• Pisagor’un İnsana Hayat Dersi Veren Bardak Tasarımı!
173
49
6
4
3
Antik Yunan döneminde yaşayan ünlü bilim insanı Pisagor’un tek öğretileri matematik ve geometri alanında değildi. Kendisi, aynı zamanda döneminin ve günümüzün en önemli filozoflarından birisi olarak anılıyor. Bunu anlamak için sadece bu bardak tasarımına bakmak bile yeterli.

“Her şeyin ölçüsü insandır.”

Pisagor, milattan önce 580’li yıllara damgasını vuran bir bilim insanıydı. Bugün hala onun keşfettiği bilgiler, matematik derslerinde okutuluyorlar. Geometrik şekillerin aslında mükemmel bir uyum içinde olduklarını ilk kez Pisagor’un teoremlerinde görüyoruz. Ancak kendisi, bilim dışında insanın ölçülü davranması üzerine söyledikleriyle aslında hayat boyu ders alacağımız sayılı kişiliklerden. 

Yaşadığı dönemde Yunan halkının ekonomik durumu oldukça iyiydi. Yapılan savaşlar ve yüksek gelir düzeyleri, insanların daha da aç gözlü olmalarına neden oluyordu. Elbette bu rahat ortamda çeşitli düşünürler yetişiyor ve içinde bulundukları sistemi eleştirmeye başlıyorlardı. Pisagor, antik çağlardan günümüze, insanların Zeus’a inandıkları dönemden bugünlere kadar adını andığımız sayısız düşünürden birisi. Ancak en ölçülüsü olduğu tartışılmaz bir gerçek.

Kendisinin insanın dengesizliği ve hep daha fazlasına olan arzusu karşısında söyledikleri, tek bir tasarımında yüzümüze tokat gibi vuruyor:

Sıradan bir bardak gördünüz. Ancak bu bardak, belirli bir miktardan daha fazla sıvıyla doldurulunca içindeki her şeyi boşaltıyor:

Lüks içinde yaşayan yöneticileri ve zengin insanları gözüne kestiren Pisagor, bu tasarımı yaptı. A çiziminde bardağın, içine koyulacak sıvı için sahip olduğu hacimsel boşlukları görüyoruz. B çiziminde bir problem görünmüyor. Çünkü bardağın aşağıya dönük olan boşluğuna henüz sıvı ulaşmamış durumda. Ancak C çiziminde olması gerekenden fazla sıvı doldurulunca, D'de gözüktüğü üzere bardak içindeki bütün sıvı boşalıyor. 

Burada da uygulamalı olan bir anlatım var:


 
Her söyleminde ve insanlara verdiği her derste Pisagor, tutarlı ve ölçülü bir insan olmayı savunuyordu. Hatta aşırılığı bile bile ölçü olarak gördüğünü söyleyebiliriz. Elbette bu ölçü, elimizdeki her şeyi kaybetmemize neden olacak yegane ölçüdür. 

Bardağın orijinal haline bakıldığında, dışarıdan nasıl bir tasarıma sahip olduğunu görmek mümkün değil. Zira amaç da zaten tam olarak bu. Bizler de dışarıdan insan olarak görünebiliriz. Ancak içimizdeki aşırılıklar, sahibi olduğumuz her şeyi aniden kaybetmemize yol açabilir. Üstelik aniden ve beklenmedik bir anda, hem de tam da istediğimiz o fazlalığa ulaşmak üzereyken. 

Bir bardakla insanlara hayatlarını kurtaracak ders vermek şu an bile zor. Bu tasarımın üzerinden 2500 yıldan fazla zaman geçtiğini de düşünmek lazım. O halde “modern hayat” olarak tanımladığımız yaşamımızın, aslında yaşadığımız dönemle ilgili olmadığını düşünmekte fayda var. Sonuçta bundan 500 yıl önce yaşasaydık, kendimizden önceki tarihe göre gene modern bir hayat sürüyor olacaktık. Belki de bu satırları, elinize tutuşturulan bir el yazmasında okuyacaktınız. 

Sonuç olarak aşırılığın ve ölçüsüz olmanın dayandırılacağı mantıklı bir şey bulamadığımızı görüyoruz. Ne çevremiz, ne yaşadıklarımız ne de içinde bulunduğumuz dönem; hiçbiri açgözlülüğümüzü açıklamıyor. 

Pisagor’un bunu basit bir bardakla yüzyıllardır göstermesine rağmen anlamıyoruz.

173
49
6
4
3
Emoji İle Tepki Ver
173
49
6
4
3