• Dünyanın Büyük Dahileri ve Onların Mental Hastalıkları
85
10
6
3
2
Araştırmalara göre dahilerin genel olarak ortak özelliği, mental hastalıklara sahip olmaları. Öte yandan bu insanların mental hastalıklarına rağmen büyük eserler ortaya koymaları ise akıl almaz!

Geçmişten günümüze yapılan birçok araştırmada yaratıcılığın bipolar bozukluk, depresyon ve şizofreni gibi mental hastalıklarla bağlantılı olduğu ortaya koyuldu. Özellikle ailesinde mental rahatsızlık görülen kişilerin yaratıcı olma ihtimali daha da artıyor. Bunların en büyük kanıtı ise “dahiler”.  Dünyanın büyük dahileri, mental hastalıklarının etkisiyle önemli eserler ve yaratıcı fikirler ortaya koydu. Hastalıkları olmasaydı belki de bugün birçok keşif ve sanat eseri de hayatımız da olmayacaktı. İşte tarihten birkaç büyük dahi ve onların hayatları boyunca mücadele ettikleri mental rahatsızlar:

Isaac Newton (1643-1727)

Fizik kanunlarının babalarından, matematik üzerine çalışmalara imza atmış Isaac Newton; hayatı boyunca kekemelik, epilepsi hastalığı ve Asperger sendromuyla mücadele etti. Asperger sendromu, bir çeşit otizm hastalığıdır. Aşırı derecede içine kapanıklık, aynı şeyleri tekrarlamaya odaklı ve motor becerilerinde yetersiz olması gibi birçok engele sebep olabiliyor. Nitekim Asperger sendromunda beynin tüm lobları ayrı ayrı çalışıyor ve buna bağlı olarak kişi, birden çok alanda uzmanlaşabiliyor. 

Pisagor (MÖ 570-MÖ 495)

Sayıların babası, ünlü matematikçi filozof Pisagor, obsesif-kompülsif bozukluğa sahipti. Birçok konuda takıntıya neden olabilecek mental rahatsızlık Pisagor’a, her fikrinin kesinlikle olduğu illüzyonunu yaratıyordu. Hatta bu nedenle, kendisine irrasyonel sayıların varlığını kabul ettirmeye çalışan ve kök ikinin rasyonel olmadığı ispatlayan öğrencisi Hippasus’u denize attırmıştır.

Salvador Dali (1904-1989)

Gerçeküstü eserlerinde alışılagelmiş ve tuhaf imgeler kullanmasıyla ün kazanmış sürrealist ressam Dali, hayatı boyunca birçok hastalıkla mücadele etti. Ellerini kullanarak sanat yapan birinin başına gelebilecek en kötü hastalık olan Parkinson’a yakalanan Dali’nin, aynı zamanda hiperaktivite bozukluğu ve buna bağlı dikkat eksikiliği vardı.

Charles Darwin (1809-1882)

Evrim dendiğinde akla ilk gelen isimlerden Darwin, kekemeydi. Aynı zamanda Chagas adı verilen paraziter hastalık nedeniyle vücudunun içinde yumuşak böceklerle yaşadı. Darwin, böceklerin kendisine hissettirdiklerini günlüğünü şu şekilde aktarmış:

Gece yarısı Benchuca’ya ait bir tür olan Reduvius türü kocaman, siyah bir böcek tarafından saldırıya uğradım. Yumuşak ve kanatsız böceklerin vücudunuzda dolandığını hissetmek en iğrenç hislerden biri.”

Vincent Van Gogh (1853-1890)

Günümüzde dünyanın en tanınmış ve pahalı resimleri arasında yer alan eserleriyle yer alan ünlü ressam Van Gogh, klinik depresyon hastasıydı. Eserlerinde ağırlıkta olan sarı renk, tıbbi bozukluktan kaynaklı bu renge olan düşkünlüğünü simgeliyordu. Bir teoriye göre Vang Gogh’un sıklıkla içtiği absentte bulunan “tuyon” adı verilen madde, ressamda görüş bozukluğu yaratarak sarımstrak görmesine yol açıyordu. Mental hastalığı sebebiyle kulağını kesen Van Gogh, yaşamının son yıllarını epilepsi hastalığıyla mücadele ederek geçirmiştir

Albert Einstein (1879-1955)

Einstein'da, Newton gibi Asperger sendromuna sahipti. Empati bozukluğu olan Einstein, karşı taraftaki kişilerin ne hissettiklerini anlayamadığı için tepki veremiyordu. Newton gibi o da Asperger sendromunun beyinde yarattığı farklı çalışma sistemi sayesinde bir dahiye dönüştü. Einstein aynı zamanda disleksi hastasıydı. Öğrenme bozukluğu anlamına gelen disleksi; dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ve matematik yeteneklerinin kazanılmasında önemli güçlüklere sebep oluyor. 

85
10
6
3
2
Emoji İle Tepki Ver
85
10
6
3
2