150
30
21
13
10
Firmalar genelde bizden daha çok para koparmak için ellerinden geleni yaparlar. Hatta sırf bunun için aynı telefon 3 ayrı modelini üretirler. Yakın zamanda raflara çıkan Galaxy S10 ailesi, Apple’ın iPhone XS, XS Max ve XR en bilinen örnekler. Peki bunların sinemadaki mısırlarla ne bağlantısı var?

Pazarlama karmasının en önemli unsuru fiyattır. Sadece son yıllardaki akıllı telefonlarda yaşanan fiyat artışını düşünün. İki yıl önce cebimize de gözümüze de uçuk görünen 5000 TL’lik fiyat baraşı artık ikiye katlanmış durumda. Eskiden 3000 TL civarındaki bi telefona amiral gemisi diyorken, bugün aynı fiyatlara ancak alternatif bir üreticinin telefonunu alabiliyoruz.

Bunun dışında firmalar, aynı anda 3 telefon modelini birden tanıttıkları lansmanlar düzenlemeye başladılar. Apple’ın iPhone XS, XS Max ve XR modelleriyle Samsung’un Galaxy S10e, S10 ve S10 Plus modelleri aynı gün tanıtılan 3’lü ürün paketlerinden en bilinen örnekler. Peki neden adam akıllı bir tane telefon üretip tanıtmak varken 3 tane üretip aynı anda satıyorlar?

Pazarlamanın teknolojiyle pek ilgisi olmadığı düşünülse de vardır. Firmalar her zaman en çok kâr ettikleri ürünü satın almanızı isterler. Üstelik en çok kâr elde ettikleri ürün, her zaman en pahalı ürünleri olmaz, çünkü kâr dediğiniz gider ile gelir arasındaki farka bağlıdır. Bir sinemaya gidip 3 boy mısır arasından seçim yapsanız da 3 akıllı telefondan birini seçseniz de dönen tiyatro aynıdır.

İnsanlar, madem alıyorum, en iyisi alayım düşüncesiyle en iyi olduğunu düşündükleri en pahalı seçeneğe yönelme eğilimi gösterirler. Sonuç olarak mısır ya da telefon almaya gitmişken sadece 1,5 TL farkla daha çok mısır, sadece 250 TL farkla daha büyük ekranlı bir telefon alırlar. 

Firmaların bu çakallığına Tuzak Etkisi deniyor: 

Bazı durumlarda firmalar büyük ve pahalı olanı seçmeniz için onların yanında küçük hediyeler, promosyonlar verirler. Büyük boy mısır + içecek, genelde büyük boy mısırla neredeyse aynı fiyatta olur. Büyük boy telefon genelde yanında kulaklıkla, powerbank gibi ürünlerle birlikte satılır. 

Aşağıdaki mısır fiyatlarına fiyatlara iyi bakın:

Küçük alsan az gelecek, büyük alsan pahalı. En iyisi küçük alıp yavaş yavaş yemek, istersen sonra bir tane daha alırsın. Böyle bir durumda en fazla 2 lira zarar edersin. Belki istemezsin böylece 7 liran cebinde kalır.

Şimdi küçük bir dokunuş yapalım:

Küçük alsan az gelecek, büyük alsan pahalı. Orta boy alsan aslında yeteri kadar mısır yemiş olursun, ancak 2 lira “sadece 2 lira daha” versen bol bol mısırın olur… Bol bol yersin işte.

Tebrikler, tuzağa düştünüz. Belki de düşmediniz, ancak çoğu insan düşüyor. Aynı şey elbette akıllı telefonlar için de geçerli.

Peki bizi bu davranışa sürükleyen şey nedir?

Tüketici olarak birçok alternatifle karşı karşıya kaldığımızda seçim zorluğu yaşarız. Psikolog Barry Schwartz, bu durumu “seçim paradoksu” olarak adlandırır. Daha fazla seçenek kaygıyı tetikler, seçenek arttıkça karar vermek zorlaşır. 

Bu endişenin önüne geçmek ve bir an önce karar vermek isteriz. Bu nedenle seçenekleri basitleştirerek elemeye başlarız. Harcayacağımız parayı en iyi şekilde harcamak ister, fiyat-performans ikilemine gideriz. Sonra bir bakarız, en pahalı seçenek, aslında diğerlerine göre o kadar da pahalı değildir. Bilinçli bir seçime doğru yöneldiğimizi düşünürken, oltaya takılırız.

Peki ya sinemada mısırlar sadece şöyle satılsaydı:

Sadece bir paket mısır için  15 TL’ye kıyabilecek insanlar dışında başka kimse para harcamazdı. 

Belki de hiç satılmayan küçük ve orta boy mısır görselleri sayesinde Tuzak Etkisi yaratıldı. Normalde 15 TL ödemeyeceğiniz bir kova mısıra mantıklı bir seçim yaptığınızı hissederek 15 TL verdiniz. 

Tüm bunların artık akıllı telefonlarda da geçerli olduğunu görüyoruz. İşte bu nedenle firmalar 3 farklı akıllı telefonu aynı anda tanıtıyorlar.

150
30
21
13
10
Emoji İle Tepki Ver
150
30
21
13
10