25
10
7
4
3
Vücudumuzda genelde yalnızca fazla kilolarımızdan sorumlu tuttuğumuz ve kurtulmak istediğimiz yağ hücreleri aslında vücut için oldukça önemli.

Yağ hücreleri, vücudumuzda bulunan en büyük hücrelerden biridir. Vücudumuzun tamamında, deri altında kalın bir tabaka olarak yer alır ve vücut için bir nevi koruma kalkanıdır. Fazla kilolar yüzünden her ne kadar 'kötü bir imajı' olsa da, aslında her insanın en temel biyolojik ihtiyaçlarından biridir ve bilim insanlarının birkaç yıl önce keşfettiği 'vücut kitle indeksi'ne göre, kişinin boyu ile kilosu ve yağ dokusu oranlı olmalıdır. Yani 'benim yağ oranım çok düşük bu yüzden çok sağlıklıyım' demek büyük bir hata.

Kadınlarda %30, erkeklerde %25'ten fazla yağ dokusu, sağlık açısından zararlı görülüyor ve bu oranların üstünde olan kişiler hem hareket kısıtlanması yaşayabiliyor. Bu yüzden de vücutta yağ oranını dengede tutabilmek oldukça önemli. Fakat yağ hücrelerinden kurtulmak oldukça zor ve eğer bunu yapmak istiyorsak, öncelikle bu yağ hücrelerinin tam olarak ne olduklarını, ne işe yaradıklarını bilmemiz gerekiyor.

2008'de İsveç'teki Karolinska Enstitüsü'nde yağ hücreleri üzerine bir çalışma yürüten moleküler biyolog Kirsty Spalding, oldukça ilginç bir buluşa imza attı. Vücudumuzdaki yağ hücresi sayısı 20'li yaşların başına kadar sürekli olarak artıyor ancak 20'li yaşların ortasından itibaren bu artış duruyor ve her yetişkin kilosu ne olursa olsun aynı sayıda yağ hücresi sayısına sahip oluyor. Bu keşiften sonra devam eden çalışmalar henüz neden kimi insanların bu sayıların çok üstünde yağ hücresine sahip olduğunu ise henüz açıklayamadı.

Yağ hücreleri aslında tek başlarına kötü değiller. Çünkü vücudumuz için hayati öneme sahipler. Barnard Tıp Merkezi'nde bir hekim olan Stephen Neabore, aslında yağ hücrelerinin işlevleri göz önüne alındığında vücudun bir organı olabilecek kadar kritik olduklarını belirtti. Peki yağ hücreleri tam olarak ne işe yarıyor?

Beynimizin yarısından fazlası yağlıdır ve yağlı asitler sinir gelişimimize ve işlevimize katkıda bulunur. Aynı zamanda vücudun farklı doku tipleri arasındaki kimyasal sinyaller olarak işlev gören hormonları geliştirmek için de yağa ihtiyacımız var. Yağ dokuları iç organlarımız için de bir tür kalkan görevi görüyor ve sarsıcı hareketler yaparken ya da darbe aldığımızda iç organlarımızın zarar görmesini engelliyor.

Belli bir dereceye kadar, ağırlığımız yağ hücrelerimizin hem sayısı hem de büyüklüğü ile ilgilidir: Kilo aldığımız zaman, yağ hücrelerimizde kullanmadığımız ekstra lipitleri depolarız, bu da onları büyütür. Kilo verdiğimizde ise sanılanın aksine bu yağ hücreleri yalnızca küçülüyor çünkü onları kullanarak bir nevi eritiyoruz. Fakat yok olması gibi bir durum asla söz konusu olmuyor.

Tam olarak bu sebeple de kilo verdikten sonra o kiloyu korumak hayli zor çünkü enerji için yağ depolamaya hazır şekilde bekleyen pek çok hücre öylece duruyor. Spalding, yağ hücrelerinin ürettiği hormonlardan birinin, beynimize yemek yemeyi bırakmamız gerektiğini bildiren leptin olduğunu açıkladı. Ancak yağ hücreleri küçüldükçe bu hormondan daha az üretiliyor ve yemek yemememizi söyleyen leptinin sayısı azalıyor.

Bu yüzden de sağlıklı ve doğru kiloda olabilmek için aslında çocuk yaştan itibaren vücut kitle indeksini çok aşmadan beslenmek gerekiyor. Spalding, kilo vermek isteyenler için klasik bir şekilde karboonhidrat tüketimini azaltmayı öneriyor. Çünkü karbonhidratlar en kolay yakabildiğimiz enerji kaynakları ve bu sebeple de eğer spor yapıyor olsak bile ortalama 45 dakikalık egzersiz süresinde yalnızca karbonhidratları yakıyoruz ve yağlar olduğu yerde duruyor.

Ancak vücuda giren karbonhidrat miktarı azalırsa, sıra yağlara gelecek ve bu sayede kilo kaybı sağlanacak. Aynı şekilde verdiği kiloyu korumayı isteyenler için ise tahıllar, meyveler, sebzeler ve kabuklu yemişlerden oluşan bir beslenme şekli öneren Spalding, bu sayede vücudun yağ hücresi oranının dengeleneceğini söylüyor.

Kaynak : https://qz.com/654647/everything-you-need-to-know-about-fat-cells/
25
10
7
4
3
Emoji İle Tepki Ver
25
10
7
4
3