6
2
1
1
0
Online alışverişlerde hem kullanıcılar hem de siteler için en önemli kriterlerden olan indirim kodu üzerine bazı hassas detaylardan bahsettik.

Genellikle bir internet sitesi kuran herkes ilk başta arama motorlarına güvenir. Çünkü arama motorunun getirdiği trafik bedavadır; ayrıca gelen ziyaretçiler yaş, cinsiyet, ekonomik durum ve coğrafi konum açısından çok çeşitlidir; yani her çeşit kullanıcı siz hedefleyin veya hedeflemeyin sitenize doluşur. Tabii ki sitenizin açıldığı ve ilk indekslenmeye başladığı bu cıvıl cıvıl döneme “Balayı Dönemi” denir. Arama motorları sizin sitenizi denemektedir. Fakat bu dönem uzun sürmeyebilir.

Bir süre sonra arama motoru denemesinin ikinci fazı başlar ve motor size trafik göndermeyi keser. Büyük ihtimalle bu da algoritmanın bir parçasıdır ve motor sizin trafiksiz dönemlerinizde ne yapacağınızı ölçmektedir. Acaba yazılarınızı yazmaya devam edecek misiniz, yoksa siteyi kapatacak mısınız? Acaba başka kaynaklardan  trafik çekmeye çalışacak mısınız, yoksa elleri kavuşturup bekleyecek misiniz?

GOOGLE DURUNCA SİTENİZ DURMASIN

Bu tip durumlar her sitenin başına en az bir kez gelir. Hatta dönem dönem tekrarlanır. Dolayısıyla göğün kubbesi tepenize yıkılmış gibi hissetmek ve oturup arabesk müzik dinlemek yerine yapılacakları önceden hazırlayın ve bu dönemi en az zararla atlatacak; hatta belki de bu alacağınız önlemler sayesinde kara bile geçecek aksiyonları hazırlayın.

Ne tip aksiyonlar derseniz aşağıda size 15 maddelik bir liste hazırladık. Eminiz siz bunların bir bölümünü yaptınız; ama bazılarını görünce bir anda şimşek çakacak ve EVREKA anı yaşayacaksınız.

1) Facebook’ta bir “Sayfa” değil “Grup” kurun; insanlar soru sorsun ve destek alsın.

2) Sitenizde bir “Blog” değil “Forum” başlatın; hem bouncing rate denen sitenizden

ışık hızında çıkma oranı düşsün, hem öne çıkarmak istediğiniz kelimeler kuvvet kazansın.

3) Blog postlarınızı sadece Türk sosyal medyasına değil, StumbleUpon’a veya Reddit’e de koyun. Orada da Türkler var.

4) Yahoo Answers veya Quora’ya cevaplar verin. Ama link koyup abartmayın. Düzgün ve faydalı cevaplar verdiğinizde ilgili kişi zaten sizi bulacaktır.

5) Blog postlarınızı maillerinizde de paylaşın. Ya da tersten bakın ve mailinginizi bloğunuza koyun. Böylece uğraşıp didinip yarattığını o mailler kaybolmayıp tarihe mal olsun.

6) Yurtdışında tanınmış bir sitede (Huffington Post veya Forbes gibi) yazarlık yapın. Merak etmeyin yabancı sitelerde adınızın geçiyor olması eğer kaliteli sitelerse size zarar getirmez; Facebook, Twitter, Pinterest ve Instagram da zaten yabancı.

7) Haftada 2 post atıyorsanız 3 post atmayı deneyin. Eğer matematik öğretmenimizin dediği doğruysa haftalık ürün sayınız %50 arttı demektir. Bu da trafiğe %50 olarak mı yansır yoksa % başka bir rakam mı olur bilemeyiz, ama trafiğinizde artış olacağına kalıbımızı basarız.

8) Eski postlarınızın üstünden geçip onları bir daha okuyun ve bazı kelimeleri günün şartlarına uydurmayı deneyin: Yani belki de o dönem kullanılan “püskevit” kelimesi yerine bugün başka bir kelime çıkmış mı veya o dönemin en golcü futbolcusunun yerine bugünkü en golcü futbolcunun adını yazsak daha iyi olmaz mı?

9) Kendi konunuza paralel bir site daha kurun; ikinci bir fayda daha yaratın ve o faydaların içerisine koyacağınız linklerle sitenize trafik çekin. Bunu aslında dün yapmış olmanız gerekiyordu; ama hala yapmadıysanız bugün yapın. Eğer dün yaptıysanız da bugün hemen şimdi 1 post daha yazın.

10) Tweet atarken influencer’ları bulup onları @ ile mentionlayın ve size cevap vermelerinin yolunu açın. Tabii biz “tweet” diyoruz ama siz bunu tüm sosyal medya olarak anlayın ve “mention”un gücünü kullanıp influencer Voltran’ınızı oluşturun.

11) Trafiğine talip olduğunuz tüm kelimeleri sitenize girdiğinizden emin misiniz? Bir daha kontrol edin.

12) Sosyal medya denince bazen Youtube gözden kaçabilir. Youtube’a 3 kat önem verin; genelde oradan gelen trafik yaklaşık 3 sayfanıza bakmadan çıkmıyor.

13) Size trafik gönderen bir site varsa sahibiyle temas kurun ve bu trafiği nasıl arttırabileceğinizi öğrenin.

14) Haber bültenleri hazırlayıp basınla paylaşın: Sitenizde olan bitenleri basın yoluyla kitlelere iletin. Bir fayda yaratıyorsanız bu fayda mutlaka gazetelerin de ilgisini çekecektir; fayda yaratmıyorsanız da zaten o siteyi kapatın.

EN ETKİLİ MADDEYE GELDİK:

Yukarıda 15 madde demiştik ve 14'ünü saydık. Geldik en etkilisi olan 15.incisine:

15) Her ne yapıyorsanız yapın, ama indirim kodu verin. “İndirim kodu ne demek” diye sormayın, zaten biliyorsunuz. Eskiden gazetelerden kupon kesilirdi; bunları götürünce bazı şeyler ucuza alınırdı. Şu an bile bazı mağazalar indirim kuponu veriyorlar; ama “kupon” işi bitti, çünkü onun yerine “indirim kodu” denen, cismi olmayan, ama kullanıldığında bir şeyleri ucuzlatan şifreler çıktı. Eğer online alışveriş yapıyorsanız mutlaka dikkatinizi çekmiştir: Ürünü sepete koyup ödeme sayfasına geldiğinizde karşınıza fiyat çıkar. Yanında da (genellikle küçücük bir şekilde) “indirim kodunuz varsa buraya girin” kutusu konmuştur. İşte bu kutuya indirim kodunuzu yazar ve fiyatı ucuzlatırsınız. İndirim kodunun normal kullanılışı böyle; fakat bunun kökenine indiğimizde indirim kodunun aslında bir promosyon aracı olduğunu görüyoruz. Yani bu kod, haber değeri olan bir dijital nesnedir.

HABER DEĞERİ OLAN DİJİTAL CİSİM

Düşünün ki bir blog yazarısınız ve yazılarınızı bir e-kitapta topladınız. Bu e-kitabın promosyonu için kullanabileceğiniz en güzel argümanlardan biri “Kampanya boyunca ve stoklarla sınırlı olmak üzere” bir indirim kodu olabilir. Veya bloğunuza üyelik bedava ama premium üyelik ücretli; dolayısıyla bir promosyon kampanyası başlatarak “Sınırlı bir süre boyunca ilk sene için %50 indirim kodu” vermeniz bir haber değeri yaratacak ve bu haberin forumlarda, bloglarda, sosyal medyada ve konuyla ilgili adreslerde paylaşılması için imkan doğacaktır. Eğer siteniz satış da yapıyorsa; 1 tek ürününüz bile olsa; zamanla sınırlı bile olsa; indirim kodu vererek sitenizden bahsettirmeniz mümkündür.

Tabii ki sitenizden her bahsedilişte o yazıyı gören kişilerin içinden belli bir bölümü konuyla ilgilenecektir. Çünkü “indirim kodu” bir “fırsat”tır. Fırsat ise kaçabilir ve ilgili kişinin elini çabuk tutması gerekir. Dolayısıyla bugünün işini yarına bıraktırmayacak bir enstrüman olan indirim kodu, her site sahibinin alet çantasında bulunması gereken İsviçre çakısı kadar işlevli bir dijital cisimdir.

Kaynak: www.indirimkodu.com

Kaynak : www.siteadresi.com
6
2
1
1
0
Emoji İle Tepki Ver
6
2
1
1
0