103
20
14
10
7
Yeni medya mecralarıyla, en büyük aracın televizyon olduğu geleneksel medya arasındaki savaş devam ediyor. Reytingin günden güne “beğen ve paylaşa” döndüğü günümüzde, televizyon izleme konusunda söz bu kez takipçilerimizde.

Televizyon 20. yüzyılın en kitlesel buluşlarından birisi olarak hala hayatımızda. Kablodan ya da uydudan gelen sinyallerin sürekli yayın akışıyla bitmeyen bir döngüye girdiği televizyonlar, hala pek çok evde bulunuyor. Hangi açıdan bakarsanız bakın, televizyon yayınlarına artık eskisi kadar ilgi gösterilmiyor. 

Diziler, filmler ve programlar bant halinde yayımlanıyor, canlı yayınları kaçırdığınızda ise geri dönüşü olmuyor. Her ne kadar bazı platformlar yayın kaydetme, erken uyarı gibi çözümler getirselerde kumandalar savaşı kaybetmek üzereler. 

Yeni medya mecralarında ise kilit konu etkileşim. Sosyal medyanın da etkisini kullanan bu mecralardaki çeşitlilik günden güne artıyor. Bir zamanlar insanlara internetten film ve dizi DVD’leri satan Netflix, artık bulut yayıncılığı devi haline geldi. Disney, yeni platformuyla önümüzdeki sonbaharda hizmet vermeye başlayacak. Ülkemizde e PuhuTV ve Blu TV gibi örneklerle hem yerli hem de yabancı yapımları anında izleyebiliyoruz. 

Bu savaşın galibi çoktan belli. Ancak televizyon, eski bir alışkanlık olarak vazgeçilmesi, tamamen terk edilmesi zor bir medya aracı. Peki bu alışkanlığımız her gün bizim ne kadar vaktimizi alıyor? En önemlisi de ne kadar izleyici artık yeni medya mecralarına uyum sağlamış durumda. 

Aklımızdaki sorulara yanıt bulmak için sözü yine size bırakıyoruz:

103
20
14
10
7
Emoji İle Tepki Ver
103
20
14
10
7