• İnsan Beyni Bir Hafıza Kartı Olsa Boyutu Ne Kadar Olurdu?
1
0
0
0
0
Artık özellikle mobil cihazlarımızda 32GB'dan daha fazlasını konuşurken bilgisayarlarımızda terabayt boyutlarından bahsediyoruz. Neredeyse her teknoloji meraklısının aklına geren soruya gelecek olursak; "Bir insan beyninin depolama kapasitesi olsa ne kadar olurdu?"
Her gün farklı bir teknolojik gelişmeden bahsetmekteyiz. Ama günümüzde gittikçe büyüyen teknolojiler gibi bu teknolojik aletlerin bilgilerini depoladıkları hafızaları da artmak zorunda.

İlk olarak disket dediğimiz cihazlarla başlayan bu serüven CD, DVD, Flash Disk gibi değişimlere uğrarken HDD denilen normal hard disklerde de MB boyutlarından TB boyutlarına ulaştı.



Örnek vermek gerekirse 2000'lerin başında megabayt boyutlarındaki bilgisayarlarımızın depolama kapasitesi, şimdilerde en az 1TB olarak bulunmakta. Cep telefonlarında ise şimdiden 128GB'a kadar çıkabiliyor. (Hatta 128GB daha eklersek 256GB gibi bir boyuta ulaşıyoruz)

Peki ya insan beyni? Sonuçta yukarıda bahsettiğimiz 1TB hafıza bile rahatça dolabilir. Ama insan beyninde böyle bir durumla karşılaşmadık. Peki ya "sınırsız" diye kestirip atılan insan beyninin bu kaydetme yeteneği ne kadar?



Nörologlar tarafından uzun süre boyunca araştırılan insan beyni kapasitesi bir türlü çözülememekte.

Ama düşündüğümüzde bazılarımız bir telefon numarasını, TC kimlik numarası gibi detayları ezberleyemiyoruz. Bir de TC, kendi ve önemli çevresine ait telefon numaraları, sahip olduğu kart numaraları gibi birçok sayısal veriyi ezbere bilen insanlar da bulunuyor.

Ama belki de bu insanlarda doruk noktası olarak 24 yaşında olan Çinli üniversite öğrencisi Çao Lu var. Lu, 2005 yılında pi sayısını yanyana yazdığınızda ortaya çıkan tamı tamına 67.980 basamağı ezbere söylemesiyle dünya rekoru kırmıştı.

Lu gibi birçok dahi de tarih boyunca bulunuyordu. Bu insanlar en ince detayları dahi hatırlayabilme yeteneğine sahipler. Hatta en ilginç örneği ise 10 yaşındaki Orlando Serrell, beyzbol sopasıyla kafasının sol tarafına aldığı ağır darbe sonucu bir anda büyük bir ezber yeteneğine kavuştu. Neredeyse gördüğü her araba plakasını ezberleyebilen, herhangi bir tarihin hangi gün olduğunu anında söyleyebilmeye başlayan Orlando için belki de yaşadığı en verimli şiddetti. (Bir de kafaya gelen her darbe salaklaştırıyor derler)




Peki bu insanlar nasıl oluyor da bu kapasitelerini aşabiliyorlar? 
 

 Beyin Eğitimi


İnsanların beyinlerinin kapasitesi kişinin ve dolayısıyla beynin fizyolojik gelişimine bağlı. Ortalama olarak 100 Milyar sinir hücresi, yani nöronlardan oluşan insan beyninin bu nöronlardan bir milyar kadarı uzun dönemli hafızamızı korumak amacıyla çalışır. (Adı piramidal hücreler)

Peki ya bir milyar kadar çok olsa da bu nöronlardan her biri bir bilgi taşıyabilecek olsa hafızamız dolmaz mıydı? İşte tam bu noktada psikoloji profesörü Paul Reber, böyle bir durumda hafızamızın belli bir noktadan sonra dolması gerektiğini, bu nedenle bu nöronlar arasındaki milyarlarca bağda bilgilerimizin depolandığını söylüyor.

Böylelikle depolama için tonlarca alan bulunuyor. Peki neden kullanamıyoruz?

Bunun cevabını da biraz önce bahsettiğimiz pi sayısını ezberleyen Lu, kendisinin bizlerden farksız olduğunu, sadece beynini daha iyi eğitebildiği için bu denli karmaşık bir sayıyı bile ezberleyebildiğini söylüyor.


 

 Hafıza Sarayı


Bir diğer örnek de ABD Hafıza Şampiyonu olan Nelson Dellis, hafıza eğitimi konusuna eğilmeden önce çok kötü bir hafızası olduğunu, anca pratik yaptığında bazı bilgileri hafızasına kalıcı olarak aktarabildiğini belirtiyor. (Aha ben)

“Birkaç haftalık eğitimin ardından, normal insana imkansız gelen bir şey yapmaya başlıyorsunuz. Oysa hepimizde var bu yetenek, sadece biraz üzerine düşmeniz gerekiyor” diyen Dellis yıllar önce beyin jimnastiğine başladığı zaman bir deste oyun kağıdının sırasını ezberlemek 20 dakikasını almış. Şimdi ise 30 saniyeden daha kısa bir sürede bu işi yapabiliyor. Ancak bunu yapabilmek için günde beş saati aşan hafıza egzersizleri yapmış. (Tam bu noktada kimse uğraşmak istemez)

Dellis'in kullandığı bir diğer yöntem ise hafıza sarayı yöntemi. Bu da çok iyi bildiğiniz yapıyı kafanızda canlandırarak hatırlamak istediğiniz şeyleri birer görüntüye çevirerek o yapınızdaki kapının yanına koyacağınız masaya birer birer dizmek. Sonrasında ise o yapıya baktığınızda ezberlediğiniz şeyleri rahatça dile getirebiliyormuşsunuz. (Denemek gerek bunu)


 

 Bağlantılı Düşünme


Biraz önce beynin gelişmesi için uzun saatler boyunca beyin cimnastiği yapılması gerektiğinden bahsettik. Peki bu şart mı? Galiba hayır.

Şu sıralarda Avustralya'da bulunan Sydney Üniversitesi'nden Allen Snyder uzun süre beyin cimnastiği yapmadan beyin gelişimini hedefliyor. Doğru teknoloji vasıtasıyla bilgin olabileceğimizi düşünen Snyder bunun üzerine çalışmalar yürütmekte.

Snyder’e göre insan beyni önemsiz küçük ayrıntılarla değil, bağlantılı düşünme yoluyla hareket ediyor. “Bütünü oluşturan parçaların değil, o bütünün farkındayız." şeklinde bir görüş bildiriyor.

Bu konuya örnek olarak Allen bir deneğine tamamı otomobil parçalarından olan bir alışveriş listesi vermiş. Ancak alışveriş listesinin araba parçaları olduğuna dair bir şey söylemeyen Sydney'e alışveriş listesi sorulduğunda "otomobil" olduğuna dair cevap gelmiş. Yani Snyder parçalardan bütüne ulaşılduğını aktarıyor.

Bizler beynimize giden parça parça bilgileri bütüne yaydığımız için detayları kaçırdığımız ima edilmekte. Üstün zekalı olarak adlandırılan kişiler ise bu bütüne gitmeyi engelleyerek araç parçalarını tek tek hatırlayabiliyorlar.


 

 Veri İndirme Hızı


Kafasının sol tarafına darbe almasıyla bilinci daha iyi çalışan ve ezber yeteneği fazlasıyla artan Serrel'den yola çıkarak beynimizin sol tarafında bir işlev durumu olduğu bulunmaya çalışıldı. Araştırmalar sonucunda sol şakağımızın olduğu yerde yani sol kulağımızın üstündeki bu bölgenin otizmde ve üstün zekalılık sendromunda, sonradan ortaya çıkan sanatsal becerilere sahip demans hastalarında bu bölgenin işlevsizleşmesi söz konusuydu.

Yani o bölge Serrel için de hasar görmesi sebebiyle beyinsel aktivitelerde bir artış olmuştu. Buradan hareketle Snyder bazı deneklerde bu bölgedeki nöron aktivitesini geçici olarak engellediğinde deneklerin çizim, sayma ve yanlışları bulma becerilerinde artış görüldüğünü kaydetmiş. (E söküp atalım orayı yahu. Bende unutkanlık çok fazla)

Beceri artışları bu konuda olsa da Nortwestern Üniversitesi’nden Reber bu konuda insan beyninin bir sabit disk gibi depolama kapasitesi olmadığını, yaşanan hatırlamama, unutma durumlarının beynimizin veri yazma hızıyla alakalı olduğunu düşünüyor.

Yani bu unutma ve hatırlamama olaylarının nedeni beynimizin sahip olduğu yazma hızından çok daha hızlı bir şekilde beyine veri aktarımı olması olduğunu savunmakta. Buradan hareketle de sanırım beyin cimnastiği yapanlar da bu veri yazma hızını arttırarak unutkanlıklarına elveda demişler. (Bendeki unutkanlığı düşünecek olursam normal bir insanda  7200rpm yazma hızı varsa bende daha 1800rpm'i geçemiyor olsa gerek)


 

 Sonuç


Yani sonuç olarak beynimizin kapasitesini herhangi bir bayt miktarıyla ölçemeyiz (MB, GB, TB vb) Ama anlaşılan o ki belli bir kaydetme, yani yazma hızımız bulunuyor. Bu yazma hızı yavaş olanlarda unutkanlıklar baş gösterirken daha hızlı olanlarda ne varsa hatırlıyor.

Bunu çeşitli egzersizlerle sağlayabileceğimiz kanıtlanmış bir gerçek. Ama daha da geliştirmek için yukarıda bahsedildiği gibi fazla ve yoğun bir çalışma gerekiyor.

Kaynak: BBC Future
1
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
1
0
0
0
0