Akıllı saat pazarında “premium” kelimesi artık biraz yıpranmış durumda. Birçok model tasarımda iddialı görünse de günlük kullanımda bu hissi sürdüremiyor. Huawei Watch Ultimate 2 ise ilk andan itibaren farklı bir yerden konuşuyor: Gösterişten çok malzeme hissi, teknik detaydan çok günlük deneyim üzerinden.
Bir süredir Watch Ultimate 2’yi klasik bir kullanıcı gibi; ofiste, dışarıda, masa başında ve günlük koşuşturma içinde kullandım. Bu süre sonunda saatin gücünün “ekstrem” özelliklerinin yanında, gündelik hayatta sunduğu dengede olduğunu söylemek mümkün.
Tasarım: İlk Takışta Farkını Hissettiriyor

Watch Ultimate 2’yi ilk kez bileğe taktığınızda verdiği his, klasik bir akıllı saatten farklı. Sekizgen kasa formu, safir kristal cam ve seramik detaylar, saati daha çok lüks saat segmentine yaklaştırıyor. Ancak bu sadece görsel bir etki değil; ağırlık dağılımı ve bilekte duruşu da oldukça dengeli.
Saat büyük görünüyor ama rahatsız edici değil. Gün boyu bilgisayar başında çalışırken ya da uzun süre takılı kaldığında bile bileği yormuyor. Özellikle kasa kenarlarının yuvarlatılmış yapısı, saatin sert görünmesine rağmen konforlu bir kullanım sunmasını sağlıyor.
Kullandığım süre boyunca en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de kasa yüzeyinin dayanıklılığı oldu. Günlük hayatta masa, anahtar, metal yüzeyler gibi temaslar kaçınılmaz. Watch Ultimate 2, bu temaslara karşı oldukça dirençli; birkaç haftalık kullanım sonunda kasada belirgin bir iz görmek zor.
Ekran ve Günlük Kullanım Deneyimi

Saatin 1,5 inç LTPO ekranı, günlük kullanımda en çok memnun kaldığım noktalardan biri oldu. Parlaklık seviyesi özellikle dış mekânda yeterli, otomatik parlaklık ayarı da oldukça dengeli çalışıyor. Bildirimler, sağlık verileri ve saat kadranları net şekilde okunabiliyor.
Menü geçişleri akıcı, arayüz ise karmaşık değil. Huawei Watch Ultimate 2, “fazla şey yapmaya çalışan” ama bunu kullanıcıya zorla hissettiren bir saat gibi davranmıyor. Ayarlar arasında dolaşmak, sağlık verilerine ulaşmak ya da kadran değiştirmek hızlı ve sezgisel.
Bildirim tarafında da deneyim stabil. Telefonla bağlantı kopmaları ya da gecikmeler yaşamadım. Günlük mesaj, e-posta ve uygulama bildirimleri, dikkat dağıtmadan ama yeterince görünür şekilde sunuluyor.
Sunflower navigasyon tarafında saatin günlük hayattaki farkını hissetmek zor olmadı. Özellikle yürüyüş rotaları gibi konumlarda klasik GPS’lerde yaşanan sinyal sapmalarını burada pek görmedim. Çevrimdışı harita desteği sayesinde “çekmiyor mu acaba?” stresine girmeden yürüyüşe devam edebilmek, pratikte ciddi bir rahatlık sağlıyor. Manuel işaretleme noktaları ve dönüş yönlendirmeleri de karmaşık menülere girmeden ulaşılabilir olduğu için, saat navigasyonu gerçekten kullanılabilir bir yardımcıya dönüşüyor, sadece kâğıt üstünde kalan bir özellik gibi durmuyor.
Sağlık Takibi: Gerçekten Kullanılabilir mi?

Watch Ultimate 2’nin sağlık tarafı, bu incelemede en çok öne çıkan başlıklardan biri oldu. Özellikle X-TAP sensörü, klasik akıllı saat ölçümlerinden farklı bir deneyim sunuyor. Parmak ucuyla yapılan ölçümler, hem daha hızlı hem de daha stabil sonuçlar veriyor.
SpO2 ölçümünü yalnızca birkaç saniye içinde almak mümkün ve bu ölçümler Huawei Sağlık uygulamasında anlamlı grafiklere dönüşüyor. Günlük kullanımda bu verileri “bakıp geçilecek” rakamlar olmaktan çıkaran şey, zaman içindeki değişimi net şekilde gösterebilmesi.

Kalp atış hızı, stres seviyesi ve vücut sıcaklığı takibi de tutarlı çalışıyor. Özellikle stres ölçümünün gün içindeki yoğunlukla paralel değiştiğini görmek, saatin verileri rastgele üretmediğini hissettiriyor. CE sertifikalı EKG desteği ise bu modeli sağlık takibini ciddiye alan kullanıcılar için daha anlamlı hâle getiriyor.
Günlük Hayatta Pil Performansı
Watch Ultimate 2, pil tarafında “şarj stresini” büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Normal kullanımda, bildirimler açıkken ve sağlık takibi aktifken bile üç günü rahatlıkla çıkarıyor. Güç tasarrufu moduna geçişin birkaç saniye sürmesi, ihtiyaca göre kullanım senaryosunu anında değiştirmeyi mümkün kılıyor.
Bu da saati her gece şarja takma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Özellikle yoğun günlerde ya da seyahatlerde bu rahatlık fark ediliyor. Huawei'nin akıllı saatlerindeki şarj süresi farkı zaten bilinen bir şey ve Watch Ultimate 2 de bu başarılı geleneği aynen devam ettiriyor.

Dalış Tarafı da İddialı
Huawei Watch Ultimate 2’nin en iddialı olduğu alanlardan biri şüphesiz dalış özellikleri. Bunu baştan net söylemekte fayda var: Bu inceleme süresince saati gerçek bir dalış senaryosunda test etme şansım olmadı. Ancak teknik altyapısına ve sunduğu özelliklere baktığımızda, burada “kâğıt üstünde kalan” bir iddiadan çok daha fazlası olduğunu görmek mümkün.
Öncelikle saat, 150 metreye kadar su geçirmezlik (20ATM) sunuyor. Bu değer, piyasadaki birçok akıllı saatin sunduğu 100 metre sınırının üzerinde. Üstelik Watch Ultimate 2 bunu yaparken ses, mikrofon ve iletişim özelliklerini tamamen devre dışı bırakmıyor. ISO 22810, ISO 6425 ve EN 13319 gibi dalış standartlarını karşılaması da saatin bu işi ciddiye aldığını gösteren önemli bir detay.
Saatte birden fazla dalış modu bulunuyor ve bu modlar yalnızca “hobi amaçlı yüzme” seviyesinde değil. Derinlik, dalış süresi, hız, güvenlik durağı, NDL, PPO2, CNS ve TTS gibi profesyonel dalış verileri kaydedilebiliyor. Yani Watch Ultimate 2, dalışı yalnızca bir aktivite olarak değil, teknik bir süreç olarak ele alıyor.
Bu modelin en dikkat çekici farkı ise sonar tabanlı sualtı iletişim sistemi. Hücresel sinyalin tamamen kaybolduğu su altında, önceden tanımlanmış mesajlar ve emojilerle iletişim kurulabiliyor. Üstelik bunun için ek bir sensör ya da harici ekipman gerekmiyor; saat tek başına çalışıyor.
Geleneksel dalış iletişiminde kullanılan el işaretleri ya da hava tankına vurma gibi yöntemlerin sınırlı olduğu düşünülürse, bu sistemin teoride ciddi bir konfor ve güvenlik avantajı sunduğu söylenebilir. Özellikle sessiz çalışması, hem dalgıçlar arası iletişimi sadeleştiriyor hem de sualtı canlılarını rahatsız etmiyor.
Acil durumlar için sunulan SOS özelliği de teknik olarak oldukça kapsamlı. Tek dokunuşla devreye giren sistem, her 25 saniyede bir otomatik olarak yardım mesajı gönderiyor. Yakındaki diğer Watch Ultimate 2 cihazları üzerinden röle iletimi yapılabilmesi, sinyalin menzilini genişleterek grup dalışlarında ek bir güvenlik katmanı oluşturuyor.
Sonuç: Gösterişten Çok Denge Arayanlara

Huawei Watch Ultimate 2, herkese hitap eden bir akıllı saat değil, ama zaten amacı da bu değil. Günlük hayatta premium hissiyat, sağlam tasarım ve ciddiye alınabilir sağlık takibi arayan kullanıcılar için güçlü bir alternatif sunuyor.
Ekstrem sporlarla ilgilenmeseniz bile, Watch Ultimate 2 günlük kullanımda sunduğu konfor, dayanıklılık ve dengeli deneyimle farkını hissettiriyor. Kısacası bu saat, “ne kadar çok özellik var?” sorusundan çok, “gün içinde bana ne hissettiriyor?” sorusuna odaklanıyor.
Huawei Watch Ultimate 2'ye göz atmak ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.