0
0
0
0
0
Kırmızı taytlı süper kahramanımız sonunda beyaz perdeye adımını attı. Bizde ayağımızın tozuyla filmi inceledik. Bu arada spoiler yok, merak etmeyin.
Aylardır beklemekten bir hal olduğumuz Deadpool filmi bugün ülkemizde vizyona girdi, bende ilk seansa biletimi alarak koşa koşa gittim. Yazının başında şunu belirtmek isterim; ciddi bir Deadpool hayranı olarak filme olan beklentim gerçekten fazlaydı.

Nitekim bunun karşılığını aldığım bir film de oldu diyebilirim. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Deadpool, bugüne kadar yapılmış en güzel çizgi roman uyarlaması filmlerden biri olabilir. Zira çizgi romanlarda Deadpool ne ise, filmde de karşınıza çıkacak olan o. Tabi bu durumda Ryan Reynolds'un etkisi de oldukça büyük (bir oyuncu bir karaktere ancak bu kadar yakışırdı).



Elimden geldiğince spoiler vermeden ilerlemek istiyorum ve bu durum bir bağlamda elimi kolumu bağlıyor fakat, özellikle filmde dikkatimi çeken şey, Deadpool'un en fazla ön plana çıkan ''4.duvarı yıkma'' olayı. Bu olay filme öyle güzel harmanlanmış ki, siz her sahnede bu olaya maruz kalsanızda filmin, hikayenin akışına kendinizi kaptırıyorsunuz. Tıpkı çizgi romanlarda olduğu gibi.

Zaten filmdeki 4. duvar olayı ve bunun beraberinde Deadpool'un selam çaktığı şeyler, izleyicide sanki bir çizgi romanı okuyormuş izlenimi uyandırmakta. Bir diğer olay ise Deadpool'un bütün film türlerinin harmanlaması gibi olması. Bir bakıyorsunuz romantizm dorukta, bir bakıyorsunuz dram almış başını gidiyor, aksiyon desen zaten tavan yapmış. Komedi olayına girmeye gerek bile yok.



Eğer Deadpool'un oyununu oynadıysanız, film muhtemelen size yabancı gelmeyecektir (o da Ryan Reynolds'ın başarısı diyelim). Son dönemin çizgi roman uyarlaması filmlerinin tümünü sinemada izledim. Fakat Deadpool kadar güldüğüm bir film var mıydı?.... Yok.

Şimdi ufaktan bir karakterleri elden geçirelim; bir kere Negasonic Teenage Warhead karakteri çok başarılı olmuş. Çizgi romanda karşımıza çıkan karakterle pek alakası yok, fakat filmdeki karakterin dinamiği oldukça sağlam (Deadpool da bunun farkına varıyor zaten rahat olun). Colossus'a bakarsak, sonunda o dışı sert (gerçek anlamda) fakat içinde son derece barışçıl, sanatçı ruhlu biri olan Colossus'u görmek de bir hayli hoştu (olması gereken de bu zaten).



Weasley'e gelecek olursak; Deadpool'un en yakın arkadaşı konumunda olan Weasley, özellikle Deadpool ile aralarında geçen diyaloglarda neden onun en iyi arkadaşı olduğuınu açıklayıcı bir şekilde gösteriyor diyebiliriz (zaten bütün filmde Weasley'in olduğu sahnelerde yanında Deadpool'u görüyoruz dersek yanlış olmaz).

Filmin kötü adamları olan Ajax ve Angel Dust'a gelirsek; evet kötülüğün dibine vuran tipler ama sanki bir tık daha sağlam olabilirlermiş gibi geldi bana (özellikle Ajax).



Son olarak filmimizin kırmızı taytlısına gelirsek; tek kelime ile mü-kem-mel. Espriler olsun, ara ara yaşadığı o kişilik çatışmaları olsun. Sonuç olarak Deadpool, çizgi roman uyarlaması filmlere yeni bir boyut getirdi diyebiliriz. Yani film resmen ''çizgi roman filmi böyle olur'' diye bağırıyor. Hem de oldukça düşük bir bütçe ile (bütçe konusunda Deadpool da sık sık filmde güzel noktalara parmak basıyor zaten). 4.duvarı paramparça eden bazı esprilerin de biraz sağlam takipçi kitlesini hedef aldığını, ayrıca 80'ler ve 90'lara zaman zaman göz kırpışların olduğunu da belirtelim. Bu durum yaşça genç olan arkadaşların bazı espirileri kaçırmasına sebep olabilir.



Sonuca gelirsek Deadpool'a 10 üzerinden babalar gibi bir 8.5 verebiliriz. ''1.5 puanı nerden kırdın?'' diye sorarsanız da; düşük bütçenin getirdiği ufak sıkıntılar ve bana göre daha iyi olabilecek yerler (karakter ya da hikayenin işlenişi olsun) vardı diyebilirim. 

Spoiler vermeden film incelemesi yazmak biraz sıkıntılı, yani söyleyecek çok şeyim var fakat filmin büyüsünü bozmak istemiyorum. O sebeple siz de gidin izleyin, sonra gelin enine boyuna konuşalım. Film bittikten sonra da sinemadan çıkmayın, sonuna kadar durun. Zira Deadpool'un size müthiş bir süprizi var. He bu arada; Hugh Jackman ;)
0
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
0
0
0
0
0