• Anasayfa
  • Yaşam
  • Patronların İşyerinde 'Sanal Kaytarma'ya İzin Vermeli

Patronların İşyerinde 'Sanal Kaytarma'ya İzin Vermesi Gerektiğini Gösteren Çalışma

9
2
2
1
0
ABD'de işçilerin işgününün yüzde 10'unu internette gezinmeye, e-posta göndermeye ve çevrimiçi alışveriş yapmaya harcadığı biliniyor. Yeni bir araştırmaya göre patronlar, çalışanların üzerindeki stresi azaltmak için bu "sanal kaytarma"ya müsamaha göstermeli.

Çoğu işçi, işyerinde geçirdiği zamanın yüzde 100'ünde işini yapmıyor. ABD'de yapılan bir araştırmaya göre işçiler mesai sürelerinin yüzde 10'unda internette geziniyor, arkadaşlarına e-posta gönderiyor ve çevrimiçi alışveriş yapıyor. "Sanal kaytarma" da denen bu davranış biçiminin patronlara yılda 85 milyar dolara mal olduğu belirtiliyor.

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göreyse, sanal kaytarma işçinin tembel ya da zamanını öldürdüğü anlamına gelmeyebilir. Araştırmanın sonuçları, sanal kaytarmanın işçilere olağanüstü stresli çalışma ortamıyla başa çıkmalarına yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Sanal kaytarma ve stres

Sanal kaytarma

2002 yılında terim olarak tedavüle sokulan sanal kaytarma hakkındaki literatür, bu davranışın sorunlu ve zarar verici olduğunu varsayıyor. Bu nedenle sanal kaytarma araştırmalarının büyük çoğunluğu internet gözetleme ve bilgisayar kullanma ilkeleri gibi müdahaleler aracılığıyla bu davranışın önünü almaya odaklanıyor.

Buna rağmen yakın zamanda yapılan bir araştırma mesai saatleri içerisinde internetin kişisel amaçlar için kullanımının olumlu etkiler de yaratabileceğini söylüyor. Örneğin, işyerinde sosyal medya kullanımının çalışanların bağlılık seviyesini yükselttiği ve tatminini artırdığı ileri sürülüyor.

Başka araştırmalar da, sanal kaytarmanın iş stresini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Deneysel araştırmalar, çalışanların sıkılmaya ve belirsiz talimatlara cevap olarak internette gezindiğini ortaya koyuyor. 

Sanal kaytarma işçilerin iş tatminini artırıyor

Sanal kaytarma

Sanal kaytarmanın stresi azaltıp azaltmadığını inceleyen araştırmacılar, bunun için haftada en az 20 saat çalışan 258 üniversite öğrencisiyle anket yapmışlar. Ankete katılanlara e-posta kontrol etmek ya da alışveriş yapmak gibi sanal kaytarma yöntemlerine ne sıklıkta başvurdukları, işten aldıkları tatmin, işten çıkma istekleri ve işyerinde kötü muameleye ne sıklıkla maruz kaldıkları soruldu.

Tahmin edileceği üzere, iş yerinde daha fazla kötü muameleye maruz kalan çalışanların işden aldıkları tatmin daha düşük ve işten ayrılma istekleri daha yüksek çıktı. Sonuçlarda ilginç olansa, sanal kaytarmanın bu kötü muamele-işten ayrılma isteği bağlantısı arasında bir tampon vazifesi görmesi. Kötü muameleye uğrayan çalışanlar arasında sanal kaytarmayı daha çok yapanların, aynı durumda olup sanal kaytarmayı daha az yapanlara göre iş tatmini daha yüksek, işten ayrılma isteği daha az çıktı. 

Bu sonuçlar, sanal kaytarmanın işçiler için bir tür "rahatlama vanası" işlevi gördüğünü ve stresli deneyimlerin üstesinden gelmelerine yardımcı olduğunu gösteriyor. Toplamda ankete katılanların yüzde 65'i, iş yerlerinde en azından belirli bir süreyi sanal kaytarmayla geçiriyor.

Stres

Araştırmacılar sanal kaytarmanın işçi performansına etkisini doğrudan bir şekilde değerlendirmiş değiller. Bununla birlikte stresi azaltmaya yarayan bu davranışın işçinin verimliliğini artırdığı düşünülüyor. Araştırmacılar yöneticilere sanal kaytarmayı basitçe serbest bırakmalarını önermiyorlar. Dahası, işçilerin sanal kaytarma davranışı göstermelerinin, işçi arkadaşlarını sanal kaytarma yapıyorken görmeleri veya adil olmadığını düşündükleri şirketlerinden intikam almayı istemeleri gibi başka nedenleri de bulunuyor.

Kaynak : https://phys.org/news/2020-01-bosses-employees-surf-web.html
9
2
2
1
0
Emoji İle Tepki Ver
9
2
2
1
0