70
12
3
2
1
Arpi Kruzian, 30 yıldır Beyrut'un doğusundaki kıyı şeridinde yaşıyor. Fakat şimdi onun balkonu farklı bir manzaraya sahip: Akdeniz'de yükselen büyük bir çöp yığını.

Orta Doğu ülkelerinde on yıllardır süregelen savaş bir yana, çatışmaların olmadığı ülkelerde de yolsuzluk, eğitim ve sağlık gibi onlarca sorun yaşanıyor. Petrol gelirleri dışında pek fazla emtia üretiminden kaynaklanan gelir grubuna sahip olmayan Orta Doğu ülkeleri bu petrol gelirlerini gelecek için de kullanmamakta ısrar ediyor. Orta Doğu ülkeleri içerisinde yaşam kalitesi ve çok kültürlülük bağlamında bir adım öne çıkan Lübnan'da, halk büyük çöp yığınlarıyla uğraşıyor. 30 yıldır Lübnan'ın başkenti Beyrut'da yaşayan Arpi Kruzian çöp yığınlarıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, eskiden evinden çıktığında denizi görebildiğini belirtirken, "Bir gün baktık, denizi göremedik." ifadelerini kullanıyor.

Kamyonların ve buldozerlerin boş bir araziye çöp yığdığını belirten Kruzian, yaz aylarında pis kokudan duramadıklarını söylüyor.

"Çöp Dağları" olarak bilinen birçok çöp sahası ve çöp yığınları, 1990'lardan beri Lübnan'da çoğalıyor. Çöp dağlarının zirveye ulaşması ise başkentin depolama alanının kapatıldığı 2015 yılına dayanıyor. Politikacılar tarafından yoğun tartışma konusu edilen çöp sıkıntısı bir türlü aşılamadı ve toplumsal eylemlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Çöp Lübnan'da hükümetin bir simgesi haline geldi. Ancak hükümet yeni depolama alanları yoluyla çöpü sokaklardan ve Beyrut'tan çıkarmayı başardı. Ancak, çevreciler ve kent sakinleri bunun kalıcı bir çözüm olmadığını, çöpün Akdeniz ve halk sağlığı üzerinde korkunç sonuçlar doğuracağını dair hükümeti uyarıyorlar.

Lübnan'da hükümet çeşitli kısa vadeli çözümler sunmaya çalışsa da yasal düzenlemelerin yapılmaması, ve çeşitli araştırmaların yapılmaması kimseyi memnun etmiyor.

Lübnan 15 yıl süren iç savaştan sonra, yavaş yavaş bir zamanların refah ülkesi olma özelliğine dönmeye başladı. Ancak, bunun gerçekleşmesi çok da mümkün görünmüyor. Zira, aynı suda iki kere yıkanılmaz. Çok kültürlü bir yapıya sahip olan ülke, yönetim açısından güçler ayrılığı ilkesine dayanan bir Cumhuriyet'e sahip bulunuyor.

1990'lı yıllarda iç savaşın bitmesiyle hükümet çöp gibi işlemlerde belediyeleri özel sermayenin kucağına iterek kenara çekildi.

Aktivistler ve kent sakinleri de iktidar özel mülkiyet ilişkisine karşı mücadele ederek biriken çöp yığınlarını protesto etmeye başladı. İddialara göre Lübnan'da yasak olmasına rağmen her hafta 150 kişi çöp yakıyor. Bakanlık ise çöp yakılmaması gerektiğini tekrar tekrar vurgulayarak bir geri dönüşüm sistemi üzerinde çalıştıklarını belirtiyor.

Çöp, ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyanın hatta bizim vasıtamızla uzayın da en büyük sorunlarından. Birçok ülkede çöpler geri dönüşüme tabi tutulmadan şehir dışlarında biriktiriliyor. Bu da bildiğiniz gibi çevreye ve toprağa büyük zararlar veriyor. Türkiye'de son yıllarda geri dönüşüm projeleri medyada yer alsa da hala vahşi depolama %34 seviyelerinde bulunarak birçok ülke standardının altında kalıyor. Ülkemizde ortalama  tüm katı atıkların yüzde 5-10'u geri dönüştürülüyor. Kompostlaştırma ise belediyelerin yalnızca yüzde 11'inde ve çöpün düşük bir kısmını komposta dönüştüren pilot projelerle uygulanıyor. Ayrı toplanan veya tesislerde ayrılarak geri dönüşüm tesislerine gönderilen inorganik atıkların toplanan tüm katı atıklara oranı yüzde 20'yi geçmiyor.

 

Kaynak : http://www.businessinsider.com/r-no-end-to-crisis-in-sight-as-lebanons-garbage-mountains-grow-2018-2?utm_source=feedly&utm_medium=referral
70
12
3
2
1
Emoji İle Tepki Ver
70
12
3
2
1