13
5
4
4
1
Son yüzyıl, insanlık tarihinin en çok gelişme kaydettiği dönemdi. Takvimlerdeki Yakın Çağ bitmiyor ama bizler, çoktan yeni bir çağa giriş yaptık. Bir dans sanatçısının robotla sergilediği gösteri ve düşündürdükleri nasıl bir çağa girdiğimizi gösteriyor.

Robotlaşmak ve robotları insansı hale getirmek derken aklımıza neler gelir?

Bugün yeryüzünde yaşayan her insanın düşünmesi gereken önemli bir konu var. İzlediğimiz filmlerin, okuduklarımızın ve duyduklarımızın etkisi altında kalarak robot meselesini yeteri kadar ciddiye almıyor olabiliriz. Ancak düşünmemiz gerekiyor. Düşünüp bu yarışa katılmamız ve başarı elde etmemiz gerekiyor. 

Evinize girdiğinizde yaptığınız ilk şey, ışığı açmak olur. Yani elektriğin, ışık kaynağına enerji sağlaması için devreyi aktif edersiniz. Her şey bu şekilde başladığında insanlık tarihi henüz iki büyük savaş görmemiş, 1929’daki Büyük Buhran yaşanmamıştı.

Şimdi, “Ekonomik krizlerle ve savaşlarla robotların ne ilgisi var?” diyebilirsiniz. Var dostlar, hem de hiç düşünmediğiniz kadar var. Yaşanan savaşlar ve krizler sonrasında artan üretim ve rekabet, teknolojinin gelişimini de hızlandırdı. Her şeyi basitleştirme arzumuz zamanla, düzeleceğini zannettiğimiz ekonomik sistemleri büyük bir kriz döngüsü içine soktu. Elektronik devreler ufaldı ve ufalmaya da devam ediyorlar. Artık bir ışığı açmaktan çok daha karmaşık sistemlere sahibiz. 

Zamanla bu sistemleri otonom bir şekilde kontrol etmemizi sağlayacak yazılımlar geliştirdik ve komutları, insandan bağımsız bir hale getirdik. Honda’nın Asimo robotu ilk çıktığında takvimlerimiz 1986 yılını gösteriyordu. Sonralarda yazılım teknolojilerimiz gelişti, IBM tarafından üretilen satranç bilgisayarı Blue Depth, dünya satranç şampiyonu Kasparov’u yendi. Bugün ise satrançtan daha gelişmiş bir oyun olan Go temelli bir yapay zeka, 700 yıllık oyun tarihindeki bütün hamleleri insan desteği almadan inceledi ve sadece iki haftada bütün şampiyonları ipe dizdi.  

İki sistemin bir araya gelmesinden, donanım ve yazılımların uyumundan olan korkumuz tavan yapmaya başladı. Terminatör gibi filmler çektik ve robotların geleceğini muhtemel kaosun çıkış noktasına bağladık. Makinelerle insanların uyumunu arttırmak için çalıştık. Yakın gelecekte beynimizi tamamen yapay vücutlara aktarmaktan söz eder olduk. Sadece ve sadece 1 asır içinde gerçekleşti bütün bunlar. 

Şu an hangi aşamada olduğumuzun en güzel örneğini, dans sanatı ve robot teknolojisini harmanlayan bu videoyla gösterelim:

Umarım videodaki figürlerin, robotun insanı kontrol ettiği savına dayanarak sergilendiğini görmüşsünüzdür. Dans sanatçısı Huang Yi, bilincini ve bedeninin kontrolünü, tamamen KUKA adlı robota kaptırmış gibiydi. İşin bir kısmı elbette şov ama öngörüsü kayda değer nitelikte: 

İnsan ürünü olan robotlar, birgün bizi kontrol edebilecekler mi?

Aksi pek mümkün görülmüyor doğrusu.

Kaynak : https://www.youtube.com/watch?v=Q-sK-s_TzN0
13
5
4
4
1
Emoji İle Tepki Ver
13
5
4
4
1