• Volkwagen'le Patlak Veren Emisyon Skandalına Başka Markalar da Ekleniyor! Peki Nedir Bu Emisyon Testi?!
0
0
0
0
0
Otomotiv sektöründe son dönemlerin en büyük skandallarından biri yaşanıyor. Volkswagen'le başlayan emisyon sahtekarlığı sektördeki pek çok firmayı bitirebilir.
Bir süre önce Alman otomotiv devi Volkswagen'in araçlarında yaptığı sahtecilik gündemi sarmıştı. İddialara göre 18 Eylül'de ABD'li denetim kuruluşlarından Amerika Çevre Koruma Dairesi (EPA), Volkswagen'in sattığı 480 bin araçta emisyon değerlerini özel bir program ile düşük gösteren motorların kullanıldığını tespit etmişti.

İlk etapta ''iddia'' olarak ortaya çıkan bu söylemler kısa süre sonra kanıtlanmış ve 2009 - 2015 yılları arası satılan araçlarda bu motorların kullanıldığı saptanmıştı. İşin asıl patlama noktası ise, Volkswagen'in sadece Amerika'da sattığı 480 bin araçta değil, dünya genelinde 11 milyon araçta bu hileyi kullandığı da belgeler ortaya çıkınca görülmüş oldu. Yani durum oldukça ciddi. Hatta Amerika Çevre Koruma Dairesi'nin, Volkswagen’e toplam 18 milyar dolarlık bir cezai yaptırım uygulayabileceği söylenmekte.



Şimdi ise bu skandal, çok daha ciddi bir hal almış durumda çünkü işin içine Audi, Seat ve Skoda da girmiş durumda. Bild gazetesinin haberine göre, 2009-2013 yılları arasında üretilen Skoda marka araçların Fabia, Roomster, Octavia ve Superb modellerinde de söz konusu motorlar kullanılmış. Audi'de ise A1, A3, A4 ve A6 araçlar mercek altında.

Peki nedir bu emisyon ölçümü? Önemi nedir ve neden yapılır? Olabildiğince basit şekilde anlatmaya çalıştık:

Bildiğiniz gibi otomobiller her ne kadar çevre dostu üretilmeye çalışılsa da doğaya bir miktar zehirli gaz salımı yapıyor. Bu gözardı edilemez bir gerçek. Emisyon ölçümü de bu gazları belli bir sınırın altında tutmak için yapılıyor. Sınırlamanın asıl amacı insan sağlığına yönelik ve özellikle Avrupa'da bu sınır sürekli olarak aşağıya çekiliyor.

2009 yılında araç teknoloji sisteminde radikal bir değişikliğe giden Volkswagen, yeni donanımı ile motor ve yakıt kullanımında önemli bir gelişme katetti. Bu dönemde emisyon testlerinde gaz salım seviyesini düşük gösteren Volkswagen, bu sayede de oldukça düşük vergiler ödüyordu. Aynı zamanda araç performansları da aynı kalıyordu. Yani Volkswagen'in motorlarında yaptığı sahtekarlık, hem daha az vergi vermesine hem de az emisyon - çok performans algısı ile daha fazla araç satmasına yarıyordu.



Ancak özellikle 2014'ün sonlarına doğru, Volkswagen'in araçları emisyon testlerinde açıklar vermeye başladı. Bu açıklar hızla artıyor, dolayısıyla tepki sesleri de giderek artıyordu. Bu durum karşısında Volkswagen'in tutumu ise, teste tabi tutulan araçlarda ''teknik hatalar'' olduğu yönündeydi. Bu yılın Eylül ayında ise olay sonunda patlak verdi ve Volkswagen da yaptığı sahtekarlığı kabul etti. Olay ortaya çıktıktan sonra yapılan ölçümlerde ise motorlarında oynama yapılan araçların normalden 40 kata kadar daha fazla zehirli gaz ürettiği belirlendi.

Şimdi ise dev şirket iflasın eşiğinde. Bu şekilde üretilen 11 milyon aracın piyasadan geri çekilmesi söz konusu. Ayrıca şirket, daha şimdiden 25 milyar dolar hisse kaybı yaşamış durumda. Durumun farkında Yönetim Kurulu Başkanı Martin Winterkorn da istifa etmişti. Yani Volkswagen şu an iflasa doğru sürüklenen kaptansız bir gemi durumunda. 

Bunların dışında sağlık sorunu yaşayanların ya da Volkswagen sahiplerinin bireysel olarak açabilecekleri davalar da söz konusu. Fakat olayın daha büyük olduğu ve sektör çapında neredeyse bütün firmaların adının geçtiği söylenmekte. Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi (ICCT)'nin yaptığı araştırmada 15 farklı markaya ait dizel motorlarda benzer sahtekarlığın yapıldığı ve bu motorların 7 kat daha fazla zehirli gaz salınımı yapıldığı tespit edilmiş.



Sonuç olarak Eylül ayı, dünya otomotiv sektörüne resmen demir bir yumruk vurmuşa benziyor. Volkswagen ile başlayan bu süreç bakalım ilerde nasıl bir hal alacak?
0
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
0
0
0
0
0