Şehir Efsanesi Kanıtlandı: Sihirli Mantarlar, İnsanların Siyasi Görüşlerini Değiştiriyor!

Doğal ortamda yetişen ve yenildiğinde halüsinasyonlar gösteren, kişinin algılarını gerçek üstü bir seviyeye taşıyan sihirli mantarlar (magic mushroom) hakkında yeni bir araştırma yapıldı. Çalışmalar mantarın, bir şehir efsanesine dönüşen bütün etkilerini doğruladı.

Doğada modern tekniklerle ilaçlarda kullanımı mümkün olan pek çok canlı yetişiyor. Ancak bu canlılar arasında, gösterdiği etkilerle uzun yıllardır bir efsane olarak anılan sihirli mantarlar da var. Bilim dünyası sihirli mantarlarla ilaç üretimi konusunda tartışmalara sahne olurken, bazı doğa tutkunlarının aktardıkları tecrübeler de bilimsel doğruluk kazandı. 

Sihirli mantarlar içinde bulunan “psilocybin” adındaki maddenin halüsinojen etkileri olan bir madde olduğu biliniyor. Bu madde, anksiyete, depresyon ve madde bağımlılığı tedavilerinde kullanılıyor. Ancak doğal ortamda doğrudan sihirli mantarlar aracılığıyla alındığında, ölümle sonuçlanacak kadar tehlikeli yan etkileri oluyor. 
 
Diğer taraftan sihirli mantarları doğrudan yemenin, kişide doğanın bir parçası olduğu hissini arttırdığını ve siyasal otoritelere karşı çıkma, ideolojileri reddetme ve hükümetlerin küçük elit gruplar tarfından kontrol edildiğini düşünme gibi yan etkileri tespit edildi.

Araştırmacılar, söz konusu görüşleri ve halk arasındaki söylentileri kanıtlamak amacıyla çalışma yapmadıklarının altını çizdiler. Kişilik özelliklerini, tutumları ve inançları kalıcı bir şekilde değiştirdiği kanıtladıklarını bildirdiler. Araştırmanın ve deney grubunun küçük olması nedeniyle henüz geniş çapta bir çıkarım yapmanın mümkün olmadığını belirten bilim insanları, inanç sistemlerinde uyuşturucu kaynaklı değişiklikler yapılmasının mümkün olabileceğini söylüyorlar. 

Deneyler, majör depresyon rahatsızlığı yaşayan 7 farklı, tamamen sağlık olan bir başka 7 farklı katılımcıyla birlikte yürütüldü. Katılımcılar bir hafta boyunca, günde iki kere ağız yoluyla psilocybin maddesi aldılar. Verilen bir haftalık aranın ardından ikinci kez 1 haftalık ilaç alımı gerçekleştirildi. Sonrasında 7 ay ve 12 ay arayla kontroller yapıldı. Deneyler ve kontroller başlamadan önce katılımcılar, Doğaya İlgi Düzeyi ve Siyasi Perspektif Anketi adında iki analiz çalışmasına katılmışlardı. Yani düzenli ve belirli dozlarda psilocybin maddesi almanın, ne gibi düşünsel değişimlere yol açtığı mercek altına alındı. 

Araştırmacılar, majör depresyon teşhisi koyulan ilk grubun üyelerinde düzenli ilaç alımı sonrasında, doğaya ilgi düzeyinin arttığını gözlemlediler. Aynı zamanda sürecin ilk haftasından sonra bu kişilerin siyasi otoritelere karşı itaat etme alışkanlıklarında azalma tespit edildi. 12 ay sonraki kontrollerde bile bu etkinin devam ettiği gözlemlendi. 

İkinci 7 kişilik ve sağlıklı olan katılıcı grubunda ise siyasal perspektif açısından önemli bir değişime rastlanmadı. Dolayısı ile bilim insanları, söz konusu inançları tetikleyen şeylerin psilocybin olduğu kanısı üzerine yoğunlaştılar. 

1960'larda ve 1970'lerde sihirli mantar kullanımıyla ilişkili olan uyuşturucu alımı, bir karşı kültür ve siyasal otorite karşıtı hareket ile doğrudan bağlantı kuruyor. Söz konusu çalışma, sihirli mantarların, kişilerin ve toplumların siyasi görüşlerini derinden etkilediğinin bir göstergesi olan ilk çalışma oldu.

Psilocybin maddesi, diğer pek çok tehlikeli uyuşturucu türü içerisinde bulunurken, insan bünyesinde doğrudan seratonin hormonu üretimine dahil oluyor. Dolayısı ile psikolojik olarak karar verme mekanizmalarını etki alına alıyor.

Sihirli mantarlar, ülkemizde de belirli dönemlerde doğal ortamlarda bulunuyor ve kaçak şekilde uyuşturucu yapımı için kullanılıyor. Söz konusu araştırmanın sonuçlarının genişletilmesi ve daha nesnel bir hal alması durumunda bilim insanları, devlet yetkililerinin bu konuya dikkat edeceklerini düşünüyorlar.