17
6
4
1
0
Eğer uçağa binmişseniz, hosteslerin size belirli şartlarda hazırlı olmanız için verdiği bilgilendirmeleri hatırlarsınız. Bu bilgilendirmelerin verilmesinin sebebi günümüz uçakların tasarımından kaynaklı, ama yakında gelecek geliştirmeler, her şeyi değiştirebilir.

Uçaklar uçuş sırasında türbülansa girdiğinde ciddi bir sarsıntıya girer ve bu genelde pek iyi bir deneyim değildir. Hostesler olası türbülans riskleri için uçaklarda bulunan oksijen maskelerinin kullanımını yolculara bildirmekle yükümlüdür. Fakat görünüşe bakılırsa yeni geliştirmeler sayesinde artık uçuşlar daha güvenli, türbülans riski daha düşük olacak.

En iyi ihtimaller ile türbülans kazaları, her yıl uçakta bulunan kişilerden toplamda 7000 iş günü vakit alıyor. Ayrıca yine bu sebepten ötürü her yıl firmalar, yüz milyonlarca dolar para ödemek zorunda kalıyorlar. Bazı durumlarda bu türbülanslar ölümlere de sebep oluyor. Jet gibi daha küçük hava araçlarında bu durum daha kötü. Bu tip hava araçlarında türbülanstan sadece Birleşik Milletler içerisinde her yıl 40 kadar kişi hayatını kaybediyor.

Türbülansın birden fazla çeşidi var ve bazıları kişileri çok daha beter durumlara sokabiliyor. Genel bir çeşidi olan konvektif türbülans, genelde fırtınaların içinde ve çevresinde gerçekleşiyor. Fırtınanın kalbinden gelen ani güç değişimleri, uçağı 30 metreye kadar çıkabilecek şekilde sarsabiliyor ve saptırabiliyor. Neyse ki bu gibi fırtınalar radarlar tarafından belirlenebiliyor ve kaçınılması kolay.

Görünmez olandan kaçınmak

En tehlikeli, pilotların korktuğu türbülans çeşidi görünmeyen, açık havada gerçekleşen türbülanstır. Bu tip türbülanslar aniden, hiçbir uyarı olmaksızın gerçekleşebilir. Reading Üniversitesi Atmosferik Bilim Profesörü Paul Williams, "Gerçek manada maviden gelen türbülans. Birkaç kere uçan kişilerin mutlaka başına gelmiştir. Eğer kemerlerini bağlamazlarsa yaralanmalara sebep olabilir." diyerek bu türbülans hakkında uyarıyor.

Jet akımlarının arasında gerçekleşen türbülanslar, oldukça dengesiz ve kaotik sonuçlara sebebiyet verebilen türdendir. Yavaş ve çevreleyen havanın, hızlı hava akımıyla buluşmasının orta noktasında gerçekleşen türbülans, uçağın kanatlarının yönetimini ele geçirecek kadar güçlüdür. Uçağın ani irtifa kayıplarına veya artışlarına sebep olduğu için oldukça tehlikelidir.

Paul Williams, bu gibi durumların önüne geçmek için bir "türbülans durumu" cihazı geliştirdi. 2015 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kullanılmaya başlanan cihaz, olası türbülansları 18 saat öncesinden tahmin etmek için havadaki jet akımlarından yararlanıyor. Algoritma, %83'lük bir verimle çalışıyor.

Bu türbülans durumu cihazı, görünen türbülanslardan ziyade açık hava türbülanslarının bilgisini vermek için tasarlandı. Verilere dayanarak ufak sarsıntılara sebep olabilecek hafif türbülanslardan, nadir ama ölüm ve kayıp riski yüksek güçlü türbülanslara kadar seviyeleri ölçebiliyor.

Bu cihazın ek getirilerinden birisi de korkuları önlemek için bir bilimsel veri sunması. İnsanlarda uçma korkusunun genelde sebebi uçak kazaları ve türbülanstır. Normalde yeryüzünde yaşayan kişiler olduğumuz için, ani hava basıncı değişimi ve yerden alışılmadık yükseklik, insanlarda bu fobinin sebebidir.

Paul Williams, bu modeli herkes tarafından kullanılması için açığa sundu ve bütün dünya çapında da kullanılmasını umuyor. Tahminlerine göre bu cihaz özellikle gelecekte iki veya üç katına çıkabilecek anlık hava değişimi ve jet akımlarının tahmininde oldukça iş görecek. Kendisi ayrıca "Eğer uçuşun geleceği buysa, uçaklara olası türbülans kazalarından kaçınma ve hasarı önleme şansını sunmak çok daha önemli olacak" sözleriyle bu teknolojinin kullanımının önemini vurguluyor.

Kaynak : https://phys.org/news/2018-11-smoother-safer.html
17
6
4
1
0
Emoji İle Tepki Ver
17
6
4
1
0