Kimsenin Gülmediği Joker Filminin Detaylı İncelemesi (18+)

84
38
5
5
4
Yıl 1971, bilim insanı Harry Harlow, tarihin en acımasız deneylerinden birisini gerçekleştirdi. Yıl 1980, hayali şehir Gotham’da yaşayan hayali bir insan Arthur, yozlaşmanın ve saf kötülüğün sembolü oldu. Yıl 2019, hayali karakter Arthur’un yaşadıkları, gerçek dünyada beyaz perdeye aktarıldı. Sinema tarihinin en ürkütücü filmi olabilecek Joker’in incelemesi ile karşınızdayız.

Bu yazı, henüz Joker'i izlemeyenlerin tadını kaçıracak derecede SPOILER içermektedir. İzleyenlerin de içerikteki bazı detaylardan rahatsız olma ihtimali var, bu nedenle yazıya 18+ yaş sınırı uyarısını ekledik.

Joker film boyunca güldü, ancak izleyiciler gülemedi. Kahkahalarının ardında derin acılar yatıyordu. "Zaten Komedi filmi değil bu neye gülelim?" diye sorabilirisiniz. Peki ya gülmekle ağlamayı birbirine karıştıran birisi olsaydınız? Joker öyleydi. Bir kez güldü, onu bütün şehir yanlış anladı.

Peki Joker, komik olmayan şeylere neden böylesine acı kahkahalar atıyordu? Ne izlediğinizi, neden etkisinde kaldığınızı, neden Joker’e hak verdiğinizi merak ediyorsanız, bugün aradığınız yanıtlar bulacaksınız.

joker inceleme

Daha önce Joker'i yüksek bütçeli filmlerde izlesek de bırakın geçmişini, gerçek adını bile öğrenememiştik. Buna rağmen Joker, diğer tüm kötülerden farklı olduğunu hissettirmişti. Pek çok insan, kötü karakterlerin de iyi anlatılabildiğini Joker sayesinde öğrendi.

Tek başına sahneye çıktığı son film ise adeta gövde gösterisiydi. Bir film olarak Joker, sinemanın yapabileceği en iyi şeyi yaptı. İzleyeni içine çekip kendi dünyasında yaşattı. Dışlanmış bir karakter ile yakınlaşmanıza, onun çığrından çıkan isyanına destek vermenize neden oldu.

Joker, aynı zamanda bir filmin yapabileceği en kötü şeyi de yaptı. İzleyen çoğu insan, filmin etkisinde kalmaya değil, kurtulmaya çalıştı. Ancak kurtulamadı. Ahlaki açıdan yanlış olmasına rağmen Joker, çoğu insanın yoldan çıkmış bir seri katil ile bağ kurmasına neden oldu. Bu durum, filmi izleyen herkesin düştüğü bir tuzak olarak tarihe geçti.

Bilim tarihinin en acımasız deneylerinden birisine yakından bakacak, televizyonlarda neden sıradışı insanların boy gösterdiğini anlayacağız. Joker’i bir kez daha tanımak istiyorsanız okumaya devam edin. Hazırsanız, asıl şimdi başlıyoruz. 

Joker aslında nerede “yaşıyordu”?

joker inceleme

Filmin açılış sahnesinde, insanlığa dair hemen hemen her şeyini kaybetmiş bir şehirde olduğumuzu anladık. Gündüzleri, “yağmur yağdı yağacak” durumunda kasvetli bir hava, geceleri karanlığa teslim olmuş sokaklar... Gotham, açık havadaki bir akıl hastanesiydi. Sokakları çöp dolmuş ve fareler her yeri sarmış, salgın hastalıklar ortaya çıkmıştı. 

Büyük bir bataklıktan bir kap çamur aldığınızı düşünün. Dünya o bataklığın kendisi, Gotham aldığınız o bir kap çamur gibiydi. Yani büyük ve gerçek dünyanın küçük bir haliydi Gotham... Zenginler, bu hayali şehri yönetmek için insanları ikna etmeye çalışıyorlardı. Bunu yaparken şehrin ve o insanların gerçek sorunlarına pek de kulak astıkları söylenemezdi.

joker gülümseme

Arthur, aslında dünyanın bütün sorunlarının sıkıştırıldığı bir şehirde, bir kap bataklıkta varlığını sürdürüyordu. Film, aslında pek de gerçek dışı olmayan bir dünyaya sahipti. Joker ise kendisine göre bu dünyanın en önemsiz parçasıydı. Bataklıkta bile önemsiz birisi olarak görünmek, zaten ondan çoğu şeyi koparmıştı. Bir tren vagonunda güldüğünde, onu bütün şehir yanlış anladı...

Biz gülerken herkes ağlıyorsa yanlış şeylere gülüyoruz demektir:

joker 2019

Joker’i bir kenarı bırakın. En başa ve gerçek dünyaya dönelim. Yıl 1971, Stanford Üniversitesi bilim insanlarından psikolog Dr. Harry Harlow, zalimce bir deney gerçekleştirdi. Bu deneyde bir grup yavru maymunu kullanan Harlow, yavruların annesiz bir ortamda nasıl büyüyeceklerini merak etti. 

Deneyin sonuçları akılalmazdı. Anne yoksa şevkat ve sevgi de yoktu. Yavru maymunlar saldırganlaştılar. Harlow, maymunlar büyüdüğünde onları çiftleştirdi. Deneyde anne şefkatinden yoksun kalan maymunlar, kendi yavrularını öldürecek kadar yoldan çıktılar. Bazı yavrular, anneleri onlara bakmadığı için öldüler.

joker gerilim

Joker’in çocukluğuna geri dönelim. Gerçek annesinden bir şekilde kopmuştu. Penny Fleck adında, cani birisi onu evlat edinmişti. Filmde bu durum çok etkili bir kurgu ile anlatıldı. Üvey “annesi” Arthur’a sürekli işkence yapmış, onun acı çekerken gülmesini istemişti. Penny, sapkın düşüncelerle hareket etmiş, Arthur’un acı çekince mutlu olduğunu düşünmüştü.

joker

Joker, işte bu yüzden film boyunca acı bir şekilde gülüyor, ağlamayı bilmiyordu. Halbuki bir komedyen olabilecek kadar akıllıydı. Nitekim sıradan insanların acılarına gülen bir adam, yine sıradan insanları gerçekten güldüremezdi. Öyle de oldu. Joker’in gülüşü ve ardından yaptıkları, sıradan insanların kaosuna sembol oldu.

joker yorumları

Mutlak sapkınlık, zıvanadan çıkmış bir toplumun hikâyesine dönüşürken, başka gerçeklerle de yüzleştik. İnsanlar, aslında sadece komik olana gülmüyorlardı. Hatta Arthur, ilk stand-up gösterisinde komiklik yapmamış, tuhaf tuhaf gülmüş, garip hareketleriyle insanlara komik gelmişti. Aslında bu bir yerlerden tanıdık geliyordu ama nereden?

Televizyonlardaki yetenek yarışmaları ve Joker’in ortak noktası:

Biraz geçmişe gidelim. Televizyonun olmadığı 1800’lü yıllara… İnsanlar o yıllarda gazetelerde ilanlarını gördükleri sirklere ve panayırlara giderlerdi. Hayvanların ya da sihirbazların sıradışı gösterileri, o dönemde herkese ilginç gelirdi. 1810’da doğan ve 21 yaşında kendi gazetesini kuran P. Taylor Barnum adında bir adam, sistemde bir açık keşfetti.

Barnum, gazeteye verdiği abartılı ilanlar sayesinde ziyaretçi akınına uğrayacak bir sirk kurmak istedi. Mesela bir köleyi "George Washingon’un 160 yaşındaki büyükannesi" olarak, 50 cent karşılığında insanlara gösterdi. Bir maymun gövdesini, büyük bir balığın gövdesine dikerek, tüm ABD’de onu deniz kızı olarak tanıttığı bir turne bile düzenledi.

joker

P. T. Barnum, herkes tarafından dışlanan tuhaf görünümlü ve engelli insanları yanına aldı. Onların bu durumundan faydalandı. Gazetelerde sahte, kurgulanmış ilanlar verdi, toplumun tuhaf olan şeylere gösterdiği ilgiye oynadı. Böylece günümüzdeki bazı TV programlarının da temelini attı.

Bugün televizyonda birbirinden absürt karakterlere sahip insanlar izliyoruz. Evlilik programlarında, canlı yayınlanan yetenek yarışmalarında tıpkı P. T. Barnum’un yaptığı gibi, çok sayıda garip karaktere rastlıyoruz. Bunların çoğunun kurgu olduğunu, o insanların aslında izlediğimiz gibi olmadığını bilerek onları izliyoruz üstelik…

P. T. Barnum, 200 yıl önce yaptığı şeyler nedeniyle “Sahtekarlar Prensi” olarak anılıyordu. Onun geleneğini modern şekilde devam ettiren TV programlarına ve kanallarına ne demeli? Joker, film olarak üzerine düşeni epey radikal bir şekilde yaptı. Normalde önemsenmeyen, ezilen tuhaf bir insan, yoldan çıkarak canlı yayında bir cinayet işledi.

joker 2019 izle

Arthur, her zaman hayalini kurduğu TV programında ciddi bir konuşma yaptı. Hor görülen, önemsenmeyen, ezilip geçilen sıradan insanların ifade etmek istediklerini bir çırpıda söyleyiverdi. Suçunu itiraf ederek, toplumsal yozlaşmanın sembolü olmaktan memnun olduğunu belli etti.

Ünlü şovmen ve komedyen olan Murray Franklin, Joker için hep uzaktan sevdiği bir baba gibiydi. Joker, aslında sadece kendisine kötülük eden annesini değil, hayalindeki babasını da öldürdü. Üvey annesi aslında cani bir sapkındı, hayali babası ise yozlaşmış, insanların zayıflıklarını kullanan medyanın ta kendisiydi. İkisini de öldürdü.

Kahramanlar ve kötüler neden ve nasıl ortaya çıkarlar?

joker filmi

Bu zamana Marvel filmlerinden alışık olduğumuz bir durum var. Kahramanların, sadece insan üstü yeteneklere sahip olunca başarılı olduklarını gördük. Halbuki Joker filminde durum böyle değildi. Yozlaşmış ve çıldırmış Gotham halkının kahramanı diğer insanlara göre güçlü değildi, güçsüzdü ve zayıftı.

Gotham halkına göre kahraman olan Joker, biz izleyicilere göre bir kahraman değildi. Katildi, insanları öldürmüştü. Yine de film, onu bir kahraman olarak görme tercihini bize bıraktı. Yani film bize Arthur ve Joker’in gözünden bir hikâye anlatarak, her izleyiciyi Gothamlı haline getirdi. Anladık ki kahramanlar da kötüler de aynı sebeple ortaya çıkıyordu: Kaos.

joker izle

Gathom’daki kaos, diğer süper kahraman filmlerindeki gibi başka galaksi ya da gezegenlerde değildi. Gotham, İstanbul’du, New York’tu, Berlin’di… Kaosu da tıpkı gerçek dünyadaki gibiydi. Politikacılar yalan söylüyor ve boş vaatlerde bulunuyorlardı. Belediye yönetimi iyi hizmet vereceğini söylüyor, ancak psikolojik destek merkezlerini bile kapatıyordu.

Belediyenin desteğiyle gittiği psikoloğuna toplumdan, sorunlarından ve insanlardan bahsediyordu. Gerçek dünyada, bizi gerçekten güldüren komedyenler de böyledir. Toplumu, insanı kafaya takar, acı gerçeklerden espri üretirler. Joker de öyleydi. Bu yüzden toplumun kendi maskesini takmasını hiç garipsemedi.

joker

Arthur, kişisel yaşamının zorluklarından beslendi, ancak içindeki kötülüğü ortaya çıkaran bozuk sistemin ta kendisi oldu. İlaçlarını alamadığı için tedavi olamadı. Aynı şehirde onun gibi olan, farklı sıkıntılarla boğuşan yüz binlerce insan vardı. Belki de o gün o metroda cinayet işlemeseydi başkası onun yerine işleyecekti.

Bir akıl hastasına silah vermek ise talihin oyunu oldu. Joker, bir süre sonra silahını insanları hor gören herkese doğrultmaya başladı. Sonra zıvanadan çıkıp seri katil oldu.

joker inceleme

Yaptıkları için toplumdan destek gören kim olursa olsun, gerçek dünya da bu durum böyledir. Yaptığı yanlışlara destek bulanlar, aynı yanlışları yapmaya devam ederler. İplik bir kez çoraptan çıkarsa, bütün çorap sökülür. Sonra o ipi eline alan deliler, kendi istedikleri dünyaya istedikleri çorabı örerler.

Kötünün ortaya çıkmasına neden olan kötülük: Wayne ailesi…

wayne

Saf ve tuhaf bir insan olan Arthur’u bir seri katile, sapkınlığın sembolüne dönüştüren her şeyi irdeledik. Bugünün dünyasında, Wayne ailesi gibi binlerce aile var. Bu insanların dünyadaki maddi gücün %99’unu elinde bulundurdukları bilinyor.  Bu gücün yarısını bile insanların kalan %99’u için kullanmıyorlar

Tıpkı Gotham gibi dünyanın bir köşesinde açlık ve sefalet varken, diğer köşesinde zenginlik ve refah yükseliyor. Bir yerde salgın hastalıklar baş gösterirken öbür tarafta bazı zenginler, daha uzun yaşamak için 12 kez kalp ameliyatı olabiliyor. Kutuplaşma, gerçek dünyada da Joker gibi insanların ortaya çıkmasına neden oluyor.

thomas wayne

Wayne ailesinin babası Thomas Wayne, temsil ettiği kesimin sesini çok iyi duyuruyor. Her gün ve her köşe başında bir insanın öldüğü koca şehirde, sadece kendi çalışanı olduğu için 3 insanın ölümü üzerinden siyaset yapıyor. Tüm "hayatı boyunca 1 dakika bile mutlu olamayan" insanları, yani hayattayken ölenleri görmezden geliyor...

Filmin yakaladığı bu gerçekçi noktalar, Wayne ailesine bakış açımızı değiştiriyor. Onları bir düşman, tüm kötülüklerin ve kaosun ortaya çıkış nedenleri olarak görüyoruz. Tam bu sırada, Joker’e dönüşmek üzere olan Arthur’un yolu, yüzüne bakıp “kardeşim” demek istediği birisiyle kesişiyor.

Batman ile karşılaşma: Her şeyin başlangıcı:

joker batman 2019

"Batman olmadan Joker filmi olmaz" diye düşünen çoğu insan yanıldı. Film boyunca Batman’i görme ihtiyacı bile hissetmedik. Filmi yazan ve yöneten Todd Phillips bunu da düşünmüştü. Arthur ve Bruce için akıllara durgunluk veren bir sahne yazdı. Kendisini Thomas Wayne’nin oğlu olarak gören Arthur, "üvey kardeşini" ziyarete gitti.

Elbette bu çılgıncaydı. Biz Joker’in Batman’e gidişine değil; Arthur'un hayalindeki çocukluğu yaşayan biriyle karşılaşmasına tanık olduk. Bir başka taraftan “Hepimiz kardeşiz” felsefesine eleştiri yapıldı, ezilen kesimin özendiği refaha sahip insana karşı çaresiz isyanını izledik. 

joker

Küçük Bruce, eksiksiz bir hayata sahip ve bu yüzden duygusuz bir çocuk gibiydi. Arthur ise her şeyin eksik olduğu hayatıyla çok duygusal bir karakterdi. Empati kurmamız gereken taraf açıkça belli edilmişti. Hayatı eksiksiz olan bir insan, bu filmde Arthur ile arasında bağ kuramazdı. Unutmayın ki dünya üzerindeki insanların %99’unun hayatında hep bir şeyler eksikti.

İki kutup bir araya gelince birbirini çekerdi. Öyle de oldu. Bruce Wayne, geleceğindeki düşmanını bu şekilde tanıdı. Asla unutmayacağı yüzünü gördü. Belki de bu karşılaşma yüzünden, ileride onu asla alt edemeyecekti. Nitekim filmde Bruce Wayne olmasa bile eksikliği hissedilmeyecekti.

joker

Küçük Bruce ikinci kez karşımıza çıktığında, her Batman filmindeki o klasik sahne gerçekleşti. Kaos gecesinde ailesini kaybetti. Yine o duygusuz duruşuyla, dev sıçanların olduğu bir sokakta geleceği çizildi. Aynı anda, Arthur’un Joker’e dönüşümü tamamlandı. Kaos, iki farklı kutbun en uç noktalarını keskinleştirmişti. 

Joker, ayağa kalkıp gülmeye ve dans etmeye başladığı sırada, etrafında binlerce insan vardı. Arthur da etrafında binlerce insan olmasını istemişti. Ancak Joker ortaya çıkınca güldürmek istediği insanları büyük bir isyana sürüklemiş oldu. 

Joker filminin efsane Batman üçlemesinden ne farkı var?

joker

İlk Joker karakterinin sinemada ortaya çıkışı son derece küçük düşürücüydü. Kimyasala maruz kalıp sürekli gülen bir adamı izledik. Heath Ledger’ın efsane karakteri dışında tüm Jokerleri, bu son film ile tek çırpıda unutuverdik. Heath Ledger demişken, yer aldığı Batman üçlemesi ile Joker filmini kıyaslamakta fayda var. Zira aradaki farklar uçurumdan farksız.

Christopher Nolan’ın Batman üçlemesindeki Wayne ailesi, bize son derece iyi bir şekilde yansıtılmıştı. Olaylara hep Bruce’un gözünden bakmış, kaosun aslında başka örgütler tarafından yaratıldığına tanık olmuştuk. Tüm kötüler Gotham’ı korumaya çalışan Wayne ailesini hedef alıyordu. Şehirdeki düzeni bozan şey kutuplaşma değil, o kutuplaşmayı kullanan düşmanlardı.

heath ledger

Mesela Batman üçlemesindeki ilk düşman, yüzüne çuval geçirip tüm şehre serum veren, sahte korkular yaratan, ortalığı savaş alanına çeviren birisiydi. Batman’i acılarıyla yüzleştiren ve eğiten uzak doğulu bir örgüt, Korkuluk adındaki bu adamı kullanarak Gotham’ı karıştırmıştı. Zengin olan Batman şehre adalet getirdi ve kazandı. Filmin sonunda bir iskambil destesindeki en önemli kartı yakasında buldu: Joker.

İkinci Batman filminde ise dengeler değişti. Heath Ledger’ın Joker karakteri ortaya çıktı. Suçluydu, psikopattı, herkese geçmişiyle ilgili farklı hikayeler anlatıyordu. Dahası komikti, iyi espriler yapıyordu. Akıl almaz planlarla Batman’i zorluyordu. Şehrin savcısını bile yoldan çıkarıp kötü birisi haline getirdi. Bu üçlemedeki Joker İyi bir karakterdi, ancakyeni Joker’e kıyasla çok da iyi kullanılmadı. Sadece zengin bir adam ile bir psikopatın sonuçsuz savaşını izledik.

joker

Üçüncü Batman filmi Kara Şovalye Yükseliyor, Heath Ledger’ın acı ölümü nedeniyle veda ettiğimiz efsane Joker’e sahip değildi. Ancak yeri çok sağlam birisi, bir başka kaos öncüsüyle dolduruldu. Bane, bu kez Gotham’ı bütün dünyadan koparıp kendi terör düzenini şehre getirdi. Filmin sonunda Batman şehre adaleti getirdi, kazandı.

joker 2019

Solo Joker filminde ise yeni nesil bir oyun gördük. Kötü karakterlere hak veren izleyiciler, filmin asıl yeni hedefiydi. Kimine göre haklı sebeplerle suç işleyen bir kimliği, şiddeti, kaosu gördük. Üstelik Batman üçlemesinde olduğu gibi bu kez kaosun sebebi başkaları değil, bizzat Gotham’dı. Yani yazının en başında da söylediğimiz gibi dünyanın ta kendisiydi. 

Batman üçlemesindeki şehri günümüz dünyasını temsil etmiyordu. Eğer öyle olsaydı, tüm tehditlerin dışarıdan gelmesi için uzaylı bir ırka ihtiyaç duyardık. İşte Joker’i gerçekçi kılan en önemli detay da buydu. Dünya üzerindeki bütün kötülükler, kötüler ve savaşların nedenleri aslında o dünyayı paylaşamayan insanların ta kendisiydi, başkaları değil. 

Joker filminde yapılan tüm göndermeler:

joker

Marvel filmleri için “Onlar sinema filmi değil” diyen ünlü yönetmen Martin Scorsese’yi bilen bilir. Kendisinin yönettiği 1982 yapımı King of Comedy (Komedilerin Kralı) filmi Joker’in çıkış noktası oldu. Zaten King of Commedy’de başarısız bir komedyene hayat veren Robert De Niro, Joker tarafından öldürülen Murray Franklin’e hayat vermişti.

Göndermenin kralı buydu elbette. Ancak televizyon programının adı doğrudan Batman’in animasyonlarına bir gönderme olmuştu. Film sonunda Joker’in gülüşünü ağzındaki kan ile oluşturduğu sahne, bugüne kadarki tüm "iyi" Jokerlere saygı duruşuydu. Biz aslında film boyunca o acı gülüşün hikâyesini, ilk defa bu kadar gerçekçi bir şekilde izlemiş olduk.

joker izle

“Sıradan bir adamı çıldırtmak için tek gereken şey kötü bir gündür.” cümlesi üzerine kurgulanan mottosu vardı. Joker’i hayali sevgilisi, gerçek komşusunun evini bastığında, “Kötü bir gün geçirdim” dediğini duyduk. O gün, sıradan ama tuhaf bir adam çılgına dönmüştü. Bu cümle birebir şekilde The Killing Joke isimli çizgi roman ve animasyon filminde de geçiyor.

joker gönderme

Joker’de akıl hastanesi Arkham Asylum’un ilk halini gördük. Bizzat kendisinin annesi de burada kalmış bir hastaydı, Arthur kayıtlara o hastaneden ulaşmıştı. Ayrıca filmin müziklerinde Batman üçlemesinde kullanılan Hans Zimmer eserlerinden izler de vardı.

joker

Tüm bunlar dışında Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar filmine, kaos gecesinde 1981 yapımı Blow Out filmine de göndermeler yapıldı. Filmin genel hatları ise bir başka DC Comics karakteri ve filmi olan V for Vendetta ile oldukça benzerdi.

Sonuç: Joaquin Phoenix’e kendi boyunda bir Oscar verilsin, ancak kimse Joker’i örnek almasın...

Joker’in son sahnede işlediği cinayet, artık onun bir psikopat olduğunu gösterdi bizlere… O vakte kadar tüm ölümler için hikâyede bir sebep gösterilmişti. Nitekim Arkham Asylum’daki doktoru sadece istediği için öldüren acımasız bir katil gördük. Burada en başından beri haklı görülen Joker’den kopmamız sağlandı. Ne kadar başarılı olduğu ayrı bir tartışma konusu tabii...

joker aktör

Her şeyi söylediysek, Joker’e hayat veren Joaquin Phoenix’e de değinmeliyiz. Filmi yazan ve yöneten Todd Phillips, sıra dışı bir şey yaptı. Önce senaryoyu yazıp oyuncu aramadı. Joaquin Phoenix’e gitti ve senaryoyu ona göre yazarak oyunculuğuna önemli bir katkı sağlamış oldu. Joaquin Phoenix ise artık çoğu oyuncunun ulaşamadığı bir noktaya geldi.

Joker filmi pek çok daldan Oscar’a aday olabilir, ancak eleştirmenler filme, Todd Phillips’e ve Joaquin Phoenix’e çok öfkeli. Eğer ödülleri belirleyen akademi üyeleri de şiddete yapılan övgünün çok abartıldığını düşünürlerse Joaquin Phoenix dahil kimse Oscar’a ulaşamayabilir. Öyle ya da böyle Joker, artık izleyicinin gözünde bambaşka bir noktaya geldi. 

Peki siz Joker’i nasıl buldunuz? İnceleme yazımızda kafanızdaki soruların hepsi cevaplandı mı? Düşüncelerinizi bizlerçe paylaşmayı unutmayın. Her zaman mutlu olan ve gülümseyin.

84
38
5
5
4
Emoji İle Tepki Ver
84
38
5
5
4