4
1
1
0
0

Blog kurduktan sonra ilk dikkat çeken nokta maalesef kimsenin bloga gelmiyor oluşudur. Özellikle bir konuda uzmanlaşmamış kişisel bloglar neredeyse sahipleri dışında hiç kimse tarafından takip edilmez ve bu nedenle blog yazarları kısa bir süre sonra “Alayına isyan!” diyerek blog olayını tamamen bırakırlar. Bu yazımızda kısaca kişisel blogumuza arama motorları üzerinden ziyaretçi çekme yöntemlerinden bahsedeceğiz.

Blog kurduktan sonra ilk dikkat çeken nokta maalesef kimsenin bloga gelmiyor oluşudur. Özellikle bir konuda uzmanlaşmamış kişisel bloglar neredeyse sahipleri dışında hiç kimse tarafından takip edilmez ve bu nedenle blog yazarları kısa bir süre sonra “Alayına isyan!” diyerek blog olayını tamamen bırakırlar.

 

Bu yazımızda kısaca kişisel blogumuza arama motorları üzerinden ziyaretçi çekme yöntemlerinden bahsedeceğiz.

 

1. Bedava Blog Olmaz Olsa da Bir İşe Yaramaz!

 

Aha da şurdan beleşe bir blog açayım da popi olayım!” kafasıyla gidip Blogspot’dan falan blog kurarsan Allah muhafaza mevcut bir popülariten olsa onu bile kaybedersin. Dost arkadaş çevrende arkandan kötü kötü geyikler çevirirler. O yüzden önce azıcık bir para harcayıp kendine domain ve hosting alarak mutlaka Wordpress kur. “Nasıl kuracaz, nasıl edecez?!” diye boşa zırlama, Android kullanan insansın Wordpress’i havada karada kaparsın.

Wordpress (kendi bedava blog servisi de öyledir gerçi) Dünya üzerinde Google uyumluluğu en yüksek yazılımdır. Sen istemesen bile düzgün yazarsan Wordpress sayesinde Google sana ziyaretçi gönderebilir.

Ücretsiz blog servisleri çok uzun bir süre önce “amacı dışında kullanım” sebebiyle aşırı sömürüldükleri için artık siz adam gibi bir blog da yapsanız maalesef arada kaynarsınız. Bu yüzden kendinize ait bir blog üzerinden gitmekte fayda vardır.

 

2. gecelerinprensi.blogspotcuk.com diye domain olmaz!
 

Kişisel blog kurarken karşılaşılan en ciddi hata abidik gubidik isimlendirme yapmaya kalkışmaktır. Kişisel blog için tek tercih adsoyad.com olmalıdır. Bunu başkaları aldıysa adsoyad.com.tr de alabilirsiniz. ( Kimlik fotokopinizi yollarsanız ODTÜ verir)

 

Kişisel blogun temel amacı kendimizi tanıtmak ve markalaşmak olduğu için ad ve soyadımızdan başka bir seçeneğimiz bulunmuyor. Bunun SEO bakımından değeri ise sitenize doğrudan giriş yapacak kullanıcıların da çok önemli olmasından ötürüdür. Yani insanlar sizin ad ve soyadınızı öğrenebilirler ( Bugüne kadar binlerce insan öğrendi gene öğrenebilirler ) ama bir gaflet anında seçip de kullanmaya başladığınız nick vs gibi saçma bir kavramı ezberlemek istemeyeceklerdir. Bu da sitenize siz zorlamadan ya da bir linke tıklamadan kimsenin girmemesine sebep olur.

 

3. “Sevgili Wordpress Bana Kalbin Kadar Temiz Bu Sayfayı Açtığın İçin…”

 

Blog dediğin şey hatıra defteri de değil, günlük de değil! Blog herhangi bir konuda istediğiniz gibi ahkam kesebileceğiniz ama en azından Lise 1 seviyesi bir kompozisyon becerisine ihtiyacınız olan bir yapıdır. Kısaca “Blog benim istediğim gibi saçmalarım!” kafasıyla ilerleyemezsin.

Yazdığın yazılar kesinlikle sana ait olmalı ( Duyuyoruz, görüyoruz adam kişisel bloguna kopya içerik koyuyor! YAPMAYIN!) ve kendi düşüncelerini olabildiğince dolu şekilde aktarmalısın. Yani tam olarak öyle demek istemem fakat 100 kelimelik blog yazısından kimseye bir hayır gelmez. Sana da faydası yok okuyana da yok. Google da bunu çok iyi bilir. Bu nedenle çok farklı farklı postlar yerine bir postu geliştirerek girmek her zaman daha iyi sonuç verecektir.

 

  

4.Blog Dediğin Resmi Gazete Değildir!
 

Bir yazı yazmanız güzel elbette şirin fakat insanlar bloglarda uzun uzun yazıları kolaylıkla okuyamazlar. Zaten gelen adam seni tanımıyorsa hızlıca bakar düz yazı görürse basar çıkar gider. Bu nedenle yazdığın yazıları fotoğraf, video gibi öğelerle desteklemende fayda vardır. “Domates Çorbası Maceram” diye bir blog yazıyorsan bari hiç değilse tenceredeki çorbayı çek fotosunu koy oraya. Bu hem yazının okunabililirliğini arttırır, hem blogu eğlenceli bir hale getirir hem de Google gözündeki yazının orjinalliğini üst seviyeye çıkartır.

 

5.Sosyal Medya Önemli!
 

Blogunu Google’ın önemsemesini bırak daha arkadaş çevren sallamıyor. Var mı öyle yağma?! Her postunuzu mutlaka Facebook ve Twitter hesaplarınızdan paylaşın. Bu aynı zamanda uzun süredir ayarlamaya çalıştığınız kız falan da göreceği için adam gibi yazmanızı da sağlar, daha kaliteli içerik üretirsiniz. Belki adam olursunuz ilerde ama hiç umudum yok açıkçası. Neyse!


Özellikle Facebook’da paylaşım yaparken bu paylaşım mutlaka “Herkes” seçilerek yapılmalı ve bu paylaşım altında olabildiğince çok muhabbet dönmelidir. Paylaşıma basılacak “Beğen” sayısı da önemli ama hile kasmayın, saçmalamayın yani.

Hazırladığınız blog postlarına arkadaşlarınız tepki verdikçe oradan gelen bağlantının değeri artmakta ve Google böylece sizi sıralama sonuçlarında daha üst sıralarda çıkartmaktadır.


Ha, sen yazıyorsun çiziyorsun arkadaşlarından tepki gelmiyor, olmaz olsun öyle arkadaş, koyun tavrı “Ne adi arkadaş çevrem varmış!” başlıklı yazı yazıp blogunuzda paylaşın. Bak bakalım ne oluyor ondan sonra!

 

Bir sonraki bölümde “Ne yazarsak daha çok hit gelir?” konusunu ele alacağız. Hepinize bol eğlenceli bloglamalar diliyorum.

4
1
1
0
0
Emoji İle Tepki Ver
4
1
1
0
0