46
4
3
0
0
İnternet bankacılığı şifreleri çalınarak 2 bin lirası başka bir hesaba aktarılan vatandaş, bankayı suçlayarak mahkemeye başvurdu. Mahkeme, şifrelerin güvenliğinden kullanıcının sorumlu olduğu kararına vardı. Yargıtay ise bankanın yeterli delili sunmadığını söyleyerek kararı davacı lehine bozdu.

Kocaeli’de yaşayan bir internet bankacılığı kullanıcısının ‘oltalama’ denilen yöntem ile bilgisayarına virüs gönderilerek internet bankacılığı şifreleri ele geçirildi ve internet bankacılığı ile hesabındaki 2 bin lira başka bir hesaba gönderildi.

Olayda bankanın suçlu olduğunu iddia eden vatandaş, zararının banka tarafından karşılanması için Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkemede sözü alan davacı vatandaş, bankanın gerekli önlemleri almadığını söyleyerek 5 bin TL maddi, bin TL de manevi tazminat talebinde bulundu.

Hakkında dava açılan bankanın avukatı ise çalınan bilgilerin banka sisteminden değil davacı vatandaşın bilgisayarından alındığını, bu nedenle bankanın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını söyleyerek davanın reddini talep etti.

Mahkeme, internet bankacılığı şifrelerini ele geçirenlerin hırsızlık suçu işlediklerine ve bankanın herhangi bir kusuru olmadığına karar verdi. Ayrıca banka ile imzalanan sözleşmede kullanıcının şifresinin gizli kalması için gerekli dikkat ve özeni göstereceğini taahhüt ettiği hatırlatıldı.

Davacı vatandaş kararı temyiz etti ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi dosyayı yeniden inceleyerek emsal oluşturacak bir karara imza attı. Bankanın, müşterisinin kendi kusuru ile şifrelerini üçüncü kişilere çaldırdığını kanıtlayamadığını belirten Yargıtay, kararı davacı lehine bozarken şu ifadeleri kullandı:

‘’Bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolaların davacının kusuru ile üçüncü kişilerce ele geçirildiğini de kanıtlayamamıştır. Bu itibarla, somut olayda davacıya atfedilecek her hangi bir kusurun ispat edilememesi sebebiyle tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir. Kararın davacı yararına bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.’’

46
4
3
0
0
Emoji İle Tepki Ver
46
4
3
0
0