4
0
0
0
0
​Bu haftaki Süper Kahraman Veri Bankası haberimiz ile karşınızdayız. Bugün, çizgi roman evreninin çılgın mutantı Magneto'yu inceleyeceğiz.
Süper Kahraman Veri Bankası serimizde bu hafta, geçtiğimiz hafta Lex Luthor'a karşı sizler tarafından Facebook üzerinde yapılan oylama sonucunda galip gelen Magneto'yu işleyeceğiz. Özellikle 90'lı yıllarda X-Men animasyon serisi ile, ardından da 2000'li yılların başından itibaren beyaz perdede karşımıza çıkan Magneto, bu sayede popülerliğini de ciddi derecede arttırdı. 

Önceki haberlerimizde olduğu gibi ilk olarak karakterin yaratılış sürecinden, sonrasında da kronolojik olarak hikayesinden bahsedeceğiz. Şimdi karakterin yaratılış sürecine bir göz atalım. Magneto, çizgi roman dünyasının en başarılı serilerilerinden olan X-Men'in ilk sayısında, yani tarihler 1963'ü gösterdiğinde, Marvel'ın iki efsane ismi, Marvel'ı Marvel yapan adamlar olarak bilinen üstadlar Stan Lee ve Jack Kirby tarafından yaratıldı.



Alfa seviye bir mutant olan Magneto (ki bu seviyeden yüksek sadece Omega seviyesi vardır), çizgi roman dünyasına adımını attığı ilk seriden beri ''kötü mutant'' olarak karşımıza çıkmakta. Zaman zaman bu kimliğinden arınarak iyilerin safında yer alsa da Magneto, Marvel çizgi roman evreninin en sağlam kötülerinden biridir. Hatta çoğu otoriteye göre Magneto, çizgi roman evreninde, tüm zamanların en sağlam kötüleri arasında Top 5'te kesinlikle bulunmalıdır.



X-Men serisinin inanılmaz derecede başarılı olmasındaki ana sebep, toplumda kendini dışlanmış hisseden, kendini farklı gören kitleye inanılmaz şekilde ulaşmasıdır. Şöyle ki, eşcinsel biri, ya da ırkçı bir toplumda büyüyen biri, X-Men'i okurken bir bağlamda kendini bulur, tıpkı kendisi gibi  toplum tarafından dışlanan karakterleri bulur. X-Men'de ise bu karakterlerin dışlanmalarındaki sebep, sadece ve sadece mutant oluşlarıdır. İşte Magneto'nun da olayı buradan gelmekte. Mutant olarak doğan ve İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerin işkencelerine maruz kalan Magneto, insanoğlunun şansını kullanamadığını ve artık yükselme, dünyayı kontrol altına alma sırasının mutantlarda olduğunu savunur, bu doğrultuda savaşır. Hatta Magneto'nun yaratılışında esinlenilen karakterin Malcolm X olduğu da bilinmektedir.

(Küçük bir not: önceki Süper Kahraman Veri Bankası haberlerinde ciddi şekilde detaya girdiğimiz için bu durum bazı okuyucuları biraz yıldırmış, yormuş. Bu sebepten yazıları olabildiğince kısa tutmaya çalışacağız. Tabii bununla doğru orantılı olarak karakter hikayelerindeki detaylarda azalma yaşanacaktır. Gerçi biz yine karakter hakkında bilgileri sağlam şekilde verecek, kafanızda da soru işareti bırakmayacağız ancak haberimizi bu durumun bilincinde olarak okursanız çok daha iyi olur)



Şimdi karakterin biyografisinden bahsedelim. Almanya'da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Max Eisenhardt, İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudi katliamı yapan Nazilerden kaçmak için ailesi ile birlikte Polonya'ya gider. Ancak Max ve ailesi, yine de Naziler tarafından yakalanır. Annesi, babası ve kız kardeşi, Naziler tarafından acımasız şekilde öldürülen Max, mutant güçlere sahip olduğu gerekçesi ile hayatta tutulur. Nazilerin amacı, ele geçirdikleri mutantları savaşta kendi saflarında savaşmaları için eğitmektir. Fakat Max, kolay pes eden biri değildir. Magda adında bir kız ile tanışan ve ona aşık olan Max, onunla birlikte Nazilerin elinden kurtulacak ve Magnus adını alarak kaçtığı Ukrayna'da yaşamını sürdürmeye başlayacaktır.



Fakat Max (Magnus), bir süre sonra sevdiği kadını da kaybedecektir. Magnus'un, Magda'dan Anya adında bir kızı dünyaya gelir. Her şey güzel ilerlerken Anya, babasının güçlerini kullanmak isteyen bir çete tarafından rehin alınır. Fakat Magnus, kızını kurtaramadan çete, Anya'yı içinde bulunduğu evle birlikte yakıp öldürecektir. Aslında bu olay, Magneto'nun da temellerini atacaktır. Bu çetenin peşine düşen Magnus, hem onları son derece acımasız şekilde öldürür, hem de bunu yaparken şehre ciddi derecede hasar verir. Magnus'un bu öfkesi, Magda'nın da korkup, onu terk etmesine yol açacaktır. 



Daha öncesinde hamile olan Magda, Magnus'u terk ettikten sonra mutant ikizler Wanda ve Pietro'yu dünyaya getirir, ancak doğumdan sonrasında hayata gözlerini yumar. Eşinin öldüğünden habersiz bir şekilde onu arayan Magnus, artık ''Erik Lehnsherr'' takma adını kullanmaktadır. Magda'yı ararken yaşamı boyunca önemli bir yer edinecek Charles Xavier ile tanışan Erik,  onunla birlikte Hydra'nın başındaki isimlerden olan Baron Strucker'a karşı da mücadele verir. Ancak Magneto-Xavier arasında olan bu ittifak, ikilinin ''mutantların toplumdaki yeri'' hakkında görüş ayrılığı yaşaması sebebiyle bozulacaktır.



Dediğimiz gibi Magneto'yu Magneto yapan şeyler aslında hayatı boyunca, sırf mutant olduğu için yaşadığı ve diretildiği şeylerin birikimi sonucu meydana gelmiştir. Mutant olması, onun sürekli olarak ezilmesine ve kullanılmasına sebep olmuştur. Sonunda da Magneto, ''yeter lan bu insanlardan çektiğim'' kafası ile ''mutantların şafağı'' mottosunu benimsemiştir.

Bu bağlamda Magneto'nun devlete karşı ilk atağı, füze tehditi ile olmuştur. Manyetik güçleri olan ve bunun sayesinde metal türü her şeyi kontrol edebilen Magneto, Amerika'nın füzelerini, Amerikalılar üzerinde kullanmak istemiş ve Cape Citadel'deki füze üssünü ele geçirmeye çalışmıştır. Ancak bu girişim, X-Men ile sık sık karşı karşıya gelmesine sebep olacaktır.



Tabii mutantların şafağını isteyen bir adam olarak, karşısında sürekli mutantlardan oluşan bir topluluk olması, bir de bu topluluğun başında eski dostu Xavier'in bulunması, onu X-Men'e ''hainler'' gözüyle bakmaya itecektir. Bu sebeple Magneto, sık sık X-Men ile mücadele edecek, hatta zaman zaman Avengers, Inhumans ve Defenders gibi gruplarla da sağlam kapışmalara girecektir. Fakat her kötünün içinde ufakta olsa bir iyilik olduğunun güzel bir örneğini gösteren Magneto, tüm Dünya'yı tehdit eden Beyonder'a karşı X-Men ile birleşerek sonunda ''iyi adam'' sıfatının sahibi olacaktır.



Ancak huylu huyundan vaz geçmez. Beyonder tehditini X-Men ile atlatmayı başaran Magneto, tekrardan karanlık günlerine dönüş yapacak, hatta Genosha Adasında küçük çaplı bir mutant imparatorluğu dahi kuracaktır. Magneto, zaman zaman bazı mutanları bir araya getirerek kendi X-Men'i tadında gruplar da kurar (Brotherhood of Evil Mutants gibi).



Diğer haberlerde yani Wonder Woman, Shazam ya da Green Lantern'da olduğu gibi Magneto'nun birkaç origin hikayesi bulunmuyor ya da karakterin yaratılışından bu yana Marvel tarafından yapılan bir ''evren sıfırlama'' durumu mevcut değil. Bu sebeple Magneto, 1963 yılından beri sürekli olarak gelişim gösteren bir karakter.

Şimdi Magneto hakkında bütün hikayeyi toparlayacak olursak; Magneto, şahsen benim görüşüme göre de çizgi roman evreninin (bakın sadece Marvel demiyorum), en sağlam kötü adamlarından biridir. Zira, Magneto'yu kötü olmaya sürükleyen süreç, tamamen hayatında yaşadığı şeylerle alakalıdır ve aslında Magneto'nun hikayesi, sürekli olarak dünya barışı konusunda başarısızlığa uğrayan insanoğlunun hikayesidir.



Magneto, bir mutant olarak dünyaya gelir ve çocuk yaşta soykırımın ortasında kalır. Sonrasında onun mutant güçlerini kullanmak isteyen kişiler, hayatında ciddi yaralar bırakır. İnsanoğluna olan güvenini kaybeden Magneto, dünyayı kurtarmanın tek yolunun onu mutantlar tarafından yönetilen bir şekilde inşa etmek olduğunu düşünür. Yani aslında ortada bir ''üstün ırk'' yaratma çabası mevcut.

Zaman içinde tüm dünyayı tehdit eden olaylara karşı Magneto'nun X-Men ile birleşmesi, hatta bir dönem tüm karanlığından arındığını simgeleyen beyaz kostümünü giymesi, onun tam anlamıyla insan doğasını yansıtan bir karakter olduğunu da güzel şekilde vurgular. Yani sık sık git-gel yaşamaktadır. Özellikle beyaz perdede Michael Fassbender tarafından canlandırılan Magneto karakterini de bu sebepten gayet başarılı buluyorum. Yaşadığı şeyler sebebi ile sürekli olarak ikilemde kalan, insanlara olan güvenini kaybetmiş bir karakter.



Magneto sadece X-Men'in değil, Avengers'ın da sık sık uğraştığı ve kolay kolay bileğini bükemediği bir karakterdir. Bu arada bahsetmeye gerek var mı bilmiyorum ancak kısaca Magneto'nun güçlerinden de bahsedelim; metal elementine sahip her şeye hükmedebilen Magneto, aynı zamanda manyetik enerjiyi manipüle ederek kendine koruma kalkanı yapabilir, ya da uçabilir. Bu arada yüksek seviyede olmasa da psişik güçlere de sahiptir. Son olarak, mutant seviyesi bağlamında en güçlü ikinci sınıf olan Alfa sınıfı bir mutant olan Magneto'nun zamanında güçlerini kullanarak Thor'un çekicini kaldırmışlığı ve Wolverine'in iskeletindeki adamantiyum'u sökmüşlüğü de vardır.



Evet, bu haftaki Süper Kahraman Veri Bankası haberimizin sonuna geldik. Dediğimiz gibi önceki haberlerde ciddi şekillerde detaya giriyorduk. Şimdi ise karakterleri biraz daha yüzeysel anlatarak okuyucuyu çok yormayalım dedik. Umarım beğenirsiniz (beğenmezseniz de eski formata geçeriz nedir ki yaani).
4
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
4
0
0
0
0