açılmış olur. Uzun süreli bilgiler ise bundan çok daha farklıdır. Hayatımız boyunca hatırlayacağımız bu bilgiler, beynimizin birkaç ek işlem gerçekleştirmesiyle kaydedilir. Eski bisikletimizin rengi, ev adresimiz veya okula gittiğimiz ilk gün uzun süreli hafızada yer alan bilgiler arasında yer alabilirler.

Bir bilginin kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya alınma işlevi oldukça karmaşık reaksiyonların art arda oluşmasıyla gerçekleşir. Uzun süreli hafızaya kaydedilecek olan bilgilerin yolculuğu bir tecrübenin edinilmesi veya durumun gerçekleşmesiyle başlar. Durumun veya tecrübenin bize verdiği bilgi, beynimizin ana nöron sistemini harekete geçirir ve bilgilerin bulunduğu bölüme moleküler sinyaller iletilir. Bu sinyaller, genetik kodun bulunduğu hücre çekirdeğine kadar taşınır ve çekirdeğin aktifleşmesini sağlar. Aktifleşen çekirdek, uzun süreli hafızaya kaydedilecek olan bilginin bulunduğu sinir bağlantılarını güçlendirir ve bu aşamadan sonra bilgi uzun süreli hafızaya aktarılmış olur.



Tabii ki bu işlem oldukça basit görünmesine rağmen son derece karmaşık ve bilinmezlerle dolu bir işlemdir. İnsanın en önemli özelliklerinden birisini, hafızayı, daha iyi hale getirebilmek için çalışan bilim adamları, istediğimiz bilgilerin uzun süreli hafızaya aktarılmasını sağlayabilmek adına uzun süreli hafızayı tetiklemeye çalışıyorlar. Hücre çekirdeğine giden moleküler sinyalin ne olduğunu bilmeyen bilim adamları, bu moleküler sinyali sonunda yakalamış olabilirler.

Beijing'de bulunan Yi Zhong of Tsinghua University'de görevli araştırmacılar, yaptıkları deneylerle birlikte meyve sineklerinin uzun süreli hafızasını tetiklemeyi başardılar. Bu minik canlıların hücre çekirdeklerine uzun süreli hafızanın oluşumunu tetikleyen moleküler sinyalleri göndermeyi başaran bilim adamları, sineğin hafızasına istedikleri bilgiyi sokmayı başardılar.



Meyve sineklerinin uzun süreli hafızasını tetikleyen "importin-7" isimli proteinin kullanıldığını belirten araştırmacılar, sinekleri ilginç bir teste tabi tutmuşlar. Hafızası importin-7 ile güçlendirilmiş olan meyve sineği ile importin-7 verilmemiş olan bir meyve sineği, kenarlarında minik elektrik akımı bulunan bir çemberin içerisine koyulmuşlar. Hafızası güçlendirilmiş olan sinek, çemberin kenarlarının elektrikli olduğunu bilmesi nedeniyle elektrik akımından uzak dururken diğer sinek defalarca bu akıma maruz kalmış. 



Bir diğer testte de sinekler T şeklindeki labirente koyulmuşlar. Bu labirentin her iki ucundan da farklı kokular verilmiş ve sineklerin bu kokulara doğru yönlenmesi sağlanmış. Labirentten gelen kokulardan birisi, sineklerin önceden gittiği ve elektrik akımına maruz kaldığı kokuyu temsil ediyormuş. Bu testte de importin-7 almış olan sinekler başarılı olmuş ve elektrik şokunu temsil eden kokudan uzak durmuşlar.

İnsanların da kendi "importin-7" proteinine sahip olduğunu belirten araştırmacılar, ilerleyen senelerde bu proteini bulabilmek ve hücre çekirdeğini harekete geçirmek amacıyla araştırmalar yapacak. Eğer meyve sineklerinde gerçekleşen olay insanlarda da aynı şekilde işlerse, sadece küçük bir hap alarak o an hafızamızda olan bilgilerin uzun süreli hafızaya aktarılmasını sağlayabiliriz. Fakat tabii ki bu düşünceler şimdilik "düşünceden" ibaret.

Kaynak: Arstechnica 
0
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
0
0
0
0
0