• 'Hafıza' Hakkında Bildiğimiz Her Şey Yeniden Yazıldı!
15
3
2
1
1
Beynimizin yaşadığımız bir anı, aynı anda iki farklı şekilde kaydedebildiği keşfedildi.

Beyinimiz, hala kendisini kullanarak çözemediğimiz sırlarla dolu. Tüm vücudumuzu yönlendirmekle kalmayıp aynı zamanda yaşantılarımıza ait anılarımızı, unutmamak için onu şartladığımız şeyleri de mükemmel bir kalitede kaydediyor.

Anıları ürettiğimizde ve sakladığımızda gerçekten olan şey bu zamana kadar bilim insanlarının en büyük merak konularından birisiydi. Tamamen organik bir yapı bütün bunları nereye kaydediyor ve tekrar nasıl çözümlüyordu? Edinimlerimiz ve tecrübelerimizle öğrendiğimiz bilgiler, nasıl oluyorda alışkanlıklarımızın parçası oluyordu?

Bu meraklarının peşinde koşan bir grup araştırmacı gerçekten dönüm noktası olabilecek bir keşfe imza attılar.

Amerikan ve Japon bilim insanlarından oluşan ekip, beynin aynı anda iki anı kaydederek kendisini “ikiye katlandığını" gördüler. Anılardan biri şimdiye özel bir şekilde kaydedilirken, diğer “kopyası” ise ömür boyu hatırlanacak şekilde beynimizde yer buluyor. Yani aynı an ve aynı yaşantının biri kalıcı diğeri ise geçici iki kopyasını beynimiz saklamayı başarıyor.

Bu araştırmanın sonuçlarına kadar, tüm hatıraların kısa süreli bir bellek olarak başladığı ve daha sonra yavaş yavaş uzun dönemli bir belleğe dönüştürüldüğü düşünülüyordu. Uzmanlar, bulguların şaşırtıcı olduğunu ve aynı zamanda muhteşem bir keşif olduğunu belirtiyorlar.

Bilim için çok önemli bir gelişme 

Beynin iki kısmı da, kişisel deneyimlerimizi hatırlamak üzerine yoğun bir şekilde çalışır. Korteks bölümü uzun süreli anılara ev sahipliği yaparken hipokampus kısa süreli anıların yeridir. Bu fikir, 1950'lerde Henry Molaison isimli bir epilepsi hastası üzerindeki araştırmalar sonucunda ortaya atılmıştı. Onun hipokampusu epilepsi ameliyatı sırasında hasar gördü ve artık yeni hatıralar kuramadı, ancak ameliyat öncesindeki yaşadıklarını hatırlayabiliyordu.

Dolayısıyla hakim olan fikir, hafızanın hipokampusta oluştuğu ve daha sonra kalıcı olarak kortekse taşınması yönündeydi. Sinir Devresi Genetiği için çalışan Riken-MIT Merkezi ekibi, durumun böyle olmadığını göstermek için akıl almaz bir şey yaptı.

Fareler üzerinde gerçekleştirilen pilot deneylerde, bir şoka tepki gösteren beyin hücrelerinin bir kümesinin belirli anıları izlemesi durumu ile ilgilenildi. Ardından araştırmacılar, bireysel nöronların aktivitesini kontrol etmek için anıları anında açıp kapatabileceklerini fark ettiler. Ve sonuçta anıların hipokampusta ve kortekste aynı anda oluştuğunu gördüler.

Araştırma merkezi direktörü Prof. Susumu Tonegawa araştırmayı, "Bu oldukça şaşırtıcıydı. Onlarca yıldır düzenlenen popüler hipotezin aksine önceki bilgilere göre önemli bir ilerleme, büyük bir değişim” olarak değerlendirdi. 

Fareler, anılar oluştuktan sonraki ilk birkaç gün içinde korteksin uzun süreli belleğini kullanmıyor gibi görünüyorlardı. Bilim insanları hipokampustaki kısa dönemli hafızayı kapattığında fareler, şok olayını tamamen unutmuşlardı. Bununla birlikte, daha sonra uzun süreli belleği manuel olarak değiştirerek farelere bu anıları tekrar hatırlatabileceklerini fark ettiler.

Araştırmacılar, hipokampüs ve korteks arasındaki bağlantı bloke edildiğinde uzun süreli hafızanın olgunlaşmadığını da kanıtladılar. Böylelikle beyindeki iki kısım arasında da bir güç dengesi olduğu sonucuna vardılar. 

Bilim dünyasının mucizevi bir keşif olarak nitelendirdiği araştırma sonuçları beynin karmaşık yapısını anlamak adına sadece bir değil bir kaç yüz adım değerinde. Keşif sayesinde bazı ileri düzey hafıza hastalıklarına dair daha aydınlatıcı sonuçlar elde edilebilecek. Özellikle alzheimer gibi hastalıklar zamanla tarihe gömülecek.

Kaynak : http://www.bbc.com/news/health-39518580
15
3
2
1
1
Emoji İle Tepki Ver
15
3
2
1
1