• 2050 Yılında Teknolojideki Gelişmeler Hayatlarımızı Nasıl Etkileyecek?
13
2
2
1
0
İnsanoğlu olarak Dünya'yı ister istemez sömürüyor, tüketiyoruz. Peki önümüzdeki yıllarda kurtarıcımız teknoloji olabilir mi? Olursa nasıl olur?
Her fırsatta teknolojinin ne denli ciddi bir ilerleme kaydettiğinden bahsediyoruz. Peki bu ilerleme, bizim için her zaman yararlı bir durum olabilecek mi?

Yapılan araştırmalara göre, insan sayısındaki artış bu şekilde devam ederse, şu an 7.3 milyar civarında bir nüfusa sahip Dünya'da 2050 yılında bu sayı yaklaşık olarak 10 milyar olacak. Bu durum da gezegene daha fazla baskı yapacağımız anlamına geliyor. Küresel ısınma oldukça ciddi bir hal alacak, kaynakların çoğu tükenmeye yüz tutacak ve enerji kaynakları da artık yeterli olmayacak.

Nüfus sayısındaki bu şişkinlik daha fazla yoksulluğa yol açtığı gibi daha fazla suç işlenecek, gıda için taleplerde de daha fazla artış olacak. Tabi teknoloji bağlanmında gelişim de o dönem devam edecek. Peki şu an için olabildiğince yararına kullanılan teknoloji, gelişimini bu şekilde sürdürürse 2050 yılında nasıl alanlarda işimize yarayabilir? Birkaç can alıcı maddeyle gözatalım.

 

 Nükleer Füzyon


Eğer insanoğlu oldukça sıcak durumdaki iki atomu çarpıştırarak açığa çıkan enerjiyi kontrol etmeyi başarırsa, elektrik problemimiz sonsuza dek çözülmüş olur. Ancak günümüzde nükleer füzyon üzerine doğru düzgün bir araştırma ve yatırım yapıldığı pek söylenemez. Nükleer füzyon sonucu elde edebileceğimiz Güneş vari bir sınırsız enerji kaynağına ulaşmak adına Fransa, Amerika gibi ülkelerde araştırmacılar bazı çalışmalar yürütmekte fakat ben kayda değer birşey çıkmış değil.

 

 Astroid Madenciliği


Nüfusun artmasıyla doğru orantılı olacak olan kaynak tüketimi, şu an aşina olduğumuz için varlığından neredeyse bir haber duruma geldiğimiz şeylerin de sonu olacak. Özellikle metaller konusunda büyük sıkıntılar çekeceğiz. Günümüzde kolaylıkla ulaştığımız metallerin fiyatları ateş pahası olacak, elde etmesi de, alması da oldukça zor seviyelere gelecek. Aynı şey su için de geçerli. İşte bu durumda başlıca alternatifimiz madencilik becerilerimizi Dünya dışına taşımak olacak.

 

 Deniz Üstünde Yaşam


Küresel ısınmanın etkisi olarak 2050 yılına geldiğimizde sular 20-30 cm yükselmiş olacak. Bu rakamlar size küçük gelebilir ancak böyle bir durum New York, Bangkok, Mumbai gibi pek çok yerin bol bol sel deneyimleri yaşayacağının ve şu an var olan pek çok adaya elvade diyeceğimizin habercisi. İşte bu tarz durumlarda bildiğimiz standart şehir hayatı yaşanılmaz bir hal alabilir. Peki alternatif ne olacak? Tabiki denizlerin üstüne inşa edilecek yeni mini şehirler. Bu konuda şimdiden ciddi adımlar atılmış durumda. Seastanding Institute firmasının web sayfasını buradan ziyaret edebilirsiniz.

 

 Akıllı Şebekeler


Uluslararası Enerji Ajansı IEA'ya göre küresel enerji tüketimi her sene %2 artmakta ki bu 2050 yılında beklenen nüfus artışı ile iki katına çıkacağı anlamına gelmekte. Şu an dünyanın dört bir yanında yavaş yavaş kendini göstermeye başlayan akıllı şebeke sistemleri, giderek yayılacak. Peki nedir bu akıllı şebeke? Akıllı şebeke şu anda da geleceğin elektrik işletişim, dağıtım ve üretim kontrol teknolojisi olarak görülen bir sistemdir. Daha güvenilir ve dayanıklı bir elektrik dağıtım şebekesi sunmayı amaçlayan akıllı şebeke projesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının da sisteme entegrasyonunu olabildiğince kolaylaştırmaktadır. Bu şebekeler sayesinde enerji arz-talep dengesi daha iyi kontrol edilecek ve hem enerji israfının önüne geçilecek hem de maliyet ciddi oranda düşecek. Akıllı şebeke konusunda günümüzde çoğu Avrupa ülkesi denemelere başlamış durumda.

 

 Elektrikli Araçlar


Günümüz otomotiv sektöründe de hızlı bir şekilde sektörün ağır toplarından olmaya başlayan elektrikli araçlar, gelecekte çoğumuzun tercihi olacak. Bunun sebebi olarak da yine artan nüfusa bağlı olarak çekeceğimiz kaynak sorunu gösterilebilir (evet, o petroller birgün mutlaka bitecek). İşte o zaman elektrikli araçların devri başlayacak. Akıllı şebeke ve doğal enerji kaynakları da işin içine doğru şekilde girebilirse, elektrik üretimi bizler açısından sorun olmayacak. Şu an için elektrikli araçların önündeki tek engel kapasite süreleri. Araçların batarya teknolojisinde ciddi bir devrim olması gerekmekte.

 

 Yiyeceklerin Geleceği


İnsanların et ve benzeri gıdalara olan talebi her geçen gün artmakta ve buna bağlı olarak günümüzdeki protein ihtiyacı 2050 yılında %80 artış gösterecek. Artan nüfus sebebi ile de herkes için yeterli gıda sağlanamayacak. İşte burada devreye laboratuvar ortamında yetiştirilecek yapay gıdalar girmekte. Bu konuyla alakalı yaptığımız habere buradan ulaşabilirsiniz.

 

 Grafen 


Konstantin Novoselow ve Andre Geim tarafından 2004 yılında Manchester Üniversitesi'nde keşfedilen grafen, karbon atomunun yapılarından biri. Grafen'i bu denli özel kılan şey ise, süper verimli, bilgi işlem becerisi süper hızlı, esnek ve inanılmaz ince araçlar, cihazlar yapmamıza yarayacak olması. Çünkü grafenin sahip olduğu yapı bu olayı elverişli kılmakta. Üstelik grafenin yapısı son derece de kuvvetli. Öyle ki, bildiğimiz tel örgü kalınlığında grafen moleküllerinden oluşan çarşaf benzeri bir madde, atmosferin neredeyse dışına çıkabilecek şekilde dayanıklı ve inanılmaz yüksek binalar inşa etmemize yarayabilir.

 

 Kentsel Ormanlar ve Dikey Bahçeler


Bu olay aslında biraz da insanoğlu olarak bazı şeylerin kafamıza dank etmesiyle meydana gelecek. Şu an elimize geçen her fırsatta katlettiğimiz ormanlar, karbon seviyesinin giderek artması ile aranan kan olacak. Ancak ormanları eski ihtişamlarına döndürmek için ne elimizde toprağımız ne de yetiştirecek koşullarımız olacak. İşte burada devreye çeşit çeşit ağaçlarıni bitkilerin olduğu botanik binalar girecek.

Kaynak: TechRadar
13
2
2
1
0
Emoji İle Tepki Ver
13
2
2
1
0