40
28
11
6
3
Ünlü bilim kurgu yazarı Neal Stephenson’un Seveneves isimli romanında yer alan olaydan ilham alarak, bilimsel gerçeklerle Ay’ın aniden patlaması durumunda neler olabileceğini açıklıyoruz.

Elbette hiç kimse durduk yere Ay'ın patlamasını beklemiyor ve zaten böyle bir olayın gerçekleşme ihtimali de yok. Fakat söz konusu edebiyat, hayal gücü ve bilim kurgu olunca, bilim dışı bazı olaylara bilimsel açıklama getirmek heyecan verici oluyor. 

Ünlü bilim kurgu yazarı Neal Stephenson’un Türkçe’ye çevrilmeyen Seveneves isimli sağlam bir romanı var ve bu adam, bu işi gerçekten çok iyi yapıyor. Söz konusu kitapta Ay'ın birden patlayarak yok olduğunu ve bunun etkilerini okuyoruz. Eğer bir gün gerçek olursa, Ay’ın patlama nedeninin neler olabileceği konusunda değerlendirmede bulunmak zor. Ancak sonrası için sağlam teoriler üreten Stephenson’un kurgusundan hareketle yola çıkabiliriz.

Bilim kurgu yazarlarının da kabul ettiği makul bir durum var: Normal de gerçekleşme ihtimali olmayan olayları bilimsel gerçeklere dayandırabiliriz. İnsanları Mars’a gönderebilir, genetik kodları yeniden yazabilir, binlerce ışık yılı uzaklıktaki galaksilere seyahate çıkabiliriz. 

Peki bunlar yerine sadece Ay’ı yok etsek?

İlk etapta Ay’ın neden patladığı çok önemli bir durum, çünkü yer yüzündeki yaşamın geleceği, Ay’ı patlatan şeye bağlı olabilir. Seveneves isimli romanda ise Ay, patlama sonrasında 7 büyük parçaya ve sayısı binleri bulan iri ufaklı parçalara ayrılıyor.

Berkerley Üniversitesi’nde fizik lisans öğrencisi Daniel Freeman’a göre Ay’ın yok olmasını sağlayacak doğal bir etmen zaten var: Haydut gezegenler. Bu gezegenler ya da dev cisimleri, herhangi bir yıldız sistemine yer çekimsel olarak bağlı olmayan türden uzay varlıklarıdır. Ortalama her 100 bin yıldızın birinin yörüngesine haydut gezegen bulunur. Freeman’a göre böyle bir haydut gezegen, Ay’ı rahatlıkla yok edebilir. 

Ay’ın hangi sebebe bağlı olursa olsun parçalanıyor olması, Dünya’nın yakınında bulunan uzay boşluklarında, başıboş kayaların ve demir yığınlarının dolaşmasına neden olacak.

Beyaz gökyüzü ve izole bir Dünya:

Seveneves'in romanında, Ay’ı 7 büyük ve sayısız küçük parçaya ayırdığından bahsetmiştik. Bu parçalar birbirlerinden ayrı olsalar da, yer çekimsel alanın etkisinden dolayı Ay'ın bulunduğu konumdan o kadar da uzaklaşamıyorlar.

Kitapda Scoop olarak adlandırılan büyük bir parça, zamanla parçalanıp daha küçük parçalara ayrılıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanlarıyla birlikte romanın baş karakterlerinden birisi olan D. J. Xavier Harris, çarpışmayı ve sonrasını mercek altına alıyor

Harris zamanla her büyük Ay parçasının birbirlerine çarparak paramparça olacaklarını ve daha fazla sayıda Ay parçasının uzay boşluğunda bulunacağını fark ediyor. Bu senaryo, aslında bilimsel bir teori olan Kessler efektine dayanarak yazılmış bir senaryo. Sonucunda ise bembeyaz bir gökyüzü oluşana kadar parçalanma devam ediyor ve Dünya’nın dış uzayla iletişimi kopuyor.

Romanda Dubois, Ay’ın yok oluşundan yaklaşık iki yıl sonra beyaz bir gökyüzü ile çevreleneceğimizi hesaplıyor. Az önce görüşlerini okuduğunuz fizik öğrencisi Freeman, Stephenson’un kitabındaki bu teorinin ne kadar makul olduğunu anlamak için bilgisayar yazılımlarını kullandı. Beyaz gökyüzünün, romanda öne sürülen vakitten çok daha kısa bir zamanda gerçekleşebileceğini keşfetti. Yani romanda görülen beyaz gökyüzü bilimsel açıdan teorik olarak mantıklı görünüyor.  

Taş yağmurları:

İki yıllık beyaz gökyüzüne geçiş sürecinin ardından Dünya’yı ve insanları daha zor günler bekliyor. Zira yer çekimsel aladan dolayı oluşan beyaz toz bulutu tabakası, yer yüzündeki yaşamı uzaydan kopartıyor ve Dünya’yı izole bir hale getiriyor. 

Bu noktada tekrar kitabın ana karakteri Dubois’e dönüyoruz. Kendisi beyaz gökyüzü ile geçecek olan 5 bin ila 10 bin yıllık uzun bir süreç boyunca Dünya’nın gök taşları tarafından adeta dövüleceğini öngörüyor. Hatta gezegenimizin hiçbir zaman görmediği türde şiddetli çarpışmaların gerçekleşeceğini söylüyor.

Süreç sonunda Dünya üzerindeki bütün okyanuslar buharlaşıyor ve elbette ki yaşam son buluyor. Korkunç fakat hepsi mümkün. 

Stephenson, romanında insanlığın böyle bir durumda ne halde olacağını ve nasıl mücadele edeceğini işlemiş. Binlerce yıl hayatta kalabilmek için koloniler halinde yaşayan insanoğlu, zorlu bir mücadele vermek zorunda kalıyor. 

Vakti geldiğinde uzayı kolonize etme fikri bize şu an çılgınca geliyor olabilir. Ancak uzun yıllardır bu alanda çalışmalar yürüten bir medeniyetiz ve yatırımlarımız gün geçtikçe artıyor. Elon Musk ve Stephen Hawking, Ay’ın patlamasından daha olası tehditlerden kurtulmak adına birkaç yüz yıl içinde Dünya’yı terk etmemiz gerektiğini savunan önemli fikir liderleri. Ayrıca Rusya ve Çin gibi süper güçlerin bu alanda projeleri var. 

Seveneves her ne kadar bir kurgu ağırlık roman olsa da, insanın merak etmesi ve sürekli sorgulayıp daha iyisi için çalışması gerektiğini vurgulayan önemli bir eser. 

Eğer aranızda Ay’ı havaya uçurmayı düşünen birileri varsa dursun, bir şey deneyeceğiz.

Kaynak : http://www.businessinsider.com/moon-explosion-physics-seveneves-neal-stephenson-2016-5
40
28
11
6
3
Emoji İle Tepki Ver
40
28
11
6
3