• Yaşadığınız Dünyayı Daha İyi Anlamanızı Sağlayacak 3 Gerçek
58
13
9
8
5
Hepimiz bir insan olarak bugünün 50 yıl önceden çok daha farklı olduğunu biliyoruz. Dünya, tahminlerimizin ötesinde bir hızla değişirken, yaşadığınız her saniye yeryüzünde bir şeyler oluyor. Modern dönemde hayatınıza anlam katmak, nerede yaşadığınızı daha iyi anlamak adına bu bilgilere ihtiyacınız var.

Oxford Üniversite’nin uzun yıllardır topladığı istatistikleri bir araya getiren OurWoldInData.org isimli internet sitesi, çevrimiçi dünyanın en büyük hazinelerinden birisi. Üstelik ücretsiz. Sanıyoruz ki gereksiz testlere ve sosyal medyaya daha vakit ayırırsak, bu tarz siteleri incelemeye çok daha fazla vakit bulabiliriz. Hayatımızı nasıl idame ettirdiğimiz, eninde sonunda bu dünyayı ne kadar tanıdığımızla ilişkilidir. Sonuçta gerçeklere ve bilgiye önceden sahip olmak her zaman avantajlıdır. 

Artık dünyaya ilişkin bilgileri bulmak daha kolay olduğundan, Oxford gibi kaynaklar da erişilebilir oluyorlar. Bahaneniz yok, okumak ve anlamak, bilmek ve anlamlandırmak gerekiyor. Bunun için günümüzde sadece ihtiyaç duymayı beklersek, gerçekten işimiz çok zor. Toplumsal olarak gelişmenin anahtarı da zaten bilgiye bir ihtiyaç ya da zorunluluk olarak değil, gönüllü olarak ulaşmaktan geçiyor. Bu nedenle içeriği buraya kadar okuyanlara teşekkür ediyor, bahsi geçen siteden alınmış 3 çarpıcı istatistikle sizi başbaşa bırakıyorum.

Gerçek 1: 1960'dan bu yana çocuk ölümleri yılda 20 milyondan yılda 6 milyona geriledi

Elbette kimse çocuklarımızın ölmesini istemiyor, ancak anlaşılan o ki son 50 yıl içinde yaşananlar onları daha çok korumamızı sağlıyor. Günümüzde devam eden çocuk ölümlerinin geçmişe nazaran daha çok gündemde olması de gelişen iletişim teknolojileri. Yani bundan 50 yıl önce gerçekten de daha fazla çocuk yaşamını yitiriyordu, sadece bu kadar çok duymuyorduk.

Yukarıdaki grafikten hareketle; 50’li yıllarda her dakika 5 yaş altındaki 40 çocuğun yaşamını yitirdiğini anlıyoruz. Günümüzde de her geçen dakika dünyanın farklı köşelerinde 5 yaşının altında 11 çocuk yaşamını yitiriyor. Bu da günde 15.500, yılda 5.6 milyon çocuk demek. Sadece düşünün istedik. 50 yıl önce yaklaşık 20 milyon çocuğun öldüğü bir dünya varken neden konuşmuyorduk? Bilmiyorduk da ondan. 

Dünya geçmişten daha iyi bir durumda, ancak hala korkunç bir yer

Gerçek 2: 1960’tan bu yana doğurganlık oranı yarı yarıya azaldı

Az evvel çocuklardan bahsetmiştik. Peki onların geçmişe nazaran daha az ölmelerinin nedeni doğum oranlarındaki düşüş olabilir mi? Sonuçta dünyaya gelmeyen çocuk zaten ölemez. Bir kez daha aslında istatistiklerin bağımsız yorumlamalarla hatalı çıkarımlara neden olduğunu görüyoruz. Muhtemelen ilk gerçekte dünyanın iyiye gittiğini düşündüğünüz zaman, doğum oranlarının etkisi aklınızın ucundan bile geçmedi. 

Yukarıdaki grafik, dünya nüfusunun büyümesine ilişkin temel bir istatistiği gösteriyor. 1950’lı yıllardan günümüze, kadın başına düşen çocuk sayısındaki azalma dikkat çekiyor. O dönemlerde bir kadın başına 5 çocuk varken bugün bu ortalama yarı yarıya azalmış durumda. Bundan 50 yıl sonrasını düşünmeden önce söyleyeceklerimiz de var.  

Bu grafikle birlikte dünyanın nüfus artış hızında da bir azalma olduğunu görüyoruz. Ayrıca kadınların iş dünyasındaki pozisyonları çeşitlendikçe, kadınlar çalışma hayatına alıştıkça artık daha az çocuk sahibi olma eğilimi de gösteriyorlar. Kadınların yaşam standartlarındaki yükseliş, çocukların sağlıkları için yapılan iyileştirmeler dünya genelinde doğum oranlarının azalmasına neden oldu. Ayrıca doğum oranlarının düşmesinde henüz biyolojik bir sorunun yaygın şekilde etkisi gözlemlenmedi. 

Gerçek 3: 1990 ve 2015 yılları arasında her gün 137.000 insan aşırı yoksulluktan kurtuldu

Yoksulluk söz konusu olduğunda ekonomistler bu konuya maddi bir sınırlama getiriyorlar. Ortalama olarak insanlar günde 1.90 dolardan daha az gelir elde ediyorlarsa “aşırı yoksulluk” koşullarında yaşıyorlar. İyi barınma, sağlık hizmetlerinin yetersizliği, kısıtlı gıda erişimi gibi konular bu insanların hayati sorunları haline geliyor. 

1990 yılında 1.86 milyar insan günde 1.90 doların altında gelir elde ediyordu, günümüzde ise aşırı yoksulluk sınırının altında kalan kişi sayısı 706 milyon. Aradan geçen 25 yılda 1 milyardan fazla insan aşırı yoksulluk sınırının üzerine geçti. Tüm bunları düşünürken, dünya nüfusunun hızı azalsa da hala arttığını bilmekte de fayda var. Ortalama olarak son 25 yıldır her gün 137 bin insan aşırı yoksulluk sınırından geçip yoksulluk sınırına çıkıyor.

706 milyon insanın bazı insanlar para havuzlarında yüzerlerken aşırı yoksul olması elbette rahatsız edici bir durum. Genel çerçeveden bakıldığında görülen azalma miktarı ise sevindirici. 

Dünya hakkındaki bu istatistikleri bilmek, küresel kalkınmanın bir parçası olmak adına geçen zamanın boşa harcanmamasını sağlayabilir. Zira çocuk ölümlerinin, kadınların iş dünyasına katılamadığı ortamların, yoksul insanların sayısının fazla olduğu bölgeler, söz konusu gelişimi kontrol edemeyen yerler. Sorulması gereken en önemli soru ise şu:

Dünya bu şekilde gelişiyorken biz neresinde olacağız?

Kaynak : https://www.gatesnotes.com/Development/Max-Roser-three-facts-everyone-should-know
58
13
9
8
5
Emoji İle Tepki Ver
58
13
9
8
5