17
3
1
0
0
Facebook'un verilerimizi depoladığı artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Peki ya Facebook bunu nasıl yapıyor? İnternette attığımız her bir adım, arkamızda bıraktığımız bir ize dönüşüyor olabilir mi?

Bildiğiniz üzere Facebook’un Cambridge skandalıyla alevlenen kişisel verilerin korunması konusu, ortaya yeni çıkarılan kanunlar neticesinde bir düzene sokulmaya çalışılıyor. Hatta fark edeceğiniz üzere birçoğumuzun cep telefonuna bazı şirketlerce: ‘Verileriniz tarafımızdan korunuyor.’ temalı mesajlar gelmiş durumda. Fakat bugün işin biraz daha içine girip Facebook’un verilerinizi nasıl kullandığını ve karakterinizi nasıl analiz edebildiğine dair fikirleri, huzurunuza sunmaya çalışacağız.

Stanford Üniversitesi’nde görevli Dr. Michalek Kaczynski’ye göre internette yaptığımız her bir gezinti, her bir adım olay yerinde bırakılan parmak izlerine benziyor. İşin daha da ileri boyutlarında akıllı telefonlar devreye girdiğinde ise Black Mirror senaryolarına taş çıkaracak bir gerçek ile başbaşayız. Akıllı telefonlarımız; sürekli olarak bulunduğumuz konumu, yaptığımız konuşmaları, gezdiğimiz web sitelerini kayıt altına alabildiği gibi artık sensörleri sayesinde kalp atışlarımızı dahi ölçümleyebiliyor.  

Dr. Kaczynski’den gelen bir diğer şok gerçek ise Facebook yazıp sildiğimiz, göndermediğimiz mesajları bile kaydediyor iddiası. Hepinizin artık tahmin edebileceği üzere Facebook gerek beğenilerimizi gerek mesajlarımızı gerek arkadaşlarımızı sisteminde daima kayıtlı tutuyor. Pek tabii bu beğeniler ve ekli arkadaş çevremiz büyük oranda siyasi görüşümüzden karakter özelliklerimize kadar birçok ipucunu içinde barındıyor, sıradan bir insan bile düzgün oluşturulmuş profile sahip bir bireyin kişilik özelliklerini az çok tahmin edebilir. Böyle bir senaryoda Facebook’un geride bıraktığımız görünen ve görünmeyen veriler ışığında karakter analizlerimizi eksiksizce yaptığını düşünmek hiç de abes değil.

Dr. Kaczynski bu doğrultuda yaptığı büyük ölçekli bir araştırmada, 3 milyon Facebook kullanıcısının profillerini şahısaların izni doğrultusunda deneye tabi tutmuş ve %95 oranda başarıya ulaşmış durumda. İşin içine Google verilerini katılmadığı halde interneti kullandığımız sürede bıraktığımız verilerin, hatta yüklediğimiz fotoğraflardaki yüz hatlarımızın dahi facebook verileriyle birleştirilebileceği düşünüldüğünde başarı oranı %95’ten de yüksek bir algoritma olma ihtimali son derece yüksek. Ancak Dr. Kaczynski’ye göre işin tezat kısmı Facebook ile gelişen internet konseptinin ‘Bir ürün için ücret ödemiyorsanız, Ürün olan sizsinizdir’ mottosuna dönüşmesi nedeniyle maalesef bu tür konularda şikayetçi olma hakkımız oldukça azalıyor. Zira kendi bilgilerimizi kendi ellerimizle bu tür sitelere biz veriyoruz, yapılan her ne kadar etik olmasa da bu tür hizmetleri güvenle ücretsiz olarak alabilmemiz için uygun bir orta yol bulunması gerekiyor.  

Kaynak : http://www.pazarlamasyon.com/teknoloji/facebook-begenilerimiz-araciligiyla-karakter-analizimiz-nasil-yapiliyor/
17
3
1
0
0
Emoji İle Tepki Ver
17
3
1
0
0