16
3
2
1
1
İnsanoğlunun tarihinde ticaret ve ekonomi, merkezi sistemlere bağlı olarak gelişim gösterdi. Cebimizdeki paranın ait olduğu bir yer mutlaka vardı. Peki ne oldu da, Blok Zinciri dediğimiz ademi merkeziyetçi ekonomi bir anda, bu kadar tartışmalı bir şekilde yükselişe geçti?

Mevcut ekonomik sistemlerimiz yüzlerce yıldır, büyük ve kritik merkeziyetçi anlayışlarla yönetiliyor. Devletler, sanayiler, bankalar ve kapital aktörler, paranın ve dolayısıyla parayla alınabilecek her şeyin kontrolünü elinde tutuyor. Ancak 2017 yılında aniden yükselişe geçen ve aslında, yaklaşık 8 yıldır kullanımda olan Blok Zinciri teknolojisi, paranın merkezi olmamasını sağlıyor. Bu sistemde herkes kişisel finans uzmanı olabiliyor, para tek bir merkeze bağlı olmadan değer kazanıyor. 

Öncelikle yazının devamında daha anlaşılır bilgiler elde etmek için, Blok Zinciri hakkında temel bilgilere sahip olmak gerekiyor. Bu nedenle sizi aşağıdaki içeriklerimizden birine yönlendirelim. Eğer daha önceden fikir sahibiyseniz ve içerikleri okuduysanız devam ediyoruz.

Blok Zinciri, bağımsız olmasına ve ademi merkeziyetçiliğin avantajlarını sunmasına rağmen, dolgun bir ekonomi bilgisi ve bilişim dünyasıyla haşır neşir olmayı gerektiriyor. Malumunuzdur, bu sistemde üretilen paraların somut birer karşılığı yok. Bütün sistem dijital ortamda dönüyor ve bilgi işlem teknolojileri üzerinden ilerliyor. 

Küresel ekonominin ağa babaları, mevcut ekonomik sistemlerin herkesin faydasına olmasını sağlayamıyorlar. Bu sürekli kendi kuyruğu peşinden koşan yılan gibi, kısır bir döngüye neden oluyor. Ne krizler bitiyor ne de paranın dengesiz bir şekilde dağılımı engellenebiliyor. Dolar merkezinde ilerleyen dünya ekonomisinde, doları üreten ülke dışında hatırı sayılır rezervlere sahip olan ülke yok. Ancak tarihimizdeki en değerli olan şey para değil, bilgidir. 

Bunun en iyi örneklerinden birisi, uzak tarihlerde yakılan kütüphaneler, çalınan kitaplarla anlayabiliyoruz. Bir zamanlar sefaletten kırılan Avrupa, ticari yollara egemen olmaya başladıkça, Uzak Doğu’nun ve Orta Doğu’nun engin bilgilerini çalarak ya da yakarak bugünlere geldi. Tarih yalan söylemiyor. O zamanlarda bugünkü gibi bilgiyi hızlı bir şekilde küreselleştirmenin bir yolu bile yoktu. Hatta matbaa bile yoktu, kitaplar ellerde çoğaltılıyordu. 

Bir şekilde o bilgiler küresel ekonominin, bilimin ve paranın inşasında kullanıldı. Coğrafi Keşifler yapıldı. Ekonomik balonlar havalarda uçuşmaya başladı, sayısız kriz atlatıldı ve insanoğlunun bir kısmı hala açlıktan kırılırken, büyük bir kısmı da her ay düzenli olarak aldığı maaşa güvenmeye başladı. Dünya ekonomisi pastasının bol kremalı ve kalın dilimleri çok ufak bir grup tarafından paylaşılır bir hal aldı.

Küresel ekonominin insanlara eşit bir şekilde fayda sağlaması, ekonomistlerin en büyük hayallerinden birisi olarak yaşıyor. Ancak Blok Zinciri bu hayali gerçeğe dönüştürmeye çok yakın. Çoğu uzmana göre, bu sistemi optimize etmeyi başarırsak, herkes için erişilebilir ekonomi inşa edebiliriz. Evet bilgi sayesinde, para değil. 

Blok zincirleri, yüksek seviyede, otomatik olarak bilgi toplamak ve depolamak için programlanabilen kamuya açık, değişmez defterlerdir. Tıpkı tarih kitapları gibi. Ağdaki bir anahtarı diğeriyle eşleştirirseniz verileri depolayabilirsiniz. Bu bilgilerin tümü şifrelenir ve tüm zincir tarafından onaylanır. Böylece hiçbir merkeziyetçi varlık, sistemin kendi lehine bozulmasını sağlayamaz. Saldırılar için merkez bir nokta olmadığından, mevcut sistemlerimizden daha güvenli bir yapıya sahiptir.

Bir blok zinciri, sistemin işleyişi için önemli bir unsur olan akıllı sözleşmeler sayesinde güven ve erişim sorunlarını otomatik olarak ortadan kaldırır. Aracılık hizmetlerine dayanan sektörler ve bu sektöreler dolayısıyla artan masraflar ortadan kalkar. 

Alım ve satımlar güvenilir olarak gerçekleştirildiği için, sanayiler ve üretim daha etkin olmakla kalmaz, aynı zamanda küresel anlamda eşitlikçi bir ekonomi için fayda sağlarlar. Örneğin, Volkswagen araçlarını üretip satarak merkezinin bulunduğu ve gene merkeziyetçi bir ekonomi olan Almanya’ya katkı sağlıyor. Fakat bütün alım ve satımlarını Blok Zinciri üzerinden gerçekleştirirse, tüm faydayı doğrudan küresel sisteme yönlendirebilir. 

Elbette tüm sanayiyi ve üretimi Blok Zinciri ile finanse edebilmek için aşmamız gereken birçok yol var. Değerli ve akla yatkın yöntemler geliştirmek zorundayız ve bu yolun çok başındayız.

Küresel ekonominin en büyük borsa firmaları ABD’nin ünlü Wall Street piyasasında boy gösteriyorlar. Oradaki bir çok finans kuruluşu, kimi ekonomistler tarafından balon olarak nitelendirilen Bitcoin ile ödeme kabul etmeye başladı. Uzun yıllardır ülkemiz dahil pek çok işletmede Bitcoin ve türevlerinin geçerli olduğu yerel işletme bulunuyor. 

Yeni ekonomik düzen belki dünyadaki paranın büyük bir kısmını elinde bulunduran o küçük kesimi çok üzecektir, ancak diğer insanları ve toplumları da sevindirecektir. Bir şişe suyun her ülkede, her şehirde aynı değer sahip olduğunu düşünmek bile huzur veriyor. Ancak dedik ya yolun çok başındayız diye, dünyanın bazı bölgelerinde hal o bir şişe suya muhtaç olan insanlar yaşıyor. 

Bitcoin’e yada diğer birimlere, olmadı sistemin geneli olan Blok Zinciri’ne balon demek, insanoğlunun bu dengesizliği ile ilgilidir. Eğer bir gün gerçekten balon çıkar ve merkezileştirilirse, bu da gene mevcut ekonomik sistemlerin başını çeken güçler tarafından yapılacaktır. 

Her ne olursa olsun bilgi iletişim teknolojileri daha adaletli bir dünyanın inşasına ön ayak oluyor. Belki bizler bunu yakın gelecekte göremeyeceğiz, ancak ekonomi de dize gelecek. Çünkü dizlerini kırıp güç kaybetmeye başladı bile.

16
3
2
1
1
Emoji İle Tepki Ver
16
3
2
1
1