LG G Flex 2 İncelemesi

2
0
0
0
0
Kabul edelim ki biz akıllı telefon kullanıcıları henüz ekran olarak ne istediğimize karar vermedik ve ne sunulursa onu kullanıp deneme eğilimindeyiz. Kıvrımlı, esnek, düz, birkaç yıl sonra gelmesi beklenen katlanabilir ekranlar ve daha envai çeşit ekran teknolojisi…
Kabul edelim ki biz akıllı telefon kullanıcıları henüz ekran olarak ne istediğimize karar vermedik ve ne sunulursa onu kullanıp deneme eğilimindeyiz. Kıvrımlı, esnek, düz, birkaç yıl sonra gelmesi beklenen katlanabilir ekranlar ve daha envai çeşit ekran teknolojisi… (AMOLED, LED vs tartışmasına girmiyorum bile)

Biz bu yığında acaba hangisi daha güzel, hangisi daha iyi, hangisi daha kullanışlı falan diye düşünürken bazı firmalar da bizim isteklerimizi yönlendirmeye çalışıyor ve bir iki adım önden gitmeyi tercih ediyorlar; ama bu adımlar her zaman doğru olmayabiliyor.

İşte LG’nin G Flex 2 modeli de bu önden giden modellerden biri. Firma için risk olsa da “devrim niteliğinde” ekran yapısı ile dikkatleri üzerine çeken ilk G Flex’in varisi olan Flex 2, dikkatinizden biraz daha fazlasını hak ediyor gibi.

LG’nin yeni kıvrımlı ekranlı modeli G-Flex 2’nın özelliklerini sıralayıp yorumlamaya başlamadan önce SPOILER olarak da şunu belirtmeliyim ki; tasarımını beğenin ya da beğenmeyin, eğer tüm telefonlar G Flex 2 gibi olacaksa varsın kıvrımlı olsun hepsi…

İşte LG’nin kıvrımlı ekranlı yeni modeli G-Flex 2’nin özellikleri:


 

 Tasarım

Kıvrımlı! Aslında başka da söze gerek olmayabilir tasarımı konusunda; ancak son derece şık ve kaliteli duran kırmızı ve gümüş renklerinin de modele çok iyi gittiğini belirtmekte fayda var.

Ayrıca LG G Flex 2’nin ekranı sadece firmanın P-OLED ekran teknolojisini göstermek ve “ hey, bakın biz kıvrımlı ekran yapabiliyoruz!” demek için de üretilmemiş, 5 buçuk inçlik bu ekran kasa ile de son derece uyumlu ve şık bir görünüm sunuyor. Ayrıca ekranın kıvrımlı olması, telefonun sanki olduğundan daha küçük hissi uyandırmasına sebep oluyor ki bu da 5 buçuk inçlik bir telefon için avantajlı bir durum.

Kıvrımlı tasarımın kullanım ve taşıma ile ilgili sağladığı kolaylıklar ise elbette böyle bir telefon için ayrıca önemli. Kıvrımı sayesinde parmaklarınız telefonun işlevsiz uç kısmına daha rahat erişebiliyor ve bu sayede arka yüzde duran ses tuşlarını çok rahat kontrol edebiliyorsunuz. Ayrıca telefonun kıvrımı, arka cebinizin kıvrımına da doğal olarak uyum sağlıyor. Yanağınızdaki kıvrıma da son derece iyi oturduğunu söylememe gerek yok sanırım. Sonuçta amacı kullanım kolaylığı.



LG G Flex 2’nin arka kapağı yerinden çıkartılabilir olarak tasarlanmış; ancak bataryasını değiştirme imkanınız yok. Bu her ne kadar arka kapağın çıkabilmesini gereksiz gibi gösterse de bu sayede çizilen ya da kırılan kapağınızı sonsuza dek taşımak zorunda kalmıyor ve yenisi ile değiştirebiliyorsunuz. Üstelik çıkabilen plastik bir kapak da olsa gövdeye tam oturan bu arka yüz, adeta tek parça bir gövdeymiş hissi vermeyi de başarıyor.
 

 Ekran

Az önce 5 buçuk inçlik bir ekranı olduğunu söylediğimiz G Flex 2 size, OLED ekranı ve iPhone 6 Plus ayarında 400 ppi piksel yoğunluğu ile 1080 piksellik çözünürlük sunuyor. Üstelik LG’nin yeni OLED teknolojisi ile siyahları son derece net gösteriyor ve grimsi renklerle sizi yormuyor.

Sunduğu renk seçenekleri ile de size beğeninize göre bir görüntü sağlayan telefon, OLED olsa da size farklı teknoloji ve kalitedeki ekranların görüntülerini sunabiliyor ve zıtlık, doygunluk, ışık gibi renk unsurlarını zevkinize göre ayarlamanıza izin veriyor.
 

 Donanım ve Performans

İşlem gücünü tıpkı sıkı rakiplerinden biri olan HTC’nin amiral gemisi M9 gibi Qualcomm’un en yeni Snapdragon 810 işlemcisinden alan LG GFlex 2, 32 ve 64 GB dahili depolama alanı seeneğine ve bu tercihinize göre 2 ve 3 GB RAM seçeneğine sahip.

Bu donanım düşünüldüğünde telefon hız olarak sanki biraz beklenenin altında kalıyor gibi; ama yanlış anlaşılmasın, telefon yavaş değil sadece LG’nin Android 5.0.1 Lollipop üzerine kurduğu kendi arayüzü yeteri kadar optimize edilmemiş gibi bir izlenim uyandırıyor.

Sonuç olarak piyasadaki en iyi işlemcilerden birisine sahipsiniz ve bunu 3 GB RAM ile destekleyebiliyorsunu. Elinizde Google Maps’te sorunsuzca ve hızlı şekilde görüntü yükleyebilen bir cihaz var ve grafik çipini zorlayacak oyun ya da uygulamalar rakibi olan cihazlardan daha iyi ya da en az onlar kadar iyi şekilde kullanılabiliyor ya da oynanabiliyor.

 Kamera

İlk G Flex’in en büyük handikapı diyebileceğimiz noktasıydı kamerası ve açıkça söylemek gerekirse yetersiz bir kameraya sahipti. Varisi G Flex 2 ise firmanın amiral gemisi G3’ün kamerasını ödünç almış ve bu sorunu kotarmış durumda.

13 megapiksellik kamerası sayesinde bulutlu ve kapalı havalarda bile son derece iyi renkler yakalayabiliyorsunuz.

Ayrıca HDR modu için de mobil cihazlardaki en iyi otomatik HDR çekim modu diyebiliriz ki görüntülerde hiçbir yapaylık bulundurmamakla birlikte çok iyi gölge ve ışık yakalayabiliyor.

Ana kamerasının yanı sıra bir de 2.5 megapiksellik özçekim (selfie) kamerası bulunuyor ki bu da her ne kadar ana kamerası kadar iyi çekim imkanı sunmasa da tatmin edici özçekim pozları ya da snapler yakalamanızı sağlayacaktır.


 

 Son Söz

Aslında buraya yazacağım şeyi yazının en başında sizlere belirttim; her telefon böyle olacaksa eğer kıvrımlı olmasının hiçbir sorunu yok ki ayrıca kullanım kolaylığı açısından kıvrımlı olması daha avantajlı. (arka cebinizde yamulmasından iyidir)

Bence LG G Flex 2, bu yıla damgasını vuran telefonlardan biri oldu bile. (önümüzdeki yıl Çin, kıvrık ekran pazarına girerse şaşırmayın)

2
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
2
0
0
0
0