• Genel Görelilik Kuramı Galaktik Düzeyde Kanıtlandı
48
13
3
1
0
1915 yılında Albert Einstein, fizik dünyasında tüm gözleri üzerine toplayan ve dünyaya bakışı değiştiren genel görelilik kuramını ortaya koymuştu.

Albert Einstein bundan 103 sene önce, bilim tarihinin en önemli keşiflerinden birini yaparak genel görelilik kuramını ortaya koydu. Üzerinden geçen senelere rağmen, 'en doğru sonuç' olmayı başaran kuram, hala pek çok bilimin temelini oluşturuyor ve dünyayı bu şekilde anlamaya çalışıyoruz. Kuram ile ilgili yapılan son araştırma ise tıpkı Einstein'ın öngördüğü gibi, galaktik düzeyde doğruluğun kanıtlanmasını sağladı.

Uluslararası bir araştırma ekibi, sistemimizin dışında oldukça hassas bir kütle çekimi testi gerçekleştirdi. NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu ve Avrupa Güney Gözlemevi'nin Çok Büyük Teleskopu ile elde edilen verileri bir araya getiren ekip, inceledikleri galaksideki yer çekiminin Albert Einstein'ın genel görelilik kuramının öngördüğü şekilde davrandığını ve teorinin galaktik ölçekler üzerindeki geçerliliğini doğruladığını göstermiş oldu.

Aslında 1915'ten bu yana, genel görelilik kuramının kanıtlanmasına dair pek çok test yapılmıştı ancak bu son çalışmaya kadar astronomik ölçeklerde kanıtlanamamıştı.

Evrenin genişlemesi durumu, 1929 senesinden beri biliniyordu fakat 1998'de iki gökbilim ekibi, evrenin geçmişte olduğundan daha hızlı büyüdüğünü ortaya koymuştu. 2011'de Nobel Ödülü kazanan bu şaşırtıcı keşif genel görelilik kuramının galaktik olarak doğruluğuna dayanıyordu. Dolayısıyla, evreni daha iyi anlamamıza yarayacak benzer çalışmaların yapılabilmesi için de bu kanıt oldukça kritik.

Portsmouth Üniversitesi Kozmoloji ve Gravitasyon Enstitüsü'nden Thomas Collett liderliğinde gerçekleştirilen çalışmada araştırmacılar astronomik uzunluk ölçeklerinde net bir kütle çekimi testi yapmak için yakınlardaki bir gökadayı kütle çekimsel bir lens olarak kullanıldı. Genel görelilik kuramına göre büyük nesneler kütleleriyle uzay-zamanını deforme ediyolar, bu da ışığın bir başka galaksinin yanından geçtiği zaman yolunun saptığı anlamına geliyor.

Eğer iki gökada bizim görüş alanımız boyunca hizalanmışsa bu, arka plan gökadaların çoklu görüntülerini gördüğümüz, güçlü kütle çekimi lensi denen bir fenomene yol açıyor. Ön plandaki galaksinin kütlesini biliyorsak, birden çok görüntü arasındaki ayrılık miktarı, genel görelilikin galaktik ölçeklerde doğru kütle çekimi teorisi olup olmadığını kanıtlıyor.

Aslında benzer şekilde mercek oluşturan gökadalardan yüzlerce var fakat pek çoğu araştırma yapabilmek için çok uzaklar. Ancak araştırma ekibi, Şili'de bulunan 'Çok Büyük Teleskop'u kullanarak yıldızların ne kadar hızlı hareket ettiğini inceledi. Bu, yıldızların yörüngede kalması için E325'te ne kadar kütlenin olması gerektiğini ortaya çıkardı. Sonrasında iki farklı teleskoptan gelen bilgileri birleştirdiler ve genel görelilik kuramı galaktik düzeyde kanıtlanmış oldu.

Kaynak : https://phys.org/news/2018-06-einstein-galaxy.html
48
13
3
1
0
Emoji İle Tepki Ver
48
13
3
1
0