6
0
0
0
0
Diamond ve Silk olarak bilinen iki Trump yanlısı sosyal medya fenomeninin Facebook tarafından sansürlendiklerini iddia ettikleri duruşma geçtiğimiz günlerde görüldü. Bununla birlikte YouTube'da şimdiye kadar birçok video kaldırma olayı yaşandı. Peki yeni medya ve sansür arasında bir ilişki var mı?

Medya ve sansür kelimeleri sık sık beraber anıldığından neredeyse bir tamlama olarak görünmeye başladılar. Ya da başka bir açıdan bakarsak medyaya yönelik olarak sürekli bir sansür uygulanmasından dolayı bu iki kelime hep bir arada kullanılır oldu. Yeni medya ortamlarına geçtiğimizde ise bu sansürün biteceği söylendi; tabi o zamana kadar kendisini otosansüre alıştırmamış bireyleri işin içerisine katmazsak. Ancak, bazı durumlarda sansür gayet uygulanması gereklidir. Örnek olarak YouTube, her zaman IŞİD yanlısı içeriklerin kaldırılmasında oldukça proaktif bir tavır sergiledi. Bu bağlamda popüler bir sosyal ağ olan platform, 2017'nin son çeyreğinde 8 milyon sakıncalı videoyu kaldırdı.

Bununla birlikte YouTube, her ne kadar milyonlarca sakıncalı videoyu kaldırmış olsa da uzun bir süre pornografik içerik taşıyan videolara müdahale edemedi. Hatta bir video tespit edildiğinde 2.3 milyon kadar görüntüleme almıştı. Buradan hareketle yakın döneme geçtiğimizde, YouTube binasına saldıran Nasim Aghdam hakkında bulunan tüm sosyal ağ hesapları ve içerikleri kaldırılmıştı. Instagram ABD'de bir okula saldırı düzenleyen Nicholas Cruz adlı şahsın hesabını silmişti. Ancak garip bir şekilde Boston bombacısı Dzhokhar Tsarnaev'in Twitter hesabı idam cezası aldığında bile aktif olarak duruyordu.

Ancak sosyal ağ platformları herhangi bir videoya yönelik bir işlem yaptığında bunu dayandırdığı şey konusunda hep kararsız ve güvenilmez oldular. Birçok kişi bu işlemin (tabi ki duruma bağlı olarak) kasıtlı olduğunu düşündü. Sosyal ağlar IŞİD'e yönelik olarak alınan proaktif tutumu Neo-Nazi gruplara karşı dönemsel olarak gösterdi. Son olarak Facebook CEO'su Mark Zuckerberg Kongre'ye verdiği mülakatta sitenin bu tip gruplandırmadığı belirtirken aşırı milliyetçi Richard Spencer'ın sayfalarını kaldırmak için Nisan ayı ortalarına kadar ayak sürüdü.

Genel olarak ve kısaca bakmak gerekirse, tüm şeyleri toplumsal ve kullanıcı faydası güderek yaptıklarını belirten sosyal medya devleri çoğu durumda çifte standart yoluna gidiyor. Geçtiğimiz aylarda Twitter da dahil olmak üzere birçok şirket Neo-Nazi grupların saldırı yapmasını beklermişcesine ilgili hesaplara yönelik işlem yapmamıştı. Ancak her ne olursa olsun sansür mekanizması oldukça ince bir çizgi üzerinde duruyor ve tanımının gayet net bir şekilde yapılması gerekiyor.

Kaynak : https://www.engadget.com/2018/04/27/social-media-has-a-censorship-problem-of-its-own-making/
6
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
6
0
0
0
0