• Her Marka Neden Hep Aynı Tasarıma ve Özelliklere Sahip Telefonlar Üretiyor?

Her Marka Neden Hep Aynı Tasarıma ve Özelliklere Sahip Telefonlar Üretiyor?

0
0
0
0
0
Bu seferki konumuzda birçoğumuzu gıcık eden durum olan "Tasarım"ı ele alacağız. Acaba firmalar neden hep aynı tasarım anlayışına sahipler?
Arkadaşlar bildiğiniz gibi belli başlı markalar belli model adlarıyla üst seviye cihazlar üretmeye devam ediyor. Daha önce senede bir karşımıza çıkan bu amiral gemisi olarak da adlandırılan telefonlar günümüzde 6-7 ayda bir üretime kadar süreyi daralttılar.

Hal böyle olunca kullanıcılar tarafından 2 sorun ortaya çıkıyor;

1) Tasarım hep aynı
2) Performans farkları oldukça az



Bu yazımızda bu iki can sıkıcı olmaya başlayan sonucun nedenlerine bakacağız. Aslında yazı başından nedenini söyleyelim. Sonra biraz daha dallandırıp budaklandırırız.

İlk başta özellikle büyük markaların belli bir fan kitlesi var. Samsung, Apple, HTC, Sony ve LG bu markaların başları diyebiliriz. Bu adamlar yeni ne çıkarsa alacak tüketici kesimine sahipler. Bu sebeple de büyük inovasonlara, değişikliklere gitmeye gerek duymuyorlar.

Yani kullanıcıların "şu daha iyi olsun" dedikleri özellikleri ufak ufak getirerek yeni modellerin satışlarını garanti altına alıyorlar. Sebebi bu, yani klasik bir lafta "Kapitalizm"

Şimdi ise biraz detaylandıralım; Başlangıcımız Tasarım olsun.


 

 Neden Her Yeni Üst Seviye Telefonlarda Tasarım Aynı Kalıyor?


Şu anda en çok dile getirilen sorun bu aslında. Özellikler oldukça iyi ve üst seviye olmasına rağmen birçok kişi tasarımdan hoşnut kalmıyor. Aslına bakarsanız Samsung'un tasarımını sevmeyen HTC ya da LG, olmadı Sony gibi markalara yönelebilir. Android sevmeyen de Apple'a geçer mesela. Ama şöyle bir durum da var; Bir Sony cihazlarını oldukça seven biri diğer markalara geçmek istemeyebilir. Arayüzünü ve sunduğu özellikleri sevdiği için tasarımını pek sevmese de Sony cihazları almaya devam eder.

Bunun sebebi ise her firmanın karakteristik bir yapı sunmak istemesi olarak düşünmekteyim. Yani Sony demişken Xperia Z ailesinde OmniBalance adı verilen tasarımında ufak tefek rötuşlar dışında bir değişiklik yapmıyor. LG, G serisinde de son olarak deri kapak ve hafif eğim dışında tasrımsal olarak G3'ten hatta G2'den değişik bir şey sunmadı.



Samsung da aynı şekilde. Ama Edge modeli ciddi bir tasarımsal değişiklik olarak görülebilir. HTC ise One serisinin üst seviye modellerinde neredeyse hiç farklılığa gitmedi. Tek farklılık One M8'deki çift kamera diye söyleyebiliriz.

Aslında bu can sıkıcı gibi görünse de marka profili olması sebebiyle bu şekilde. Yani siz bir HTC One telefonunu 1km öteden görseniz (abartı oldu ama olsun) HTC olduğunu anlarsınız. Hatta Samsung ve Apple tasarımlarına yakın tasarımlar sunan bazı markaları da siz bu markalar ile karıştırmıyor musunuz? Şahsen ben karıştırıyorum. Misal, Meizu MX4. Oldukça şık bir telefon. Fakat arkada Meizu yazısını görene kadar birçok kişi için o telefon iPhone 6'dır.



Ne olduğu bilinmeyen televizyonlarda satılan telefonlar da Samsung tasarımına sahip. Yani başkası onu Samsung zannediyor ilk gördüğünde.

İşte markaların istediği de bu. Bu sebeple de tek bir dizayn anlayışına giderler. Buna başka bir örnek de otomobiller olabilir, hatta laptoplar da.

Uzaktan bir Golf görseniz modeli kaç yılı olursa olsun Golf olduğunu anlarsınız. Lenovo marka laptopları da model kodu önemli olmadan tasarımından anlaşılır. MacBook da, MSI da. Sonuç olarak bu eleştirilecek bir detay pek de değil aslında. Olması gereken şekilde gidiyor.

Ama sonuçta her tasarımı herkes beğenmiyor. Yani herhangi biri OmniBalance'ı daha güzel hale getirebilir. Ama yepyeni tasarım anlayışını firmalar o seri üzerinde yapamazlar. Ayrı bir seride görülebilir anca.

 

 Tamam Hadi Tasarımı Anladık, E Be Kardeşim Niye Donanımsal Ve Yazılımsal Büyük Farklar Olmuyor Ki?!


Eveeet. Geldik şimdi fasülyelerin faydalarına..

Bu konu ise başta dediğim gibi kapitalist düzenin bir sonucu olarak lak diye söyleyebiliriz. Bunu siyasi algılamaya gerek yok, herkes için nedeni bu çünkü :) "Nasıl yani?" Diyecek olursanız eğer şöyle anlatayım;

Şimdi, Apple markasını ele alalım. iPhone 6S veya iPhone 7 geliyor. Sıradaki cihazımız bu adlardan birini alacak. Bunu ise tamamen kurgusal bir hikaye ile sizlere aktarıyorum. Yani aşağıdaki anlatılacak detaylar örnek teşkil etmesi için uydurma olacak :)



Apple başladı lansmana. Tim bey amca dedi ki "Dünyanın en iyi cihazını yaptık", "Muhteşem özellikler olacak". İçimizden deriz hemen, bu adam her dönem bunları söylüyor zaten. Sonra cebinden bir telefon çıkarttı. iPhone 6'ya benziyor yine, ama nedense daha kalın gibi. 6.9mm yerine 8.7mm olmuş. "Hayırdır inşallah"

Tim "Daha kalın bir telefon olduğunun farkındayız. Ama bir sebebi var" dedi. "Kullanıcılarımızdan aldığımız dönüte göre muhteşem telefonlarımızda pil konusunda bazı eleştiriler aldık, biz de böyle bir değişiklik yaparak iPhone 6'daki 1810mAh batarya kapasitesini tamı tamına 2.000mAh arttırarak 3810mAh olarak yeniledik. Ve hala ince!" dedi ve alkış kıyamet. Bir iPhone'da 3810mAh batarya görüyoruz. Kolay değil.

Alkış bitince "Daha bitmedi tabiki, gördüğünüz gibi iPhone 6 zarif bir telefondu, fakat üstten ve alttan biraz fazla boşluk kalmış sanırım. Bu sebeple ekran boyutumuzu telefon boyutunu sadece 12mm büyüterek 5.2inç yaptık." diyor.



"Uzun süredir aynı bellek miktarı kullanmaktayız. Aslında yeterli olsa da geliştiricilerin daha iyi uygulama ve oyunlar çıkarması için bunda da bir yenilik yaptık ve 1GB olan ram miktarını 3GB olarak güncelledik" Hobaa, tekrar bir alkış tufanı. " Yeni A9 çipsetimiz ise artık 8 çekirdekli ve 2.1GHz hızında çalışıyor. Yenilenmiş 4 çekirdekli PowerVR grafik işlemcimiz ile beraber performansı zirveye taşıdık" diye de ekleyince millet çılgına dönüyor tabii orada.

"Kamerada ise oldukça güzel olmasına rağmen 8MP bize artık biraz az geldi, biz de bunu 20.7 MP olarak güncelledik. f/1.6 özelliğiyle oldukça canlı, 1.5 inç sensör boyutu ile geniş açılı fotoğraflar sizlerin elinde. Ve hatta artık 60fps ile 4K videolar da çekebilirsiniz" diyor. Hemen ardından da "Ön kamera gerçekten kötüymüş. Yani çok iyi fotoğraf çekiyordu aslında, ama neden daha iyi olmasın? Biz de zaten hali hazırda mükemmel fotoğraflar çeken iPhone 6'daki 8MP arka kamerayı bu yeni iPhone'da ön tarafa konumlandırdık!" diye manyakça açıklamalar gelmeye devam ediyor Tim Cook'tan. Adamı salonda tanrı olarak görecekler neredeyse.



Şimdi bu oyunu burada bitirip hayali olarak salladığımız özellikleri bir toparlayalım. 2.1GHz 8 çekidekli 64 bit A9 çipset. 4 çekirdekli PowerVR grafik işlemcisi. f/1.6, 1.5 inç boyutunda 20.7MP arka, 8MP (iPhone 6'daki) ön kamera. Hatta 60fps 4K çekim desteği var bu arka kamerada. Boş değil.

5.2 inç ekran, ama telefon çok ufak düzeyde büyümüş. Yani boşluklar ekran ile doldurulmış ve çerçevesiz, kenarsız bir ekran. Son olarak da 3810mAh batarya. Quick Charge vs muhabbetiyle 15dk içinde %50 dolumu görebiliyor.

Hadi bakalım. Apple bu yeni telefonu bu özelliklerle tanıtsın (tabii ki böyle bir telefon tanıtmayacaklar) şu telefon da 2500TL'den başlayan fiyatla ülkemize giriş yapsın. Tüm Samsung, HTC, Sony, LG veya artık hangi markayı seven varsa iPhone alacaktır. Dünya genelinde 10 Milyon mu iPhone 6 satıldı? (mishal) Vallahi bu 100 Milyon'u rahat bulur.



Bunu hangi marka yapsa o marka deli satacak. Ama yapmıyor. Neden?

İki ihtimal var. Biri yukarıda birkaç sefer dediğim gibi, bir firma bunu yapsa başka model satamayacak zaten. Çünkü 1 senede performansı düşüp 2 senede "eski" olabilen telefon bu özellikler ile 4-5 sene rahat gidecek. Sonraki nesil telefonlarda satışlar düşecek böylelikle.

Diğer ise rekabet. Yani firmalar bana kalırsa antlaşmalar da yapıyordur kendi aralarında. Hepsi yakın özellikler ve fiyatlar sunarak birbirlerini baltalamıyorlar yani.
 

 Sonuç


Sonuç olarak firmalar sırf biz almaya devam edelim diye teknik özelliklerde büyük sıçramalar yapmıyor. Kendi karakterlerini yansıttığı için de tasarımlar aynı kalıyor. Bu nasıl değişir? Değişmez. Böyle gidecektir.

Anca yeni bir marka çıkıp bu özellikleri toplarsa değişiklik olabilir. Fakat bu konuda da Çinde birçok atak yapılıyor olsa da millet tanımadığı için "Güvenemiyorum, fos da çıkabilir" diyerek yine bildiği markayı almaya devam ediyor.



En son olarak da size ufak bir tavsiye. Her yeni çıkan telefona göz dikmek yerine bir tane yeni çıkan telefonu aldıktan sonra 3 seneden önce yenisini boşuna almayın. Ben 2013'te tanıtılan LG G2 kullanıyorum. Stabil kullanım için kafadan en az 1 senesi daha var. Rahat. 2017 gibi bir telefon değişikliği gerekebilir. O da belki :)

Yani almışken gidin iyisini hatta en iyisini alın. Fakat aldıktan sonra da "bu daha güzelmiş bunu alayım" demeye gerek yok. Elinizdeki cihaz sizi 3-4 sene taşıyabilecekse izin verin taşısın, sonra daha iyisi çıkacak zaten, onu alırsınız.

Sıra geldi kendi aramızda tartışmaya, buyurun arkadaşlar, gelin yorumlarda konuşalım :)
0
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
0
0
0
0
0