176
8
6
4
4
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk özlü, geçtiğimiz aylarda 5 babayiğit şirket ortaklığında gerçekleştirileceği açıklanan tamamen elektrikli yerli otomobil için yeni açıklamalarda bulundu. Araç, dünya pazarını hedefleyecek.

2017 yılında Tükiye’nin teknoloji gündemi, dünya dışında önemli bir başlığı daha tartışıyordu. Yerli otomobil projesinin geleceği için önemli adımlar atıldı ve devlet yetkililerinden sürekli açıklamalar geldi. Geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından basına duyurulan 5 babayiğit şirket, projenin ilk aşaması için düğmeye bastı. 

Küresel otomotiv sanayisindeki gelişmelere paralel olarak, yerli aracın tamamen elektrikli olması için revizyon yapıldı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ise konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 

"Yarım asırlık bir hayalin, Türkiye'nin otomobili hayalinin gerçekleşmemesi için hiçbir gerekçe yok. Bunun için ciddi bir çalışma yürütüyoruz ve inşallah öngördüğümüz tarihte Türkiye'nin otomobilini tamamlayacağız. Hedefimiz Türkiye'nin otomobilinin sadece Türkiye'nin yollarında değil, dünyanın bütün yollarında arz-ı endam etmesi yönündedir. Bu projede küresel bir başarı hedefliyoruz. Sadece Türkiye için değil, bütün dünya için bir otomobil yapmayı düşünüyoruz. Dolayısıyla bu Türkiye ile sınır bir çalışma değil. Bu küresel bir başarı hedefleyen büyük bir çalışmadır."

"Artık içten yanmalı motor devri miadını doldurmak üzere. Bundan böyle gelecek, elektrikli otomobillerin olacak. Geleceği yakalamak için çıktığımız bu yolda, doğal olarak bizim otomobilimiz de elektrikli otomobil olacak. Elektrikli otomobil için en doğru zamanı seçtiğimize inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın, zamanlama açısından bize talimat vermesi çok doğru bir karardır. Bize düşen ise bunu uygulamaya sokmaktır. Türkiye'nin otomobili ile IP hakları Türkiye'ye ait bir prototip üreteceğiz. Bu araçlar, bir nevi yürüyen yazılım olacak."

Faruk Özlü aynı zamanda markalaşma süreciyle ilgili de açıklamalarda bulundu:

Bakan, Türkiye'nin otomobil projesini iki fazlı (aşamalı) olarak planladıkları bilgisini vererek şun sözleri aktardı:

"Birinci fazda ortak girişim grubundaki 5 şirketin eşit payla bulunduğu ortak bir şirket oluşturulması, ayrıca teknik ve mali analiz yapılması yer alıyor. İstanbul'da bir proje yönetim ofisi kurduk. Burada sürekli çalışan bir grup var. Bu grup 5 firmayı temsil eden kişilerden oluşuyor. Bakanlığımızdan ve TOBB'dan da 2'şer kişi var. Bu çalışmaya şirketin ana sözleşmesinin oluşturulması da dahil. Şirket için bir CEO bakıyoruz. Burada da uluslararası deneyimi ve başarısı olan kişilere bakıyoruz. Birinci faz, şirketleşme sürecinin tamamlanması ve prototiplerin ortaya çıkmasına kadar geçecek olan süreyi kapsıyor. Tek modelle değil 4 modelle piyasaya girmenin doğru olacağı söyleniyor. Buna dikkat edeceğiz.”

“İkinci faz seri üretim için üretim yerinin belirlenmesi, üretim tesislerinin oluşturulması ve dağıtım ve bayi sisteminin kurulmasını kapsıyor. Birinci ve ikinci faz için 24'er ay, toplamda 48 ay düşünüyoruz. Şu anda birinci fazdayız. Şirketleşme, teknik ve mali analiz yapma ve bir CEO atama sürecindeyiz. Ortaklar çok istekli ve uyumlu çalışıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, devlet en tepeden en alta kadar bu işin arkasında. Kurduğumuz model, özel sektörün önde olduğu, devletin alttan desteklediği bir model. Daha önce TÜBİTAK'ta yapılan çalışmalarla ilgili elimizde ne varsa ortak girişim grubuna verdik, bunları da değerlendirecekler."

"Şarj istasyonları da bizim çalışmamız kapsamında olacak. Bununla ilgili Bakanlar Kurulu kararı çıkarıyoruz."

Amaç Türkiye'nin markasını oluşturmak:

Takdir edersiniz ki markalaşma artık üretim ve tasarım süreçlerinden çok daha zorlu bir aşama. Tüketicinin ve özellikle küresel markaların bunun için harcadıkları miktarlar milyarlarca dolara ulaşıyor. 

Bir otomobil yapmanın teknik olarak çok sorun olmadığını aktaran Özlü, "Esas sorun ticarileştirmede. 'Bir otomobilin tasarımı için 1 milyar dolar harcıyorsanız, bunu markalaştırmak için en az 5 milyar dolar harcamanız gerekir' diyen analizler var. Yani minimum 1'e 5. Amacımız Türkiye'nin bir markasını oluşturmak. Nasıl Fransa deyince akla Renault, Peugeot geliyorsa; Almanya deyince akla Volkswagen, Audi geliyorsa; Türkiye deyince de akla bir otomobil markasının gelmesini amaçlıyoruz. Bu kolay değil ama bunu yapacağız. İnşallah bunu başardığımızda, Türkiye'ye fabrika kuran Toyota gibi belki biz de Cezayir'e, Kazakistan'a, Orta Afrika'ya fabrikalar kuracağız. O bakımdan markalaşmak bu işin en zor tarafı. Dolayısıyla marka konusunun öneminin farkındayız. Buna çalışacağız ve Türkiye'nin adıyla anılacak bir markası olacak." diye konuştu.

(Hacettepe Üniversitesi araştırmacılar ve öğrencileri tarafından geliştirilen elektrikli spor otomobil)

Bakan Özlü’nün bu açıklamaları bir söz niteliğinde olup, umarız ilerleyen yıllarda gerçeğe dönüşürler. Çünkü gün geçtikçe gelişen sanayi yeniliklerini takip edememek, ülkemize değer kaybettiriyor. Diğer yandan küresel marka yaratmak için ortaya çıkan masrafları karşılamakta zorlanacak bir ekonomimiz yok. Sadece bu konuda devlet yetkililerinin daha duyarlı davranmaları gerekiyor. 

176
8
6
4
4
Emoji İle Tepki Ver
176
8
6
4
4