27
4
3
3
2
İnsanın eril üreme hücresi olan spermler, uzay koşullarında nasıl davranıyorlar? Bu sorunun cevabını bulmak için gözlerimizi NASA’nın yeni uzay deneyine çeviriyoruz.

Uzay deneyleri, olur olmadık pek çok şeyin test edildiği bir kavram oldu. Zaman içinde dünya üzerinde nasıl olduklarını bildiğimiz organizmalarını, uzay ortamına çıkartıp gözlemlemeye başladık. Bu, insanlığın potansiyel Dünya dışı yaşamına yönelik yapılan bir nevi ön hazırlık süreci. Deneylerin yürütüldüğü yer ise NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS). 

2 Nisan 2018 Pazartesi günü NASA, yerçekimsiz ortamda davranışlarını incelemek üzere istasyona donmuş insan ve boğa spermi gönderdi. Spermler, bu hafta kalkış bir SpaceX roketiyle birlikte gönderilen Micro-11 görevinin bir parçası olarak uzay istasyonuna kenetlendi.

Artık sıra, ISS’de görev yapan ve her biri bilim insanı olan astronotlarda. Mürettebat üyeleri, insan dişil ürüme hücresi yumurtayı döllemek için dünyadan gelen bu spermleri kullanacaklar. Uzaydaki dölleme eylemi, spermlerin hareketlerinin bile görüntülenebileceği bir sistemle kayıt altına alınacak. Sonrasında veriler daha detaylı analizler için Dünya’ya gönderilecekler.

NASA'nın Ames Araştırma Merkezi'nde görev yapan Fathi Karouia, “Önceki deneylere dayanarak, yerçekimi eksikliğinin sperm hareketliliğini kolaylaştırdığını söyleyebiliriz. Bu durumda yerçekiminin düşük olduğu ortamların, daha hızlı hücresel yenilenmeye müsait olduklarını belirtebiliriz.” diyor. Yani yerçekiminin son derece düşük olduğu ISS’de yapılacak döllenme işlemi, Dünya’dakilere kıyasla çok daha hızlı gerçekleşebilir.

Aynı araştırma merkezinin yaptığı açıklamaya göre böyle bir araştırmanın temel amacı, yeni gezegenlerde veya sistemlerde yaşanabilir ortamların oluşturulmasına katkıda bulunmak ve eğer yaşanabilir bir ortam yoksa, gerekli dinamikleri anlayıp inşa etmek. 

Sperm hücrelerinin uzay ortamında test edilmeleri bu bakış açısıyla sadece gelecek nesillerin uzaya, yeni gezegenlere gidecek olmaları anlamına gelmiyor. Muhtemelen ilk gidenler, gittikleri yerde kalıcı olarak yerleşecekler ve çoğalacaklar. Fakat yapılan araştırmalar, uzay ortamında gerçekleştirilen cinsel ilişkilerin Dünya’daki kadar rahat olmadığını da ortaya çıkarttı.

NASA bu araştırmalarıyla kısırlık ile ilgli olarak uzayda gerçekleşmesi muhtemel özel bir süreç olup olmadığını da anlayacak. Bildiğiniz üzere kalıcı bir uzay yerleşimi inşa etmek sadece insanın değil, diğer canlıların da üremelerine ihtiyaç duyulan bir olgu. Buna bitkiler de dahil. 

Daha önce yapılan deneylerde kurbağalar, semenderler, deniz kestaneleri, deniz anaları salyangozlar ve hatta solucanların başarılı bir şekilde üredikleri gözlemlendi. Micro-11 deneyi, insan üreme mekanizmasının ilk kez uzayda test edileceği deney olarak tarihe geçecek.

Kaynak : https://www.cnet.com/news/nasa-sending-sperm-to-iss-to-test-anti-gravity-on-human-fluids/
27
4
3
3
2
Emoji İle Tepki Ver
27
4
3
3
2