• İşitme Engelli Çocuklara İletişim Kurmayı Öğreten Robot

İşitme Engelli Çocuklara İletişim Kurmayı Öğreten Koca Gözlü Robot

25
1
1
0
0
İşitme Engelli Çocuklara İletişim Kurmayı Öğreten Koca Gözlü Robot
Bu minik robot robotikle birlikte ilginç algoritmaları ve beyin bilimini harmanlayan, yeni ve akıllı bir platformla çocuğun gelişimi için birincil önem taşıyan bir egzersizi yerine getiriyor.

Bu çocuk farkında değil ama önemli bir işin bir parçası aslında. Annesinin kucağında oturmuş, koca mavi gözleriyle bilgisayar ekranına bakmak için sürekli sola doğru dönen mohawk saç stiline sahip robotik kafaya bakıyor. O esnada bilgisayar ekranında beliren, kreşlerde okutulan kısa kafiyeli şiirler gösteren bir insan avatarına göz atması gerektiğini anlıyor.

Bu küçük beden aslında iki seviyede önemli bir iş görüyor. Birincisi, robotik, ilginç algoritmalar ve beyin bilimini harmanlayan yeni ve akıllı bir platformla gelişimi için birincil önem taşıyan bir egzersizi yerine getiriyor (konuşma egzersizi). Aynı zamanda daha önce az sayıda insanın yaptığı bir şeyi yapıyor: sadece yüz ifadelerini kullanarak, bir robotla iletişim kuruyor.

İdeal bir dünyada her çocuk, işaret diliyle ya da konuşarak somut dil yeteneklerini oluşturmak için erken gelişme çağlarında yeterince yüz yüze iletişim imkanı elde eder. Gerçek şu ki her ailenin çocuklarıyla oturup, onlara bir şeyler okumak için yeterli zamanları yoktur. İşitme engelli çocukların aileleriyse, işaret dilini bizatihi öğrenmek durumunda kalırlar.

Gallaudet Üniversitesi araştırmacılarının Yale, Güney Kaliforniya ve İtalyan D’Annunzio üniversiteleriyle iş birliği dahilinde geliştirdikleri şey, çocuklarla aileleri arasındaki aile içi iletişim yerine geçecek bir şey değil, ama deneysel anlamda bir çeşit takviye diyebiliriz. Çocukla anne ya da baba arasındaki doğal etkileşimi simüle etmeyi amaçlıyor bu şey.

Gelişmekte olan bir çocuğun beyniyle ilgili ilginç olan bir şey var: Konuşma dille de yapılsa, işaretle de, beynin aynı bölgeleri uyarılıyor. Galaludet üniversitesi sinir bilimcilerinden Laura-Ann Petitto “Aynı sinirsel hassasiyetler olmaları nedeniyle beyin dokusunun özdeş bölgelerinde işlem görüyorlar. Beynin sadece sesten sorumlu olduğunu düşündüğümüz dokusu, aslında ses işleminin yegane merkezi değil. Bilakis insan dilini işlemenin yegane merkezi” diyor.

Eldeki bu bilgiyi değerlendiren ekip, işitme engelli çocuklara küçük beyin tarama başlıkları takarak bu bölgelerin aydınlanma süreçlerini izlediler. Artık bir çocuğun ne zaman gerçek anlamda doğal dilde konuştuğunu biliyorlar. Fakat ekibin yaptığı robot-avatar sistemi, çocuğu okumak için daha uygun bir yöntem kullanıyor. Bebeğin yüzü üzerine yöneltilen bir termal kamera, bilinç yükselmesiyle ilişkili olan küçük ısı değişimlerini takip ediyor. Yüz takibi yazılımı ile bir arada işlev gören bu sistem sadece robotun ne zamanlar çocuğun dikkatini avatara çekmeyi başardığını tespit etmekle kalmıyor, aynı zamanda çocuğun asıl hangi zamanlar dikkatini topladığını da ortaya koyuyor. Üstelik çocukların bu sistemi sevdikleri görülüyor. Öyle ki işitme engelli olmayan çocuklar bile avatara karşılık vermeye teşebbüs ediyorlar.

Yani şurası kesin ki bir gün çocuklar, gelişmiş algı ve etkileşim kabiliyetlerine sahip robot bakıcılarla haşır neşir olacaklar. Fakat küçük mohawk saçlı robot şimdilik bir ya da iki çocuğun dikkatini çekiyor.

Kaynak : https://www.wired.com/story/the-wide-eyed-robot/
25
1
1
0
0
Emoji İle Tepki Ver
25
1
1
0
0