0
0
0
0
0
Kullandığınız akıllı telefona kaç para verdiniz bilemiyoruz ancak; o telefonun gerçek sahibinin siz olmadığını söylesek?

Telefonlar artık sadece insanları aramak ya da onlara mesaj atmak için kullandığımız cihazlar değiller. Ve artık Snake(yılan) oyununu oynamak, telefonunuz ile yapabileceğiniz en havalı şey değil.

Günümüzdeki telefonlar, zamanın Nokiaları ya da Motorolalarının aksine daha çok bilgisayar gibiler. Hatta gibiler değil, aslında hepsi birer cep bilgisayarı. Ve bu "bilgisayarlar" için yazılımlar her geçen gün giderek önemlerini arttırmakta.

Fakat bu yazılımlar ile birlikte akıllı telefonların kontrolleri de aslında yavaş yavaş elinizden kayıyor. Yani bir başka deyişle şunu diyebiliriz; telefonlarınız sahibi aslında sizler değilsiniz.

Buna en güzel örnek Note 7 üzerinden gösterilebilir. Bataryadan kaynaklı problemler sebebi ile satışı durdurulan ve dünya genelinde geri çağırılan Note 7 cihazlarını pek çok kişi kullanmaya devam ediyordu. Bunun üzerine Samsung, bir güncelleme yayınlayarak telefonların çoğu özelliğini etkisiz hale getirdi. Bu güncelleme ile ne telefonunuza taktığınız SIM kartı aktif oluyordu, ne de cihaz internete bağlanabiliyordu. Elinizde sadece girip menüsünde gezebileceğiniz bir cihaz kalıyordu. Yani bir başka deyişle, para verip aldığınız cihaz, cihazı geliştiren firmanın isteği doğrultusunda kullanım dışı kalabiliyor.

Ve bu durum sadece Note 7 ile sınırlı değil. Samsung'dan HTC'ye, LG'ye hatta iPhonelara ve Lumialara kadar, aklınıza gelebilecek her türlü Android, iOS ya da diğer işletim sistemlerini barındıran telefonları ele alalım. Tüm bu işletim sistemlerini kullanırken, o işletim sistemi dolayındaki yazılım lisansını da kabul etmiş oluyorsunuz. Ancak bilmediğiniz bir şey var; yazılım lisanları pek de masum şeyler değil.

Tabii bunu muhtemelen pek bileniniz yoktur zira hiçbirimiz yazılımlar ile alakalı bilgileri okumuyoruz. Ancak eğer okusak, karşılaşacağımız şey şu olacak; yazılımların sahipleri siz değilsiniz. Telefonu aldığınız zaman yazılımını da satın almıyorsunuz ve sahibi olmuyorsunuz. Sadece onu kullanıyorsunuz. Bu durum da telefonunuzun gerçek sahibinin siz değil, yazılımın sahibi olan firmanın olduğu anlamı taşıyor.

Bu yüzden Samsung, sadece bir güncelleme ile Note 7'lerin tüm fonksiyonlarını sonlandırabiliyor. Çünkü telefonların asıl kontrolleri yazılım sahiplerinin elinde. Tabii bu durum sadece Samsung ile alakalı değil. Bütün firmalar için benzer şey geçerli.

Neyse ki telefonları ve yazılımları yapan firmalar, kötü niyetli firmalar değiller. Amaçları sadece ürünlerini beğenmemizi sağlamak. Özellikleri arttırılan cihazlar, geliştirilen yazılımlar, hep bize daha iyi kullanım deneyimi sunma amaçlı.

Ancak, ya bu firmalar kötü niyetli olsalardı?

Bir telefonun kilidi açılabilir ve farklı bir işletim sistemi yüklenebilir. Fakat telefonun içinde bulunan yazılımı değiştirmek mümkün değil zira yazılımın kontrolü sizin  elinizde değil. Telefonlarımıza jailbreak ya da root'lama gibi şeyler yapabiliyoruz. Fakat bunlar da yazılımın kontrolünü ele almamızı sağlamıyor.

Tabii bu durum telefon ve yazılım üreticisi firmaların kapınıza bir polis ile gelip telefonunuzu elinizden alacağı ya da sizin istemediğiniz şekilde yazılımlarını kullanacağı anlamına gelmiyor. Zira bize sundukları şeyi beğendiğimiz takdirde, karşılık olarak bu cihazlara ve yazılımlara iyi paralar ödüyoruz. Yani ortada iki taraflı bir alışveriş mevcut.

Hatta Samsung'dan ve Note 7'den örnek verdik ancak, Samsung'un Note 7'ye yönelik yaptığı güncelleme ile telefonu kullanılmaz hale getirmesi aslında kullanıcı güvenliğine yönelik bir hareketti. Yani şu an için şunu rahatlıkla diyebiliriz; yazılım geliştiricisi firmalar, müşterilerine daha iyi bir cihaz kullanımı sunmayı amaçlamaktalar.

Ancak bu durum, -bir kez daha tekrarlamak gerekirse- telefonların gerçek sahiplerinin bizler olmadığı gerçeğini değiştirmiyor.

0
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
0
0
0
0
0