Mona Lisa Tablosundaki Gizemli Gülümsemeye Ait Tüm Sırlar Ortaya Döküldü

Her yıl 6 milyon insanın yerinde ziyaret ettiği bir tablo, tarihin en gizemli eserlerinden birisi Mona Lisa… Filozof, astronom, mimar, mühendis, mucit, matematikçi, anatom, müzisyen, heykeltıraş, botanist, jeolog, yazar ve elbette bir ressam olan Da Vinci’nin ellerinden çıktı. Bir modern doktor ise Mona Lisa için sırada beklerken, tablonun gizemlerini çözdü.

Fransa’nın Paris kentinde bulunan Louvre Müzesi, her yıl sadece bir tabloyu görmek isteyen milyonlarca insanı ağırlıyor. Ziyaretçilerin büyük kısmı Mona Lisa ile fotoğraf çekilmek, en azından onu yakından görmek istiyorlar. Bazıları ise üzerine düzinelerce kitap, binlerce anlatı ve belki de yüzbinlerce efsane dönen Da Vinci’nin ellerinden çıkmış bu tablonun gizemini çözmeye çalışıyor. Gülüşü, sadece ellerinin yıllar süren bir emekle resmedilmesi, duruşu ve arkasındaki dünya ile Mona Lisa’yı anlatmak çok güç. Bu nedenle gelin, o uzun kuyruklarda beklerken boş durmayan bir doktorun sözlerine kulak verelim. 
 
Brigham Kadın Hastanesi Kalp ve Damar Merkezi'nin tıbbi direktörü olan Mandeep R. Mehra, “Bir buçuk saat boyunca orada durmaktan başka bir şeyle ilgilenme şansım olmadı” diyor: “Ben bir sanatçı değilim. Sanatı nasıl değerlendireceğimi bilmiyorum. Fakat klinik teşhisin nasıl yapıldığını biliyorum.”

Mehra, sadece Mona Lisa’nın değil, resmin yapıldığı tarihlerde gelişmiş bir şehir olan Floransa’nın halk sağlığı kayıtlarına da baktı. Portredeki kadın olduğu söylenen Lisa Gherardini’nin izine ulaşan Mehra'ya göre Lisa, günümüzde bile yaygın olan bir rahatsızlıktan muzdaripti. Doktor Mehra, “Louvre'deki küçük bir odada sıkışıp kaldığınızda, Mona Lisa’ya çok yakından bakın, çok fazla garip ayrıntı görmeye başlıyorsunuz” diyor.

“Örneğin, sol gözü ile burnu arasındaki bölgeye bakın: Orada, gözyaşı kanalı ve burnunun köprüsü arasında, küçük, etli bir yumru var. Saçı tuhaf derecede ince ve kıvrımlı ve saç çizgisi perdesinin arkasına yaslanıyor. Ayrıca hiç kaşı yok.”

O halde hep birlikte Mona Lisa’ya daha yakından bakalım:

Gözlerine yakından bakarsanız, tuhaf şekilde sarı olduklarını fark edeceksiniz, teninden daha sarı:

Boynunun sağ tarafında, hafif ama belirgin bir çıkıntı vardır ve yüzünün sağ tarafı da biraz şişkin görünüyor:

Sağ elinin baş parmağı ve işaret parmağı arasındaki üst bölgede de fark edilebilir bir çıkıntı var:

Detaylara fazlasıyla önem veren Da Vinci’nin eserinde bu kadar çok bulguya rastlamak, Doktor Mehra’ya göre bazı şeylerin yolunda gitmediğini anlamak için yeterli.

Mona Lisa’nın neden böyle göründüğünü açıklayan sayısız teori var. Çoğu tarihçi, yirmili yaşlarında bir kadın olan Lisa Gherardini’nin, dönemin zengin Floransalı ipek tüccarlarından olan Francesco del Giocondo'nun karısı olduğu söylüyor. Mehra, “İnsanlar birçok teori önerdiler: Leonardo Da Vinci'nin kendisini kadın olarak resmetmesi gibi ya da ideal bir kadın formunun nasıl görünmesi gerektiğine dair hayali bir üründü." diyor. Doktor Mehra’ya göre Mona Lisa’yı biraz araştırdıktan sonra durumun hayal gücüne dayanmadığını fark etmek zor değil, çünkü kusursuz çizimlere sahip birinden, kusurlu birinin portresine bakıyorsunuz. 

Leanardo Da Vinci’nin tarihin en etkili anatomistlerinden birisi olduğunu hatırlayalım:

Doktor Mehra’ya göre tespit edilen her fiziksel anormalliğin, ortak bir noktada buluştuğu tıbbi semptomlar var. Gözünün yanındaki yumru, gözünün teninden daha sarı olması gibi belirtiler, kolestrol birikimi olan “Xanthelasma” rahatsızlığına dair bir işaret:

Elindeki benzer şişlik, yine kolestrol açısından zengin bir yumrunun olduğu, “lipom ya da ksantom” olarak bilinen bir tür yağ bezesinden kaynaklanıyor. Boynundaki şişlik ise guatr hastalığının başlangıcında olduğunu, tiroid bezlerinin genişlediğini gösteriyor.

Mehra, “Anlındaki saçlarının önünde olan çizgiye, kaşlarının dökülmüş olmasına, boynundaki şişliğe, iri ve ince saçlarına bakıyorum. Kolestrol bezelerine, ödemlerine göz atıyor, şişmiş bir kadın görüyorum. Bu da bana göre ‘hipotiroidizm’ rahatsızlığının başlangıcı.” diyor. Yani Mona Lisa aslında tiroid bezlerinin az kullanılması sorunuyla boğuşan bir kadındı.

Dönemin Floransa’sında, benzer tanılar tıbbi kayıtlara geçmişti. Lisa del Giocondo gibi kadınlar, genelde bir doğum yaptıktan sonra benzer semptomlar gösteriyorlardı. Bu durum Mehra’ya göre Lisa’nın şaşırtıcı gülümsemesini de açıklıyor. Tarihçiler ve tıpçıların birlikte yaptığı incelemeler, Lisa’nın tuhaf gülüşünün arkasında kısmi yüz felci olduğunu söylüyorlar. Mehra ise bu açıklamaları da yalanlıyor.


Da Vinci'nin kendisini çizdiği eskizlerinden

Hipotiroidizm teşhisi, Lisa’nın yüzündeki tarifsiz ifadeyi, çektiği açılardan dolayı yaşadığı üzüntüyü gösteriyor. Mehra, “Hipotiroidizm rahatsızlığınız varsa, biraz depresif görünürsünüz. Çünkü yüz kaslarız şişkin olur, aynı zamanda zayıflarlar. Bu nedenle bu semptomlara sahip kişiler gülümsediklerini belli etmekte zorlanırlar” diyor. 

Mehra 16. yüzyıl Floransası’nda hipotirodizmin yaygınlığını kanıtlamak için araştırma yaptı. Dönemin beslenme alışkanlıklarını inceleyen Mehra, tiroid bezlerini koruyacak bitkisel gıdaların, son derece önemli olan iyotun menülerde çok az olduğunu kanıtladı. Ayrıca karnabahar ve lahana gibi Rönesans dönemi Floransası’nda sıkça tüketilen sebzeler de vardı. Bu sebzelerin çoğu, fazla tüketildiklerinde guatr hastalığına neden olurlar. Rönesans dönemi sanatçılarından Caravaggio ve Raphael gibi ressamlar da guatrlı insanları bol bol resmetmişlerdi. Hatta bilimsel olarak bu insanların üçte birinin tiroid bezi problemleri yaşadıkları tespit edilmişti.


Da Vinci'nin anatomik eskizlerinden

Hipotiroidili insanlar, vücut ısısını düzenlemekte ve uyumakta güçlük çekerler. Genelde bunalımlı olurlar ve düşünmek çok zor bir eylem haline gelir. Zamanla hareketsiz olurlar, egzersiz yapamazlar. Hipotiroidizm zamanla hayati tehdit taşıyan boyutlara gelebilir. Eğer önlem alınmazsa ortalama ömrü bile kısaltabilir. Lisa del Giocondo ise kayıtlara göre 63 yaşında vefat etti.

Da Vinci resmettiği kadının hasta olduğunu, ancak ne tür bir rahatsızlık geçirdiğini fark etmemiş olabilir. Açık olan şeyi kendisinin Lisa’yı tüm detaylarıyla tasvir etmesidir. Bu da 500 yıldan bu yana insanların Mona Lisa’dan neden bu denli etkilendiklerini açıklıyor.