2
1
0
0
0
Facebook’ta beğen butonuna neden tıklıyoruz? Nasıl oluyor da kendimizi bir şeyleri beğenirken buluveriyoruz? Daha da önemlisi neleri beğeniyoruz ve bu işi neden yapıyoruz? Sosyal medyanın en büyük sorularından birine cevap arıyoruz…
Facebook’un sonsuza dek uzanan haber kaynağındasınız, gözleriniz bulanıklaşmış, beyniniz adeta bitkisel hayatta ve sayfayı aşağı indirip duruyorsunuz; durum güncellemeleri, haberler, fotoğraflar, profiller, bildirimler …

Birden bu sonsuzluğun içinde imleciniz “beğen” butonunun üzerine gidiyor ve tıklıyorsunuz.

Bu noktada iki ihtimal var; Webtekno’nun paylaşımlarından biri ile karşılaştınız ya da beyniniz size bu beğenmenizin avantajlı olacağının sinyalini verdi.

Eğer birinci grupta iseniz ve Webtekno’nun paylaşımlarından birini beğendiyseniz sorun yok, son derece normal bir durumla karşı karşıyasınız; peki sıradan bir gönderiyi neden beğenirsiniz?

Bir grup bilim adamı atom altı parçacıklarla çok meşgul olmasa gerek ki oturmuş ve Facebook’ta “Beğen” butonuna neden tıkladığımıza dair bir çalışma yürütmüş ve sosyal medya dünyasının belki de en etkili sonucuna ulaşmayı başarmış.
 

 Beğenmek farkındalığın bir ifadesi


Facebook’a girin ve “Beğen” butonuna tıklayın.

Ne yapmış oldunuz? Farkındalığınızı ifade ettiniz, sosyal bir etkileşimde bulundunuz.

Bu konu ile ilgili Dr. Larry Rosen, “Beğenmek sanal bir empati yöntemidir. Birisine karşı empati duymanın ne olduğunun bilincinde olan varlıklarız ve birisinin duygusal durumunu algılayabilecek ve anlayabilecek becerimiz var” diyor.

Beğen butonuna tıkladığımızda karşımızdaki kişi ile iletişim kuruyoruz ve o kişinin ya da grubun farkında olduğumuzu, onu anladığımızı gösteriyoruz.

Bir şeyi beğeni ifadesi olarak beğenmek zorunda değiliz; onun yerine “Beğen” butonuna tıklayarak “buradayım, seni gördüm ve seni anlıyorum” demiş oluyoruz.
 

 Sosyal sermaye kazanma metodu olarak beğeni

Sosyal sermaye nedir? İnternet sözlüklerinin tanımına göre “insanlar, onların değer yargıları ve davranış biçimleri arasında kurulan ve karşılıklı ya da birlikte hareket etme konusunda diğerlerine avantaj sağlayan bağlantılar” sosyal sermayeyi oluşturur.

Fiziksel ve yüz yüze iletişim kurmadığımız sanal ortamlarda da bu bağlantılar ve sosyal sermaye de sanal olarak oluşturulur ve “Beğen”e tıkladığınızda karşılıklı kazanç sağlayan sosyal bir birliktelik yaratmış olursunuz.

Ayrıca dışarıdaki sosyal hayatta nasıl ki takdir görmek, beğenilmek kazanç sağlıyorsa sosyal medyada da aynı şey geçerli.
 

 Beğenmek, kim olduğumuzu göstermektir

“Beğen” butonuna tıkladığınızda birey olarak nasıl bir kimliğe sahip olduğunuzu da ifade etmiş oluyorsunuz.

Eğer birisinin durum güncellemesini beğendiyseniz açık bir şekilde insanlara bu konuda o kişi ile hemfikir olduğunuz, onu onayladığınız mesajını vermiş oluyorsunuz ve ne düşündüğünüzü, hangi doğrultuda düşündüğünüzü tek bir tık ile ifade ediyorsunuz.

“Ne beğenirsen osun” bu rastgele söylenmiş bir kalıp değil; aslında Facebook’un işi paraya dönüştürme başarısının altında yatan temel düşünce bu. Size gösterdiği reklamlar beğenileriniz ışığında gösteriliyor. Öyle ki 60 bin Facebook kullanıcısı arasında yapılan bir araştırmanın sonucunda Facebook algoritmasını tersten çalıştırarak girilen beğeniler, kimlik tespiti konusunda kişilerin beyaz ya da siyah olduğunu %95 oranında doğru belirlerken eşcinsel erkekleri %88, siyasi kanatlarını %85 oranında, cinsiyetlerini %93 oranında ve yaşlarını %75 oranında doğru tespit edilmesini sağlamış.

Kısacası beğenileriniz kimliğinizi ele veriyor. (ve Facebook bunu paraya dönüştürüyor)
 

 Psikolojik geri dönüş alabilmek için beğeniyor.

Eğer birisinin fotoğrafını beğenirsek onun da aynı şeyi yapmasını ve fotoğrafımızı beğenmesini bekliyoruz. beğenilmek kimin hoşuna gitmez ki?

Psychology Today isimli bir dergide yayınlanan makalede bu konu ile ilgili “aldığınız daha fazla beğeni, daha fazla sevildiğinizi hissettiriyor” ifadesi yer alırken beğenilmemenin ya da fark edilmemenin de reddedilmişlik hissi uyandırabileceği söyleniyor.

Bir başka makalede yer alan “Facebook’ta reddedilmek ya da farkına varılmamak psikolojik bir cehennemdir. Kimse Facebook’a diğerlerinin neler yaptığını görmek için girmiyor aslında; kendisinin ne kadar fark edildiğini görmeye giriyor” ifadesi yer alırken kutlamalara katılmamız, arkadaşlarla takılmamız ile aynı nedenden sosyal medyada bulunduğumuz; fark edilmek, onaylanmak ve elbette takdir edilmek için orada olduğumuz anlatılıyor.
 

 Beğeni çoğu zaman daha derin iletişimin yerine kullanılır


Elbette “beğen - geç” alışkanlığının ya da kısaca “beğen”menin kötü yanları da var.

New York Times’da yer alan bir habere göre örneğin, beğenmek daha ileri seviye iletişim unsurlarının örneğin sohbetin yerine geçiyor ve bu nedenle sözlü iletişimdeki kültürel unsurların kaybolmasına sebep oluyor.

Konuşmak bir ömür sürer, beğenmek bir click

İletişime geçmek kimi zaman çok zordur, Facebook’taki arkadaşlarınızın kaç tanesi ile konuşuyor ya da yazışıyorsunuz - arkadaş listenizi en son ne zaman kontrol ettiniz? - sohbet ile iletişime geçmek ve etkileşim yakalamak için zaman ayırmanız gerekir, yazmanız ya da sözlü ifade becerilerinizi kullanmanız gerekir; ama beğeni için tek bir tık yeterli. Bir tık ve etkileşim yarattınız.
 

 Sonuç

Peki bu yukarıda okuduklarınız ne olacak, ne işinize yarayacak? Depresyona girip Facebook hesabınızı mu kapatmanız gerekiyor? İnsanların acınası birer varlık olduğunu düşünüp kendinizi vahşi doğaya mı adayacaksınız?

Bu sadece farkındalık ve bilinç.

Bunu bilmeniz şu açıdan işe yarayabilir mesela, eğer bir reklam verenseniz hedef kitlenizi doğru şekilde ölçebilir, yönlendirebilir ya da onların sunduğu veriler ışığında sizi doğru tarafa yönlendirmesine imkan verebilirsiniz. Böylece hedef kitleniz ile etkileşiminizi en yüksek seviyeye çıkartabilir, karlılığınızı artırabilirsiniz.

Unutmayın, insanlar kendilerini rahat hissedecekleri ve kendileri için hiçbir şekilde sorun yaratmayacakları şeyleri beğenir (ve elbette anladıkları ve hemfikir olduklarını)

Facebook adeta veri toplamak ve üzerine düşünmek için sonsuz bir derya ve biz genellikle aklımızın bir köşesinde hep bulunduruyoruz.

Bu kadar uğraştıktan sonra da sanırım beğenilmeyi hak ediyoruz.

Tekrar söylüyorum; bir şeyi beğendiyseniz Webtekno paylaşımı ile karşılaşmışsınızdır, ya da yukarıdaki nedenlerden biri.
2
1
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
2
1
0
0
0