• Yeşilçam Filmlerinin Neden Çok İzlendiğine Dair Açıklama
65
10
9
8
8
Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle gerçekleşen 'Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler' konferansında birinci gündem, 'Yeşilçam Sineması' oldu.

Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsündeki konferansta hem eski Yeşilçam filmleri izlendi, hem de Yeşilçam filmlerinin felsefesi, teknolojileri, klişeleri, masalsı anlatımları tartışıldı. Ayrıca kentsel dönüşüm, İstanbul, isyankar gençlik ve çocuk tahayyülleri gibi filmlerde sıkça vurgulanan kavramlar da masaya yatırıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Kadir Has Üniversitesi, Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Melis Behlil, Yeşilçam sinemasının hepimizin hafızasında oldukça önemli bir yerinin bulunduğunu ve sebeple; bu yıl, Yeşilçam’ın kalbine dokunmak istediklerini belirtti.

Yeşilçam filmlerinin duygusallığı

Yeşilçam’ın geçmişinden söz eden Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Bayrakdar ise, “Bu yıl, geçtiğimiz 19 sene boyunca düzenlediğimiz Film Araştırmalarında Yeni Yöenlimler konferanslarının envanterini çıkartıp her dönemin ruhuna dokunmaya gayret ettim. İlk konferansı düzenlediğimiz 1996-1997 yılları Türkiye için de çok farklı dönemlerdi. O yılki konferansta dahi Yeşilçam hep vardı; zaman içerisinde de hep var oldu. Bu sebeple bu seneki toplantının başlığını 'Yeşilçam' olarak belirledik” dedi.

Geride kalan seneler içerisinde konferanslarda gündeme alınan Yeşilçam konularını, filmlerini ve yapımcıları anan Bayrakdar, “Ayşecik filmi 'Ben sokak kızıyım, beni mahalleden de attılar' şeklinde başlar. Yeşilçam esasında bir sokak kızı, sokak çocuğu. Yeşilçam, son derece sosyal içerikli bir bakış açısı. Zira göklere çıkardıkları, takdir ettikleri kesim aslında sokak çocukları, sokak insanları. Marjinaller, dışarıda kalanlar, dışarıda bırakılanlar. Öbür yandan köşkte yaşayanlar, zengin ağalar veya fabrikatörler ise, Yeşilçam’ın dışladıkları. Bu yüzden sokak çocuklarını seyretmek, anlatmak, onların üzerine konuşmak benim çocukluğumdan bu yana çok sevdiğim bir konu. İçimde kalan hep bir sokak çocuğu tahayyülü” diyerek, Eski Türk Filmlerinin ne denli duygu yüklü olduğunu ifade etti.

Sinema sektörünün yakından tanıdığı birçok senarist, yönetmen, yapımcı, oyuncu ve eleştirmenin konuşmacı olarak yer aldığı konferansın ana konuşmacıları ise; melodram türünü ele alan yetkin çalışmalarıyla tanınan film kuramcısı Emeritus Profesör Christine Gledhill, ulusal sinema ve dünya sinemaları konusunda incelikli araştırmalar sunmuş Columbia Üniversitesi Film Çalışmaları Profesörü Richard Pena ve Bahçeşehir Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü bünyesinde, bilhassa Türk Sineması’nı merkezine alarak yaptığı ulusal ve uluslararası yayınlarıyla akademiye önemli katkılar sunmuş Prof. Dr. Savaş Arslan oldu.

65
10
9
8
8
Emoji İle Tepki Ver
65
10
9
8
8