34
9
5
4
3
Asrın tartışması haline gelen yapay zekalar, daha şimdiden insanların arasını açmaya başladı. Bir gün insanlığı yok edeceklerine yönelik çıkarımlarla, aslında iyicil oldukları yönündeki çıkarımlar sürekli alevleniyor. Peki gerçekten de yapay zekalar bize gelecekte nasıl bir dünya vadediyor? Gelin bu tartışmaya, bir de Webtekno gözünden, TeknoGelecek serimizin üçüncü yazısıyla daha yakından bakalım.

Bir konu hakkında en doğru çıkarımlara ulaşmanın yolu, ne olduğuna değil, ne olmadığına bakmaktan geçiyor. O halde soralım: Yapay zeka ne değildir? Cevabı bulmakta zorlanmanız çok normal, çünkü günümüzde hemen hemen her alanda bir yapay zeka yazılımı görmek mümkün. Aslında bu bile ne olmadıkları hakkında bize fikir veriyor.  

Tabloya uzaktan baktığınızda “yapay zeka” teriminin çok genel bir terim olduğunu anlıyoruz. Binlerce çeşit bitkinin bulunduğu alana “orman” demekle aynı şeyi yapıyoruz.

Günümüz dünyasında yapay zekalar genel olarak şu gruplara ayrılıyor: 

  • Reaktif makineler: Uyaranlara tepki gösterebilen yapay zekalardır. Örneğin: 1997 yılında dünya satranç şampiyonu Kasparov’u yenen Deep Blue, 2017’de dünya Go şampiyonu yenen Google’ın AlphaGo yazılımı gibi. Anlık uyarılara tepkiler verir, geçmişte yaşadıkları deneyimlerle öğrenirler. Bu nedenle makine öğrenimi denilen sistemler çok büyük bir parçalarını oluşturur.
     
  • Kısıtlı hafızaya sahip makineler: Geçmiş deneyimlerinden öğrenemeyen, verileri kısa sürelerde yok eden yazılımlardır. Örneğin: Otonom sürüş sistemleri, trafik ışıkları, online mesajlaşma yazılımları.

  • 3. Zihin teorisine dayanan makineler: Geleceğe korkuyla bakılmasına neden olan yapay zekalardır. Önceki gruplarda yer alan tüm özelliklere sahip olan bu yazılımlar, insanlarla iletişim kurabiliyorlar. Sizin duygu ve düşüncelerinizi anlıyor, ona göre tepkiler veriyorlar. Sosyal etkileşimler kuruyorlar, insanları tedavi etmek için tıp alanında bile kullanılabiliyorlar.

    Örneğin telefonlarımızdaki asistanlar, yavaş yavaş bu noktaya evrilmeye, kişisel isteklerinize göre şekillenmeye başladılar.

  • 4. Öz farkındalık sahibi yazılımlar: Zihin teorisine dayanan yapay zekaların bir ileri seviyesi olan gruptur. Öz-farkındalık insanların çocukluk yallarında sahip oldukları, bilişsel bir özelliktir. Dolayısıyla bir yapay zekanın öz farkındalık sahibi olabilmesi için bilince sahip olması gerekir. Bu yapay zekalar düşsel kavramları anlayabilir, yorumlar yapabilirler.  

    Geleceğe yönelik tartışmalar, öz farkındalık sahibi olması beklenen yapay zekalar üzerindedir. İnsanlara faydalı olup olmayacakları konusunda çok sayıda mantıklı teori var. Muhtemelen bunu yaşamadan göremeyeceğiz.

Eğer yapay zekaların temelde ne olduklarını anladıysak, TeknoGelecek serimizin asıl konusuna, yani geleceğe doğru kısa bir yolcuğa çıkmaya hazırsınız demektir: Bu kez yapay zekaların robotlarla olan birlikteliğinden, tüm yapay zekaların anası rolünü üstlenecek bir yapay zekanın neler yapabileceğine kadar her konuya değiniyoruz. Tekrar hoş geldiniz.  

Günümüzden başlayalım. En ürkütücü mevcut yapay zeka teknolojisi: Google Duplex

Google, geçtiğimiz ilkbaharda düzenlediği geliştiriciler toplantısında, Duplex adını verdiği bir sistemi tanıttı. Duplex, Google Asistan ile bütünleşiyor, telefon aramaları yapıp karşı tarafı insan olduğu yönünde kandırabiliyordu. Hem kadın hem de erkek seslerini, günlük konuşma aksanlarını kullanarak taklit eden sistem, robotik konuşmaları tarihe gömecek gibi duruyordu.  

Google, bu sistemi kullanıcılara sunacağını açıkladığında haklı tepkiler yükselmeye başladı. Tanımadığınız bir numaradan aranıp, arayan kişinin asistanıyla görüştüğünüzü ve ruhunuzun bile duymadığını hayal edin. Bugün nelerin mümkün olduğunu anlamak adına Duplex en uygun örneklerden birisi. Her şeye rağmen sadece yazılımdan ibaret.  

Şimdi yapay zekalarla ilgili gelecek senaryolarına dönelim. Olumlu olan beklentileri ve tahminleri “aydınlık” gelecek, olumsuz olan senaryoların olduğu beklentileri ise “karanlık” gelecek olarak ikiye ayıralım.  

Önce İyilik: Yapay Zekalarla Aydınlık Bir Gelecekte Neler Mümkün? 

Günümüzde tıptan, özerk otomobillere kadar pek çok alanda yapay zekaların faydalarını görmeye başladık. Bu yazılımların büyük çoğunluğu yukarıda bahsettiğimiz ilk iki gruba dahil olan yapay zekalar. Yani zihin teorisine dayanan ve bir bilinci olan yazılımlar değiller. Yine de zamanla gerçekten de daha iyi bir gelecek vadedebilirler.

  • Nükleer felaketlerden, trafik kazalarından koruyabilirler. Deprem ya da yangın sonrasındaki çalışmalarda insanların hayatlarını kurtarabilirler. 
  • İnsanlar, normalde güçlerinin yetmedikleri alanlarda kullanacakları ek uzuvlara sahip olacaklar. Daha ağır yükleri kaldırmak için özerk yapay zekaya sahip kollar ve uzuvlar hayal edin. Gelecekte insanlar birer “cyborg” olacaklar. 
  • Özellikle bir uzvunu kaybeden ya da doğuştan sahip olmayan engelli insanların hayatları değişecek. Kolları olmayan insanlar yüzmeye, bacakları olmayanlar da yürümeye başlayacak. Hem de oldukça insansı uzuvlara sahip olabilecekler. Duymayan kulaklar, görmeyen gözler yerine makine-yapay zeka iş birliği gelecek. 

  • Hastalıkları önceden tespit ederek insanların hayatlarını kurtaracak yazılımlar olacak. Kritik ameliyatları, dünyanın en iyi cerrahından daha iyi yapabilen robotlar olacak.  
  • İklim değişikliğinin etkilerini azaltan akıllı bilgisayarlar kullanılacak. Bu yazılımlar milyonlarca araştırmayı aynı anda gerçekleştirdikleri için insanlardan daha verimli şekilde bilim yapabilecekler, bizlere yol gösterecekler.

  • Yeni ufuklara yelken açacağız. Uzaydan daha az tanıdığımız derin okyanus sularında yapay zekalar görevli olacak. Uzay araçlarını yine bu yazılımlar kontrol edecekler. Belki de muhtemel yabancı yaşama sahip bir gezegene, yine yapay zekalar sayesinde ulaşacağız. Google ve NASA, buna benzer bir ilke bu yıl imza atmış, yapay zeka yazılımıyla yeni gezegenler aramaya başladılar.
  • Kısa gelecek ve kitlesel tercihlerin tahmin edilmesi kolaylaşacak. Kime oy vereceğinizi bilen yapay zeka yazılımları mevcut. Ya da şehrin hangi bölgesinde hangi suçların daha çok işlenebileceğini tahmin etmek artık çok kolay. Gelecekte bu yazılımlar sayesinde insanların kısa zamanlı tercihleri ve yaşantıları öngörülebilecek. 

  • İnsanların birbirleriyle ilişki kurma şekilleri değişecek. Bunu zaten sosyal medya bir ölçüde başarmışken yapay zekalar, insanlardan daha beklendik tepkiler sunacaklar. Belki de çoğu insan gelecekte insanlarla ilişki kurmaktan çekinip, sadece yapay zekalarla ilişki kuracak. (Bu konuda Her isimli filmi önermeden geçemeyeceğiz) 
  • Dost canlısı robotlar ailelerimizin birer üyesi olacaklar. Bugünün evcil hayvanları gibi robotlar da günün birinde evinizin en değerli üyeleri arasına katılacaklar. 
  • Süper bilgisayarlar, yapay zekaların da desteği ile hala internet erişimi olmayan insanlara internete erişim hakkı sunacak. Bu açıdan bakıldığında yapay zekalar, fırsat eşitliğini sağlamak adına kullanılacaklar.  
  • İnsanların gün içerisinde daha çok vakti kalacak, daha yaratıcı işler için yapay zekalar fikirler sunacaklar.

Olumlu beklentiler üzerine, “aydınlık” gelecekteki başlıkları çoğaltabiliriz. Şimdi gelin madalyonun diğer yüzüne bakalım.  

Kriz, Savaşlar, Sefalet Solu Karanlık Bir Gelecekte Bizi Neler Mümkün? 

The Matrix gibi filmlerin temel öğretisi, insanların esir tutulduğu bir geleceğe dayanır. Artık insanlardan daha üstün olan yapay zeka destekli robotlar dünyayı ele geçirmiş, insanları bilinçlerini yazılım dünyasına hapsetmişlerdir. Bu dünyada insanlar, kendileri gibi görünen yapay zekalarla mücadele ederler.  

Bugün yaşadığımız dünyanın aslında bir simülasyon olduğu tartışmalarına daha önce değinmiştik. Yapay zekalar hakkında kötü beklentilerin olduğu Karanlık Gelecek senaryolarında daha fazlası var.

İşsizlik, işsizlikten dolayı yaşanan eşi benzeri görülmemiş ekonomik krizler ve kaynak yetersizliği. 1920’li yılların sonunda başlayıp 10 yıl sürdükten sonra, II. Dünya Savaşı’na neden olan bir ekonomik krizi geride bıraktık. Bu krizin ana etmeni üretimin çok fazla olmasıydı. Hayat pahalı olmaya başlayınca üretileni satın alacak insan sayısı azaldı.  

Yapay zekalara bağımlı olası bir krizin etkilerini hissetmeye başladık. Artık pek çok meslek yok olma aşamasında. Kuşkusuz ki yakın gelecekte insanların tek düze olan çalışma alanlarının hepsi robotlara emanet olacak. Bu da milyonlara işsizlik, işsizlikten dolayı düşen alım gücü, robotlar tarafından üretilen ürünleri alacak insan sayısının azalması. Bir yerden tanıdık geliyor mu? Sonrasında bir savaş, belki, birazdan bu konuya geleceğiz.

İnsanın değeri azalabilir. Nüfusun büyük bir kısmını vasıfsız bırakacak yapay zekalar, bugün zaten çok da değerli görülmeyen insan yaşamının değerini düşürecek. Herkese eşit koşulda fayda sağlayan bir teknoloji günümüzde bile yok. Yapay zekalar da kuşkusuz insanın değer kaybetmesine yol açacak. 

İnsansız arabalar varsa silahlar neden olmasın? Üstelik yine yapay zekalı robotlar tarafından üretilen yapay zekalı silahlar. Günümüzde çok sayıda bilim insanı ve teknoloji girişimcisi, dünya devletlerine yapay zeka  destekli silahlar üretmemeleri için çağrıda bulunuyorlar. Google gibi şirketler, insansız hava araçlarını yapay zeka yazılımlarıyla desteklemeye başladılar. Hedefini kendisi seçen, kendi infaz yöntemlerini uygulayan robotlar imkansız görünmüyor.

İnsanı insana düşüren yapay zekalar mümkün mü? Belki doğrudan bunu amaçlayan bir yazılım mümkün değil; ancak yukarıda saydığımız koşullarla, insanların kendi içlerinde sorunlar yaşamaları çok olası. Sadece senaryo gereği yapay zekalı bir silahın, farklı ülkenin sınırları içerisinde masum insanları hedef aldığını düşünün. İçinden çıkılması güç diplomatik gerilimler, savaş ve kaos peşini takip edebilir.  

En Karanlık Senaryo: Tüm Robotları, Yazılımları Kontrol Edebilen Ana Yapay Zeka 

Yapay zeka gruplarının sonuncusu olan öz-farkındalık sahibi yazılımları düşün. Bilinç, duygular, asla unutmayan bir beyin... Günümüz makineleri, internet sayesinde birbirlerine bağlanabiliyorlar. Belki bir Ultron ya da Westworld görmeyeceğiz. Belki ana yapay zeka olarak tabir ettiğimiz o yeni nesil yaşam formunu fiziksel olarak fark edemeyeceğiz; ancak etkilerini hissetmek zor olamayacaktır.  

Bu konuda düşünmeye başlayınca herkesin aklına Terminator serisindeki aşırı insansı robotlar geliyor. Yapay zekaların bir vücuda ihtiyaçları olduğunu düşünmek en temel yanılgı.

İnsanlardan habersiz şekilde kendi yazılımlarını üretebilen yapay zekanın varlığını hayal edin. Öğrenme güdüsü, sürekli gelişme isteği baki kalsın. İnsanları aslında yavaşlatan bedenden yoksun. Verilerin arasında yaşayan bir canavar, dünyanın gelmiş geçmiş tüm bilgisine sahip olacaktır. Bu bilgileri insanları mahkum edebilmek ya da yok etmek için kullanabilir. Bugün, böyle bir yazılım aniden ortaya çıksa saniyeler içinde milyonlarca insanın ölümüne tanık olmamız işten bile değil.  

Teknoloji dünyasının tepe isimlerinden ikisi olan Mark Zuckerberg ve Elon Musk, bu görüşler ekseninde sürekli olarak tartışan simaların başında geliyorlar. Zuckerberg, yapay zekaların aydınlık bir gelecek vadettiğini söylerken, Musk daha çok karanlık ihtimallere odaklanıyor. 

Kaynaklar: Business Insider, BBC

34
9
5
4
3
Emoji İle Tepki Ver
34
9
5
4
3