3
0
0
0
0
Çizgi roman tutkunlarının merakla beklediği filmlerden olan 'Suicide Squad'ın yönetmeni David Ayer, DC Comics'in 75. yıl dönümüne ithafen müthiş birşey yaptı ve Jared Leto'nun Joker'inin ilk resmi fotoğrafını paylaştı!
Tüm çizgi roman hayranlarına 'sonunda be!' dedirten bir olay dün gece gerçekleşti.

Hepimiz birkaç gün önce çıkan ve bu haberimiz ile sizlere duyurduğumuz 'Batman V Superman: Dawn of Justice' filminin ilk fragmanının etkisindeyken, DC Sinematik Evreni'nin bir diğer merakla beklenen filmi 'Suicide Squad'dan müthiş bir haber (daha doğrusu fotoğraf) geldi.

Haberimize başlamadan önce -olabildiğince- küçük bir değinme ile DC Comics'in 'Batman V Superman' filmi kadar büyük bir merakla beklenen 'Suicide Squad' filminde bahsedilen nedir? Kimdir, nedir bu 'Suicide Squad'? 

'Suicide Squad', DC Comics'in bir nevi kötüler grubudur dersek yanlış olmaz. Aslında 'Suicide Squad'ın pek çok farklı versiyonu ve hikayesi bulunmakta DC Comics'de. Ancak filmin yönetmeni 'David Ayer'in (ki yönetmenlik için müthiş bir seçim olduğunu düşünüyorum) üstünde duracağı ve beyaz perdeye taşıyacağı 'Suicide Squad' hikayesi, bulunan pek çok hikaye içinden 'Amanda Waller'ın başı çektiği versiyona benzeyecek (Arrow'u izleyenleriniz az çok bilir). Şimdi burada detaylı olarak 'Suicide Squad'ın orijinine inmek çok uzun sürer, çünkü pek çok farklı hikaye bulunmakta.

       

Ancak bahsettiğimiz hikayeyi çok kısaca özetleyecek olursak; 'Amanda Waller' tarafından toplanan ve hükümetin bir nevi karanlık tarafına bağlı olan, onların pis işlerini halleden bir ekip 'Suicide Squad'. Grubun üyeleri de genel olarak 'Batman' kardeşimizin uğraştığı adamlardan oluşmakta.

Beyaz perdeye taşınacak bu grubun üyeleri ve onları oynayacak oyuncuların listesi de şu şekilde;

Amanda Waller - Viola Davis

Harley Quinn - Margot Robbie

Enchantress - Cara Delevingne

Killer Croc - Adewale Agbaje

Captain Boomerang - Jai Courtney

Rick Flagg - Joel Kinnaman

Deadshot - Will Smith

Lex Luthor - Jesse Eisenberg

The Joker - Jared Leto


Evet filmde karşımıza çıkacak çizgi roman karakterleri ve oynacak kişilerin listesi şu anki hali ile böyle. Listeyi bir ele alacak olursak; zaten Jesse Eisenberg'in 'Lex Luthor'unu 'Suicide Squad'dan önce 'Batman V Superman' filminde göreceğiz. Tabi bu tartışmaya açık olmayacağı anlamına gelmiyor, çünkü 'Lex Luthor' gibi 'Superman'in karşısında durmaya cesaret edebilen bir adamın Jessie gibi -biraz- sıska biri tarafından oynaması, az çok kafalarda soru işareti bırakmış durumda. Ancak Einsenberg'in 'Lex Luthor' olarak ilk fotoğrafı görücüye çıktığından beri ortalık bir duruldu, yavaş yavaş sevmeyenler bir 'olmuş lan!' demeye başladı.

       
 
Diğer karakterlere gelince; 'Harley Quinn' rolünde Margot Robbie'nin oynayacağı duyurulduğu gün herkes bu cast tercihini onaylamış, kimse şüphe duymamıştı. Çünkü Margot Robbie, zaten dış görünüş olarak bildiğiniz 'Harley Quinn'.

       

Diğer oyuncu tercihleri de genel olarak güzel ve olumlu tepkiler alsa da Will Smith'in 'Deadshot'ı hala bir 'acaba?' düşüncesi vermekte. Hatta çoğu kimse tarafından hala bu tercih onay görmemekte.Ancak ben bunun sebebinin Hollywood olduğunu düşünüyorum. Zira Hollywood'da canavar gibi oyuncu olsa da bir 'sevilmeme' durumu var. Bu sadece Will Smith için geçerli değil. Çoğu kıymetli oyuncu aynı durumla karşılaşmakta (koskoca Mel Gibson sırf yahudi olmadığı için kötü aktör muamelesi görmekte mesela). O yüzden ben Will Smith'ten güzel ve 'badass' bir Deadshot performansı bekliyorum (badass'in Türkçe'de tam bir karşılığı yok ancak yine de kullanmak istedim çünkü cuk oturuyor cümleye).

       

Ve gelelim 'Suicide Squad'ın en çok ses getiren ve şüphesiz film vizyona girdiğinde herkesin koşarak gidip, ilk görmek istediği karaktere. Tabiki 'The Joker'!

Bildiğiniz gibi 'Joker', bizim yarasanın -yani Batman'in- baş düşmanı. Ancak Joker gibi bir karaktere sadece bu tanımlama yetmez. Zira 'Joker' çizgi roman tarihinin belki de yaratılmış en müthiş kötüsüdür. Nasıl ki tüm çizgi roman fanatikleri -DC Comics hayranı olsun olmasın- söz konusu 'Batman' olduğu zaman bir durup ses etmiyorsa aynı şey 'Joker' için de geçerli.

Jerry Robinson, Bill Finger, ve Bob Kane (ağırlıklı olarak Jerry) üçlüsü tarafından yaratılan 'Joker', 1928'de beyaz perdeye taşınan ve Victor Hugo'nun eserinden uyarlama 'The Man Who Laughs (Gülen Adam)' filminde, Conrad Veidt tarafından canlandırılan karakterden esinlenilerek yaratılmış. 

                 

Şimdi olabildiğince hızlı ve kısaca özet geçelim, konumuza dönelim. 'Batman'in zıttı olan (aslında bence aralarında çok ince bir çizgi var) psikopatımız, Kara Şövalyemiz sinema sektörüne adım attığından beri, onun peşinden gelmekte.

'Batman' ilk olarak sinema sektörüne 1943'te Lewis Wilson tarafından canlandırılarak girmiş, altın çağını ve yükselişini ise şüphesiz, 1966'da Adam West ile yaşamıştı. O dönem Adam West'in canlandırdığı 'Batman'in karşısında, hem TV serisinde hem de sinema filminde 'Joker' rolünde gördüğümüz isim Cesar Romero idi. Hem TV serisi hem de dizi o dönemin popüler kültür fenomeni haline gelmişti. Ancak dizi iki sene sürdükten sonra TV'ye veda etti.

       
       
Aradan geçen uzunca bir süre zarfında Batman çizgi roman satışlarında müthiş bir kitleye ulaşmıştı. Artık 'Batman'i - dolayısıyla da 'Joker'i - bilmeyen kalmamıştı. Takvimler 1986'yı gösterirken, 'Frank Miller' isimli efsane bir yazar, dört sayılık bir 'Batman' serisiyle gelerek tüm 'Batman' anlayışını alt üst etmişti. 'Batman V Superman' filminde, Batman ile Superman'in kavgasının da esinlenildiği seri olan 'The Dark Knight Returns (Kara Şövalye Dönüyor)', şu an bildiğimiz ve benimsediğimiz karanlık, korkutucu Batman'in temellerini atmıştı.

Miller'ın bu serisi çizgi roman tarihinin en çok satanlarından biri olmayı başarmıştı. Hal böyle olunca da DC Comics, 20 yıldır suskun olan Kara Şövalye'yi yeniden beyaz perdeye taşımak için kolları sıvadı ve dümeni, o dönem 'Beetlejuice (Beter Böcek)' ile patlama yapan yönetmen Tim Burton'a devretti. Tim Burton da 'Beetlejuice'da başrolü olan Michael Keaton'ı aldı, Batman yaptı (o zamanlar çok tartışılsada Keaton müthiş bir Batman'di). E şimdi elimizde Batman olunca Joker'siz de olmaz. 1989 yılında yapılan Batman filminin Joker'i olarak seçilen isim de, o dönem 'The Shining (Cinnet)' ile zaten psikopat damgası yemiş Jack Nicholson'dı.

        

Jack Nicholson, zaten tartışmasız efsane bir oyuncu. Beyaz perdeye taşıdığı Joker tiplemesi de bir o kadar efsane olan Nicholson, gerek mizacı, gerekse jest ve mimikleriyle şahane bir Joker performansı ortaya koymuştu.  Bu filmin ardından üç adet daha Batman filmi beyaz perdeye taşınsa da karşımıza yeni bir Joker çıkmamıştı.

Tıpkı sinema sektörüne attığı ilk adımdan sonra verdiği ara gibi, yine uzun bir süre ortalıklarda görünmeyen Kara Şövalye, yıl 2005'i gösterdiğinde tarihe adını yazdıracağının bilincinde olmadan beyaz perdeye geliyordu. Yaptığı işler ile tartışmaya açık olmayan bir isim durumuna gelen Christopher Nolan, bizlere öyle bir Batman sunmuştu ki, işte o tüm çizgi roman hayranlarının kullandığı 'BECAUSE HE'S BATMAN! (çünkü o Batman!)' olayı bir nevi temellerini atmıştı. Karşımızda son derece karanlık, az ucundan psikopat ve -yine kullanmadan edemeyeceğim- tam bir 'badass' Batman vardı.

       

Nolan'ın Batman üçlemesi, Batman'e hem çizgi roman bazında, hem de sinema bazında tam anlamıyla seviye atlatmıştı. Zaten Ben Affleck'in yeni Batman'ine bu denli ön yargıyla yaklaşılmasının sebebi de Nolan'ın yarattığı Batman'dir (tabi Christian Bale'in muhteşemliğini de unutmayalım).

Gelelim Joker'imize. Nolan'ın Batman üçlemesinin ikinci filminde Joker'in olacağı öğrenildiğinde herkes son derece heyecanlanmıştı.  Fakat, Joker'i oynayacak ismin Heath Ledger olduğunu duyunca şöyle bir 'kiiim??!' olmuştuk. Çünkü o döneme kadar Ledger'ın -belki de- en bilindik işi 'Brokeback Dağı' filmiydi (merak edenler araştırsın ne demek istediğimi anlarlar).

Ancak... Ummadık taş, baş yarar misali, Heath Ledger öyle muazzam bir oyunculuk ortaya koymuş, öyle muazzam bir Joker karakteri canlandırmıştı ki... (yazacak birşey bile bulamadım, düşünün). Ledger'ın Joker'i, gerek hareketleri, gerek bakışları mimikleri, kısacası her şeyi ile bir Joker olmuştu. Öyle ki, Ledger'dan sonra DC Comics yazarları, çizgiromanlarında Joker'i yazıp/çizerken Ledger'a olabildiğince uydurmaya çalışmışlardı. Çünkü insanların istediği, hayran kaldığı Joker oydu. Filmin çekimleri bittikten sadece 2 ay sonra hayata gözlerini yuman Ledger, aramızdan bir efsane olarak ayrılmıştı.

       

Evet yazı baya bir uzun oldu, farkındayım, ancak bunlara değinmeden de olmazdı diye düşünüyorum. Şimdi gelelim haberimizin ana konusuna.

Haberin başında bahsettiğimiz 'Suicide Squad' filminde 'The Joker' karakterini canlandıracak ismin Jared Leto olduğunu söylemiştik. Ancak Leto'nun elimizde yeni Joker olarak hiç bir görüntüsü bulunmamaktaydı (saçlarını kestirip boyattığı halleri dışında).

Fakat dün gece filmin yönetmeni David Ayer, Twitter hesabından resmen bir bomba patlattı ve Leto'nun Joker olarak ilk resmi fotoğrafını bizlerle paylaştı. İşte karşınızda Jared Leto'nun yeni Joker'i;

       

Şimdi bazılarınızın ''bu ne lan?!!'' dediğini duyar gibiyim ancak hemen müdahale etmek isterim; arkadaşlar kim ne derse desin yeni Joker'imiz gayet müthiş durmakta. Çünkü elimizde yeni ve Christian Bale'inkinden çok daha karanlık, çok daha acımasız bir Batman olacak. Heath Ledger'ın Joker'i, onun da filmde ''you, complete me!'' tabiriyle, Christian Bale'in Batman'ini tamamlamaktaydı. Ancak o Joker, bu yeni Batman'in karşısında duramaz.

Zira elimizde Superman'i bir güzel pataklayacak ve hiç şakası olmayan bir Batman bulunmakta (Bale'inkinden çok çok daha psikopat). E hal böyle olunca da, bir de elinizde 'Suicide Squad' gibi zaten potansiyel psikopatlardan oluşan bir grup bulununca, Joker'den de beklenti çok üstlere çıkmalıydı. Öyle bir Joker olmalıydı ki, 'Suicide Squad'dakiler ne kadar uçuk olurlarsa olsun ondan korkmalı, Batman ne kadar acımasız olursa olsun onun kadar üst seviyeye çıkamamalıydı. İşte bu Joker de tam öyle durmakta.

Tek fazlalığı dişleri diyebiliriz belki. Ancak onun dışında yeni Joker'i ben oldukça beğendim. Tabi daha Leto'nun sergileyeceği performans da var, bir fotoğrafla iş bitmiyor ancak, bu fotoğraf benim yeni Joker'e olan ilgimi arttırmış durumda. Bu arada poz olarak Alan Moore'un efsane eseri 'The Killing Joke (Öldüren Şaka)'daki Joker'in pozuyla -neredeyse- birebir aynı pozda olan Leto'nun Joker'i,  karakter olarak da (aslında tam olarak karakter denmez de yapı olarak diyelim), Grant Morrison'ın yazdığı 'Batman: R.I.P.' eserinde, Tony Daniel'ın kaleminden yaratılan Joker'i anımsatmakta. 

       

Ayrıca 'dövmeli Joker mi olur yaa?!' diyenler; olur abicim. Hem de öyle bir olur ki. 

                                 

Evet sonuç olarak Jared Leto'nun bizlere sunacağı Joker, Cesar Romero, Jack Nicholson ve Heath Ledger'ın ardından sinema tarihinin dördüncü Joker'i olacak (bu arada efsane sesi ile Joker'e hayat verenlerden biri olan Mark Hamill'i de unutmayalım). 

       

Yazı bu kadar uzun olduğu için bazılarınız ''bu ne yaa?'' diyebilir. Aslında çok kısa bir şekilde, bir paragraf yazarak 'film bu, yeni Joker de bu' diyebilirdik. Ancak ne diyelim, bu da Webtekno farkı olsun. :)
3
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
3
0
0
0
0