Yasağa Bilişim Muhabirleri de tepki Gösterdi

0
0
0
0
0
5651 sayılı kanunda yapılmaya çalışılan değişiklik ile internet erişimini sınırlarandıracak olan düzenlemeye tepkiler gelemeye devam ediyor. Son olarak da Bilişim Muhabirleri Derneği, konu ile ilgili bir basına çıklaması yaparak tepkilerini dile getirdi.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınları Düzenleme ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun üzerinde yapılacak değişiklikleri içeren torba yasa, dünyanın en büyük sansür ve kısıtlama yasalarından biri olarak anılıyor ve internet kullanıcıları ile internet sektörü çalışanlarının tepkileri gelmeye devam ediyor.

Son olarak Bilişim Muhabirleri Derneği yaptığı bir basın açıklaması ile yasağın anayasa ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne aykırı olduğunun altını çizerek böyle bir yasağın demokrasiyle örtüşemeyeceğini dile getirdi.

Yasa yörürlüğe girdiği anda şu an devam eden "uyar - kaldır" uygulamasının yerini "keyfine göre kaldır"a bırakacağını, hukuksal bir uygulama olmaksızın Telekomünikasyon İletişim Başkanı ya da herhangi bir bakan talimatıyla erişime kısıtlama getirilebilir hale geleceğini söyleyen dernek üyeleri bu uygulamanın bir sansür uygulaması olduğunu ve demokrasi ile yönetildiğini iddia eden bir ülkenin böyle bir uygulamayı yürürlüğe getiremeyeceğinin altını çizdi.

Ayrıca kullanıcı bilgilerinin 1 yıl boyunca saklanılacak olmasının açık bir şekilde bir fişleme çalışmasına davetiye çıkardığını vurgulayan Bilişim Muhabirleri Derneği, bunun anayasa ve İnsan HaklarıEvrensel Bildirgesi'ne aykırı olduğunu söyledi.

Bu ve bunun gibi sansür uygulamalarının Türkiye'nin uluslararası itibarını da zedeleyeceğinin altını çizen dernek üyeleri, internet ortamında işlenen suçların kararlarının tek bir kişi ya da atanmış bir merci tarafından değil hukuki temeller üzerinde mahkemelerce incelenerek gerekli olduğu taktirde cezalandırılması gerektiğini savundu.

İşte Bilişim Muhabirleri Derneği'nin yaptığı basın açıklaması:
 

“5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu” hakkında istenen torba yasa ile yapılması istenen değişiklikler, kamuoyunu olduğu kadar, Bilişim Muhabirleri Derneği üyelerini de kaygılandırmıştır.

Yasanın yürürlüğe girmiş olduğu 2007’den bu yana, 5651 sayılı kanun hala tartışılmaya devam ederken, bugüne kadar uygulanan “uyar kaldır” modelinin terkedilerek, herhangi hukuksal bir karar olmadan yalnızca Bakan veya Telekomünikasyon İletişim Başkanı’nın talimatıyla engellenme getirilmesi tam anlamıyla bir sansür uygulaması olup “demokrasi” ile yönetildiği iddia edilen bir devletin normlarına uygun değildir.

İnternet trafik bilgilerinin zorunlu olarak kayıt altına alınması süresinin, 6 aydan bir yıla çıkartılması, kullanıcıların verilerinin işlenerek, kötü amaçlı olarak kullanılmasına, ya da en basit anlamıyla “fişleme” endişelerine yol açmaktadır.

Bu yasa gerek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19 maddesi, gerekse Türkiye Anayasası’nın 26.’cı maddesi birinci fıkrasına yer almakta olan ifade özgürlüğü ile ilgili maddelere ters düşmektedir.

Daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Ahmet Yıldırım davası sonucunda 8.500 Euro tazminat ödemeye mahkum edilen ülkemizin ifade özgürlüğü karnesi ne yazık ki, bu tür “sansürcü” yaklaşımlarla hep kırıklarla dolu olup demokratik itibarımız uluslararası alanda zarar görmektedir.

BMD olarak özgürlüklerin başka özgürlüklerle sınırlanmış olduğunun farkındayız ve her türlü suçun, her türlü ortamda cezalandırılmasının kamu vicdanı açısından gerekli olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle İnternet ortamında işlenen suçların da, evrensel hukuk kuralları çerçevesinde, itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla TİB ve benzeri atanmışlarca değil yüce Türk mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi ve hükümlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. İleride bir takım siyasi kaygılarla, keyfi olarak kullanılabilecek yasaklamaların ülkemizi birçok boyutta kaos ortamına sokacağı endişesini taşıyoruz.

Yasa yapıcıdan beklentimiz, “ben yaptım oldu” zihniyetiyle hareket etmek yerine, BMD ve diğer ilgili STK’ların da konuyla ilgili görüşlerine dikkate almaları ve ileride uygulama aşamasında görülmesi muhtemel sıkıntıları bertaraf etmek adına kamu vicdanının sesini duyması olacaktır.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz,

0
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
0
0
0
0
0