Facebook’tan Milyonlarca İnsanın Bilgilerinin Nasıl ‘Çalındığı’ Ortaya Çıktı!

2016 ABD Başkanlık seçimleri sürecine Facebook’un etkisine yönelik soruşturma devam ederken, tüm dünyada Facebook kullanıcıları için ürkütücü gerçekler ortaya çıkmaya devam ediyor. Bir veri şirketinin, 50 milyon insanın bilgilerini Facebook’tan sızdırdığı ve seçimler için kullanıldığı anlaşıldı.

Siyasetçileri için artık meydanlara çıkıp konuşmalar yapmaktan daha etkili yöntemler de var. Sosyal medya, politik söylemlerin milyonlarca insana ulaşmasında önemli bir rol oynuyor. ABD’deki 2016 Başkanlık Seçimleri, sosyal medya ile kazanılan ilk seçimlerden birisi oldu.

Trump’ın söylemlerinin ve vaatlerinin uyuştuğu, toplumu kutuplaştıran ve bireysel silahlanma, ırkçılık gibi olayları artışa geçiren şeylerin, seçim dönemi sırasında Facebook üzerinde verilen reklamlar olduğu kanıtlandı. Üstelik bu reklamların büyük bir kısmı Rus kontrolündeki ajanslar tarafından satın alınmıştı. Soruşturmalar başlatıldı, Zuckerberg pişmanlığını dile getirdi. Ancak çok geç: Dünya’nın her köşesinde seçim eşiğinde olan ülkelerdeki toplumlar, sosyal medyanın yarattığı açıkla, yalan haberler ve asılsız politikalarla karşı karşıya.

The New York Times, The Guardian, Channel 4 News gibi önemli kuruşların aktardıkları haberlere göre, Başkan Trump'ın 2016’da kampanyası kapsamında görev alan veri analiz şirketi Cambridge Analytica, 50 milyondan fazla Facebook kullanıcısının kişisel verilerinin ‘haksız’ olarak toplanmasında rol oynadı. 

Olaydan sonra Facebook’taki erişim ve hakları askıya alınan şirket, sosyal ağ içerisinde anketler oluşturmak ve seçmenin nabzını tutmakla görevliydi. Bunun gibi gelişmiş veri analizi yöntemleri için yapay zeka yazılımları kullanıldı. Seçmenlerin psikolojik durumlarına kadar ayrıntılı grafikler ortaya çıkartıldı. 2017 yılında şirketin kurucularından olan Matt Oczkowski’nin ifadeleri bunlarla sınırlıydı. 

Matt Oczkowski, veri toplama sırasında sadece yapay zeka yazılımlarını kullandıklarını ifade etmişti. Söylenenlere göre her şirketin yaptığı gibi seçim süreci için de “demografik özellikler, satın alma alışkanlıkları ve ilgi alanları”na ilişkin veriler toplanmıştı. Ancak durum çok farklıydı. 

Bir Facebook kullanıcısı bir uygulama vasıtasıyla söz konusu anketlere ulaştığında, kullanıcının bütün verileri bu yazılım tarafından depolanabilir hale geliyordu. Hatta Facebook’un güvenlik önlemleri, bu anketlerdeki yazılımlara karşı çalışmıyor ve anketi dolduran insanların arkadaşlarına kadar süreç uzanıyordu. Bir kişinin anket doldurması, yüzlerce insanın verisini çalmak demekti. 

Cambridge Analytica, veri topladığına ilişkin iddiaları bastırdı. Ancak İngiltere’de bulunan bir başka araştırma firmasını verileri analiz ettirmek üzere sürece dahil ettiğini açıkladı. Bu verilerin Facebook kurallarını ihlal ederek mi, yoksa Facebook’un haberi dahilinde mi sızdırıldığı bilinmiyor. Soruşturma devam ediyor. 

Dünyanın en büyük sosyal medya mecrası Facebook’un sadece ana hizmetini kullanan 2.2 milyardan fazla insan var. Bu insanlar, yaşadıkları ülkelerin seçimlerine seçmen olarak katıldıklarına ciddi bir oy kitlesi oluşturuyorlar. Sosyal medya, ülkelerin iç politikasında gedikler açarak insanların farklı kaynaklar tarafından akıllarının çelinmesine aracılık ediyor. Facebook krizi büyüyor ve belki de farkında olmadan bir devin çöküş sürecini izliyoruz.