Robotların Yaptığı Rahim Nakli Sonrası Doğan İlk Bebek

İsveç’de doğan bir bebek, robotlar tarafından gerçekleştirilen rahim nakli sonrası dünyaya gelen ilk bebek olarak tarihe geçti.

Bilimin ilerlemesiyle hayatın her alanında makineler insanlara daha da fazla yardımcı oluyor. Günlük hayatta karmaşık hesaplama yetenekleri olan, derin öğrenme sistemine sahip makinelerden kahve öğütücülerine kadar pek çok makine kullanılıyor. Bu makinelerin kullanım alanlarından biri de tıp.

İsmi açıklanmayan bir annenin iki buçuk kilodan biraz daha ağır bir bebek dünyaya getirmesi, daha öncesinde gerçekleşen bir olay sebebiyle tıp tarihine geçti. Kadının rahim nakli daha önce robotlar tarafından yapılmıştı. Bu anlamda yeni anne olan kadın, tıp tarihinde bir ilk olmuş oldu.

Doktorlar, pazar günü gerçekleşen doğumun ardından hem annenin hem de bebeğin sağlığının iyi olduğunu açıkladılar. Bugüne kadar 39 defa canlı donörden rahim nakli gerçekleştirildi. Bu nakillerin bazıları annelerden kızlarına yapıldı. Sonuç olarak rahim nakli sonucunda 11 bebek dünyaya geldi.

Hayatta olmayan donörlerden alınan rahimler ise başarılı bir doğum süreci gerçekleştirmeyi başaramamıştı. Bu şekilde yapılan 10 organ naklinde hamilelikler düşükle sonuçlandıktan sonra geçen yılın sonunda bir kız bebek, bu tür bir organ naklinden sonra dünyaya gelmişti.

Robotların rahim nakli işlemlerinde kullanılması, bedenin daha az zarar görmesi ve daha hızlı iyileşmesi için oldukça önemli. Dr. Pernilla Dahm-Kahler, böyle bir çocuğun doğumunu sağlamanın fantastik bir tecrübe olduğunu söylüyor. Sürecin başından beri bir parçası olan Dr. Dahm-Kahler, bunu harika bir olay olarak nitelendiriyor.

Yeni anne olan kadına rahim bağışında bulunan kişi ise kendi annesiydi. Alınan organ, sadece 1 cm genişliğindeki bir açıklıktan nakledildi. Robotik kolları yönlendirme görevini ise cerrahlar üstlendi.

Üç boyutlu görüntüleme ve kontrol kolları aracılığıyla kontrol edilen robotlar, cerrahi müdahaleyi başarıyla tamamlamayı başardı. Nakil işleminde görevli olan doktorlardan Niclas Kvarnström, bu yöntemin ileride yapılacak olan nakil işlemleri için yeni bir umut olacağını düşünüyor.